Bu Makale
206 Tekil
Görüntülendi.
ADINI "DÜNYA" KOYDUM

ADINI "DÜNYA" KOYDUM

 

Yöntem güzel.

Adının başına "Dünya" koyuyorsun

Kimse sorgulamıyor.

İnsanlarda dünya yararına kurulan bir organizasyon algısı oluşuyor/oluşturuluyor.

Misal...

DÜNYA BANKASI...

Adına bakınca bütün dünyanın bankası gibi düşündürüyor değil mi?

Oysa arkasında merkez bankalarının sahibi küresel bankerler bulunuyor.

Bugüne kadar ülkeler ve insanlık yararına bir şey yaptığı pek görülmediği gibi zararları saymakla bitmez.

Hindistan tarımına verdiği zararlar mesela.

Kaz gelecek yerden tavuğu esirmemesi bir yana kredi verirken belli konularda dayatmalar yapıyor. Bu dayatmalar da ülkelerin yararına olmuyor çoğunlukla...

Bir başka örnek...

DÜNYA EKONOMİK FORUMU...

Kurucusu ve Başkanı Prof. Klaus Schwab...

Her yıl çoğunlukla İsviçre'nin Davos kasabasında toplantılar yapılıyor.

Toplantının gediklileri belli insanlar.

Ülkeleri temsilen de bazı katılımcılar oluyor.

Bu toplantılarda geleceği şekillendirecek çeşitli sunumlar yapılıyor.

Kararlar alınıyor.

Sonrasında bir şekilde ülkelere bu kararlar uygulatılıyor!

Örneğin Dünya Ekonomik Forumu'nun son dönemlerde en çok üzerinde durduğu konu Ajanda 2030.

2030 yılına kadar dünyanın nasıl dizayn edileceği üzerine vizyonlar oluşturuluyor.

İsrailli profesör Yuval Noah Harari, 2018 yılında yaptığı sunumlarda 2030'a kadar insanlığın neredeyse tamamen değişeceğini, bu neslin sonunun geldiğini, bir avuç insanın tüm insanlığı kontrol edeceğini söylemiş.

Bunun biyokimyasal receptörlerle yapılacağını vurgulamış.

Pek dünyanın yararına görünmüyor öyle değil mi?

Ancak adının başında Dünya var!

Gelelim en önemlisine...

"DÜNYA" SAĞLIK ÖRGÜTÜ...

Küresel sermayenin önemli isimlerinden Rockefeller'in himayesinde kuruluyor.

Pfizer, Novartis, Novovax gibi ilaç şirketleri ile ilişkili.

Rockefeller Vakfı ile ortak hareket eden Bill Gates 2017'de DSÖ'ye "798 milyon dolar" katkı veriyor.

Şu an DSÖ'nün en büyük finansörü Bill Gates...

DSÖ ve Bill Melinda Gates Vakfı'nın vukuatları saymakla bitmez.

Özellikle Afrika kıtasında yol açtıkları insanlık dramları çok acı.

Afrika'da milyonlarca insanı aşıladılar. Sonra aşıların kısırlığa sebep olduğu anlaşıldı. Afrikalıları denek olarak kullandıkları ortaya çıktı.

Özellikle Çad'da binlerce çocuğun felç kalmasına, ölümüne yol açan aşılar yaptılar...

Açlıktan milyonlarca insanın öldüğü Afrika’ya neden gıda, su yardımı değil de aşı yardımı yapılıyor, düşündürücü...

DSÖ, uyguladığı yöntemler sorgulanmasın diye algı operasyonları konusunda uzman bir pr şirketiyle anlaşma yapıyor.

"Hill and Knowlton Strategies" adlı PR şirketine ilk aşamada 135.000 dolar ödeme yapıyor...

Bu PR şirketinin sicili bozuk...

ABD'nin Irak'a başlattığı savaşta Saddam'ı ve Irak'ı kötü göstererek ABD işgalini haklı göstermeye çalışmış, yüzbinlerce insanın ölümüne sebep olmuştu bir anlamda...

Ayrıca sigara şirketleri adına sigaranın bağımlılık yapmadığı ve zararsız olduğu propagandasını da yapan bir şirket...

DSÖ'nün arkasındaki karanlık adam Bill Gates, yıllar önce ne demiş biliyor musunuz?

“Önümüzdeki 10 yılda bir şey 10 milyon insanı öldürürse bu muhtemelen savaş değil, oldukça bulaşıcı bir virüs olacaktır."

Yine yıllar önce başka neler demiş...

"2021’in ilk çeyreğinde dört adet corona virüs aşısının bulunmasını bekliyorum. Yedi milyar insanın aşılanması için 14 milyar doz aşı üretilmesi gerekiyor. Böyle bir şey bugüne kadar hiç yapılmadı!”

Görünen o ki gelecek yıllar biyolojik savaşlara gebe. İnsanların geleceğini “biyoteknoloji şirketleri” belirleyecek. Bu şirketler insan, hayvan ve bitki üzerinde biyolojik ve kimyasal çalışmalar yapıyor. Tarım, insan ve hayvan üzerinde yaptıkları çalışmalar tüyler ürpertici.

Tüm bunların arkasında da Dünya Sağlık Örgütü'nün hamisi konumunda bulunan Bill Gates yer alıyor...

Demem o ki, başında "Dünya" olan kuruluşlar Dünya'ya hizmet etmiyor.

Tam tersi insanlığın yararına olmayan çalışmalar bu kurumlar aracılığıyla yapılıyor.

Yeni öğrendiğim ve çok üzüldüğüm bir konu var.

DSÖ'nün İstanbul'da açtığı ofise müthiş imtiyazlar verilmiş.

Bi'nevi devlet içinde devlet yapılmış, dokunulmazlık verilmiş.

Anlaşmanın 7. maddesinin 1. 2. ve 3. Fıkrasında "DSÖ, mülkleri ve varlıkları, nerede kurulu ve kimin elinde tutuluyor olursa olsun, DSÖ Genel Direktörü açıkça dokunulmazlığını kaldırmadığı sürece her türlü yasal işlemden bağışıktır. DSÖ'nün İstanbul Ofisi'nin kullanımına tahsis edilmiş mülk ve varlıkları, nerede kurulu ve kimin elinde tutuluyor olursa olsun, icrai, idari, adli veya mevzuata ilişkin arama, el koyma, haciz, kamulaştırma veya diğer her tür müdahaleden bağışıktır. DSÖ'nün İstanbul Ofisi'nde bulunan arşivi ve genel olarak DSÖ'ye ait olan tüm belgeler, hangi biçimde olursa olsun, bulunduğu yerde dokunulmaz olacaktır." deniyor...

Yani...

Afrika'da, Asya'da binlerce çocuğun felç olmasından, ölümünden sorumlu olan DSÖ, Türkiye'de de benzer zararlar verse dahi sorgulanamayacak...

Çok üzücü...

Başa dönersek...

Başında "Dünya" ibaresi gördüğümüz her kurum/kuruluş Dünya yararına hizmet etmiyor gördüğünüz gibi...

Dünya diyerek bizlerin zihin dünyası işgal ediliyor...

Zihnimiz ve dünyamız bu küresel teröristlerce kirletiliyor...

 

  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner163