Bu Makale
1946 Tekil
Görüntülendi.
17 yaşındaki çocuk! O gece de 17, bugün de 17
"Büyüklerin bunca uzun yaşadığı bir ülkede, bir onur dersi midir çocukların ölümü."
Şükrü Erbaş'ın bu dizeleri ile her 13 Aralık'ta boğazlarımızda düğüm düğüm olan ölümsüz çocuksun sen!
Çocuktun, az biraz büyüdün 17 yaşına geldin, ölmek için büyümek zorunda bırakıldın ve baban sana bu ülkede ne alabilirse onu aldı.  
Yokluklar işkenceler, kelepçeler, gözaltılar, idamlar aldı çocuk.
''ama yaşıyorlar, 
gülüyorlar annelerinin rüyalarında...''
Bugün günlerden 13 Aralık.
36 sene önce gitmişsin sen çocuk, 36 sene önce asmışlar ve 17 yaşında bir çocuk olarak kalmanı emretmişler netekim. 
Ama sen bir tek gün bile unutulmadın, gözlerinden  gözlerinden öperim çocuk.
"ve gün gelir, bir ışık demeti kuşanıp; erdalca vedalaşırız bir üst geçitte."
Bazı çocuklar hiç büyümez, büyüyemez..
Ah çocuk ah.. 
Son bakışındaki o gözler kaldı aklımızda... 
Görüyorsun işte, buralarda durum hep aynı, "burası bizim değil, çocukları öldürenlerin ülkesi".
Senin uğruna öldüğün ideallerin uğruna şimdi başka çocuklar da ölüyor be çocuk...
Sırf daha aydınlık bir Türkiye istedikleri için seni daha 17 yaşında okuldan mezara gönderenler, şimdi başka hayatları mahvetmekle meşguller be çocuk.
Karanlıklarıyla ülkeyi öyle bir karartıyorlar ki, yine seni öldüren o karanlık, yeni genç fidanlarımıza, çocuklarımıza kıyıyor.. 
36 yılda bu ülkede zihniyet olarak değişen tek şey ise çocuklar arasındaki 2 yaş farkı oldu çocuk. 
Dün seni astılar, bugün sokakta vuruyorlar. 
Sen hep 17, Berkin Elvan 15, Ali İsmail Korkmaz hep 19 yaşında kalacak.
Düşünce suçu büyük suç çocuk; insan öldür, tecavüz et ama düşünme çocuk, sakın düşünme! 
Düşünürsen asarlar seni, vururlar seni. 
17 olan yaşını büyütüp de asarlar, 19 'unda döve döve öldürürler.  
Peki her şey mi kötü bu ülkede çocuk.
Tabii ki hayır. 
Düşe kalka da olsa bir adım ileriye gitmeye çalışan çocuklar da var hala.  
Umutlarını, yüreklerini ellerine almış "güzel günler göreceğiz", "bekle bizi"diyenler.
Samanlıkta iğne arar gibi, ellerindeki minik çakıl taşlarıyla kocaman bina inşa etmeye çalışır gibi, karınca gibi azmeden, çalışan, yeri geldiğinde karınca gibi tepelerine basılmayı göze almış "bu daha başlangıç" diyen onurlu çocuklar da var. 
Onlar da senin gibi bu ülkenin halkları için, emekçileri için direniyorlar, zulme boyun eğmiyorlar. 
O çocuklar ki umutlarını ve inançlarını hiç bırakmayacaklar yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek. 
Çünkü insandan umudu kesmenin, senin, Deniz'in, Mahir'in, Ulaş'ın, İbrahim'in, Cevahir'in, Taylan'ın, Sinan'ın, Ali İsmail'in, Ethem'in, Berkin'in ve isimleri yazmakla bitmeyecek onbinlerin cesedini çiğnemekle eş değer olduğunu biliyorlar her şeyden önce.
Dünyalara meydan okumanla, inandıklarınla, savunduklarınla, cesaretinle, çocuk yüreğindeki umutlarla, son bakışındaki o gözlerinle akıllara kazınan güzel çocuk, yiğit çocuk; bil ki her yıl 13 Aralık günü 17 bir rakam olmaktan çıkıp soylu bir düşe dönüşüyor senin ülkende...
Ve 36 yıl sonra hala birilerinin bu gece içi yanıyor ve senin gibi umut ediyorsa; 
Bil ki Umut var çocuk...
Başka bir dünya mümkün ÇOCUK..
YÜZÜNÜ ASMA KEDERİNE ÇOCUK!!!
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Aydoğan ERÖZALP 6 ay önce

Tanrı kimseye evlat acısı vermesin, ancak 37 yıl önce o çocuğun Ayrancı Lisesinin önünde nöbetçi olarak bırakılmış İnzibat eri 20 yaşında bir Mehmetçiği yakın mesafeden ve sırtından vurarak görev başında katlettiğini de vurgulamalı ve unutmamalısın.