Bu Makale
238 Tekil
Görüntülendi.
26'ncı Yılında Srebrentinsa

26'ncı Yılında Srebrentinsa

 

Temmuz 1995’de Yugoslavya iç savaşı sırasında Sırp ordusu, “Krivaya 95 Harekatı”nın bir parçası olarak Srebrenitsa’yı işgal etmiştir. Yaşanan bu olay bir işgal olarak kalmamış bir Soykırımın habercisi olmuştur. Bosna Hersek’in Srebrenitsa kentinde en az 8.372 masum Boşnak “Ratko Miladiç” komutasındaki ağır silahlı Sırp ordusu tarafından öldürülmüştür.

Bugün Boşnak soykırımının üzerinden 26 yıl geçmiş buna rağmen her yıl yeni Toplu mezarlar bulunuyor. Her 11 Temmuz günü isimleri belirlenenler yeniden defnediliyor. Bu yıl da 19 masum Boşnak 11 Temmuz 2021'de törenle defnedilecek, en büyüğü 63, en küçüğü 16 yaşında.   

 

Sırp'ların yaptığı katliamlarda genç yaşlı demeden binlerce Boşnak yaşamını yitirdi. Yapılan katliama Sırp ordusunun yanı sıra, Bosna-Sırp ordusunun “Akrepler” olarak bilinen özel birlikleri de katılmış. Boşnak halkına uygulanan bu soykırım nerede gerçekleşti Avrupa'nın göbeğinde, Bosna Hersek'te.

Ne Birleşmiş Milletler’in Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmesi ne de kentte bulunan 600 Hollanda Barış Gücü askeri katliama mani olmadıkları gibi göz yummuşlardır. Srebrenitsa soykırımı II. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa’da yapılan en büyük insan katliamı ve etnik soykırım olarak Dünya tarihine kazınmıştır.

 

Bakın Bosna’daki insanları korumakla görevlendirilmiş Hollanda'lı bir asker bu soykırım için neler söylemiş,

“Ölmek istiyordum, masum insanları koruma sözü verdiğimiz halde bize sığınan insanları koruyamadığımız için kendimi affetmiyorum”. Ne kadar ne bir ifade değil mi.?

 

1992 yılında Sırp'lar Yugoslav halklarına katliam uygularken esas hedef Boşnak'lardı. Boşnak toplumunu o coğrafyadan silmek istiyorlardı. BM (Birleşmiş Milletler) güvenli bölge ilan ettiği 6 bölgeden biri de Srebrenitsa’dır. Güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'da soykırım yapıldı.

Savaştan önce 24 bin nüfusu olan Srebrenitsa çevre illerden gelen yoğun nüfusla birlikte Kent nüfusu 60 bine  ulaşmıştır. Kenttekilerin kendilerini korumak için edindikleri silahlar da BM güçleri tarafından güvenlik gerekçesiyle ellerinden alınmıştır. Sırp devlet Başkanı Radovan Karadziç’in emriyle, Ratko Mladiç komutasındaki Sırp askerlerinin kente olan tacizleri sıklaşınca kamptaki Boşnak'lar silahlarının geri verilmesini talep etmiş fakat kampın Hollanda'lı komutanı Thom Karremans, "Burada güvendesiniz" diyerek silahlarını geriye vermemiş.

Hollanda'lı askerler Bosna’daki BM Barış Gücü Komutanı Fransız generalden aldıkları emirle bir gece yarısı kenti boşaltmış ve bulundukları kampı içindeki 25 bin  mülteci (çoğunluğu Boşnak) ile birlikte Sırp'lara teslim etmişlerdir. Hollanda'lı komutan Boşnak'ları Sırp'lara satmıştır aslında. (Daha sonra bu olayın görüntüleri ortaya çıkmış ve birçok yerde yayınlanmıştır.) 

 

İnsanlıktan nasibini almayan Sırp'lar, Srebrenitsa kırsalında bin kişiyi esir alan grup, Ratko Mladiç’in emriyle esirleri öldürmeye başlamıştır. Daha sonra kimlik tespiti yapılmaması için cesetler askerler tarafından parçalanarak Kremetorium’da yakılmış ve toplu mezarlara gömülmüşlerdir. Yaklaşık beş gün süren bu katliama Avrupa devletleri bu soykırıma sessiz kalarak destek vermişlerdir.

II. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük insanlık kıyımının adı Srebrenitsa olmuştur. Avrupa ülkeleri ve ABD Sırp katillere boyun eğmiş sessiz kalmıştır.

Katliam’dan 13 yıl sonra Sırbistan’ın Sermiyan köyünde yakalanan Sırp komutan Ratko Mladiç, Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapse çarptırılmıştır. Bütün dünyanın kayıtsız kaldığı bu vahşetin izleri halen silinememekte ve yeni toplu mezarlar bulunmaktadır. Her yıl yeni cenaze törenleri düzenlenmektedir.

 

Srebrenitsa'da ki BM kampında tercümanlık yapan Boşnak Hasan Nuhanoviç anılarında şunları paylaşmıştır; “Hollanda'lı askerlerin bulunduğu kampa gelerek, kampa sığınan insanların teslim edilmesini isteyen Sırp komutan, aksi takdirde kampın bombalanacağını açıklamıştır.” Hollanda askerlerinin kendi canlarını kurtarmak için insanları tek sıra halinde teslim ettiğini aktaran Hasan Nuhanoviç kamp etrafında boğazlanan insanların çığlıklarını ve yalvarmalarını unutamadığını söylemiştir'.

 

Kampa sığınanların arasında ve Sırp askerlerine teslim edilen Boşnak'ların arasında Nuhanoviç’in 18 yaşındaki erkek kardeşi Muhammed, annesi ve babası da vardır. Yaşadığı o günleri gözyaşları içinde anlatan Hasan Nuhanoviç katliamcılardan birçoğunu teşhis etmesine rağmen cezalandırılmadıklarını, hatta annesinin katili olan kişinin devlet dairesinde memur olarak görev yapmaya devam ettiğini belirtmiştir. Halen Saraybosna’da yaşamaya devam eden Hasan Nuhanoviç, yaşadığı bu üzücü ve kan donduran anıları 2007 yılında yazdığı “ Birleşmiş Milletler Bayrağı Altında-Srebrenitsa Katliamı” adlı kitabında paylaşmıştır.

 

Resmi rakamlara göre Srebrenitsa Boşnak soykırımında 8 bin 372 masum Boşnak katledildiği söylense de ne yazık ki tablo bu rakamlardan çok fazlasını gösteriyor. Günümüzde halen bulunamayan binlerce Boşnak cesedi var.

 

(1992-1995) yılları arasında meydana gelen Bosna Savaşı'nda Uluslararası Kızılhaç Örgütü verilerine göre Bosna Hersek’te 312 bin  kişi hayatını kaybetti. Bu kayıpların en az 200 bini Boşnak halkına ait olup bu halk dünyanın gözü önünde sistematik bir soykırıma tabi tutulmuştur. Bosna ve Kosova’daki katliamlarda öldürülen sivillerin gömüldüğü toplu mezarlarının pek çoğunun halen yeri  bilinmiyor.

 

Boşnak'ları katledip parçalayarak toplu mezarlara gömen Sırp Çetnikler cesetlerin bulunmayacağını zannetmiş olacaklar ki metrelerce yerin altına topluca gömmüşler. Uzun sürede hedeflerine ulaşmış aslında bu katiller ta ki 'Mavi Kelebek'ler ortaya çıkana kadar.

 

Toplu mezarlara gömülen cesetler toprağa karıştıkça toprağın besleyiciliğini artırmışlar (mineral vb yönünden), ve bu da bölgede bulunan misk otu ya da yavşan otu olarak bildiğimiz bitkinin (artemisia vulgaris) bir anda çoğalmasına, ve bu da yalnızca bu bitki ile beslenen mavi kelebek nüfusunun artmasına sebep olmuş.

 

Umarım yaşadığımız dünyada bir daha böyle soykırımlar meydana gelmez. Gerçi hep diliyoruz ancak silah tüccarları var olduğu sürece maalesef bu ve buna benzer soykırımlar yada katliamlar gerçekleşecek gibi görünüyor.

 

Son olarak bilge Kral Alija İzzetbegoviç’in söylediği o meşhur sözüyle bitirmek istedim yazımı, ‘Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.’

 

Sağlıcakla Kalın

 

  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×