Bu Makale
234 Tekil
Görüntülendi.
ALFA KUŞAĞI

ALFA KUŞAĞI

 

 

Değerli Okuyucularım,

 

Uzunca bir aradan sonra tekrar sizlerle buluşmanın mutluluğunu yaşadığımı bilmenizi isterim.

 

Şimdi pek çok sayıda okuyucumuz ve sevgili PATRON’um Doğan soracak bana, nereden çıktı bu “ALFA KUŞAĞI” başlıklı makale diye, ama makalenin sonunda okuyucularım ve onun da bana hak vereceğini umuyorum.

 

Öncelikle son zamanlarda her kesimin gündeminde bulunduğunu, adından da sıkça söz edildiğini ve  çok sayıda kişinin de ilgi ile izlemiş olduğunu yani ilgi odağında bulunduğunu  tahmin ettiğim “Z KUŞAĞI” ndan biraz bahsetmek suretiyle konuya girmek istiyorum.

 

“Z KUŞAĞI” ne demek? özellikleri? kimler? yaş aralığı? gibi  sorulara cevap verebilmek için yapmış olduğum araştırma ve incelemelerin sonucuna göre;

 

“Z KUŞAĞI”  için;

“*1997–2012 yılları arasında doğan kişilerden oluştukları,

*Özelliklerinin; bireysel, sorgulayıcı, internet üzerinden sosyalleşen, bilgiye çabuk ulaşması nedeniyle kolay sıkılgan kişiler oldukları,

*21. Yüzyılın ilk nesli oldukları için kendilerine milenyum çocukları denildiği,

*Kimi kaynaklarda 1996 yılından itibaren gösterilse de Z kuşağı aslında 2000 yılından günümüze uzanan bir kuşağın anlatıldığı,

*Teknolojinin kucağına doğan Z kuşağı için internet kuşağı tanımlamasının yapıldığı ve anlaşıldığı,

*İyimser bir kuşak oldukları, ancak çok hırslı olduklarının söylenemediği,

*Teknolojinin de verdiği yetkiye dayanarak hızlı ve analitik düşünme yetisini bünyelerinde barındırdıkları, ancak bu yetilerini kullanma becerilerinin bireysel olduğu, asla ekip çalışmasına gelemedikleri, özgüvenlerinin son derece yüksek olduğu ve özgürlük konusunda bir hayli keskin çizgilerinin bulunduğu, özgürlüklerine ve bağımsız olmaya karşı meyillerinin bulunduğu, hatta bu meyilin düşkünlük boyutuna geçebildiği, özgürlüklerinin kısıtlanmasından ve konfor alanlarına müdahaleden hoşlanmadıkları,

*Bunların özgüvenleri  o kadar yüksek seviyededir ki başaramayacakları bir şey olduğuna inanmadıkları, onlar için imkânsız diye bir şeyin olmadığı, toplumsallaşma gibi bütünleşmelerin onlara göre olmadığı,  daha çok bireysel olmaya önem verdikleri, kuralların onlar için bir bağlayıcılığı olduğunun söylenemediği, başta biraz asilik olduğundan çoğu, ailelerinin ya da akrabalarının izinden gitmek ve yol almak yerine kendi yollarını çizmek istedikleri, çaba harcamak, öz verili olmak, emek vermek gibi kavramların bunlar için pek geçerli olmadığı, çünkü çok hırslı bireyler değildirler.

*Teknolojinin içine doğan bu nesilin, bilgiye erişimin hızına da müptela olduklarından bilgiye çok çabuk ulaşmaya alışık olduklarından hızlı yaşamaya da aşinalardır. Bu nedenle çok çabuk sıkılabilirler, onları oyalamak çok da kolay değildir. Farklı sosyolojik gruplarla ilişki kurma konusunda başarılıdırlar aynı zamanda haklarını arama konusunda da oldukça etkindirler. Kendilerine yapılan bir haksızlığa karşı sessiz kalmak bunlara göre değildir. Çünkü onlar mutlaka haklarını ararlar ve onların hayal dünyasında limit yoktur.

 *Sıkılmadıkları taktirde, aynı anda pek çok işi kotarabilirler, isteklerinde sonuna kadar direten bir nesildir, haklı olduğu konularda asla geri adım atmazlar,  X kuşağı ile Z kuşağı arasında bitmek bilmeyen bir çatışma söz konusu olduğu halde, Y kuşağı genelde arabulucudurlar. Hırslı ve azimli olmadıklarından, ilerleyen dönemlerde iş hayatında bir takım krizlerle karşılaşmaları muhtemeldir.

Yapılan araştırmalara göre internet çocuklarının en çok zaman geçirdiği platform %97’lik bir oranla YouTube olmuş. Akranlarının günlük hayatlarını yakından takip eden Z kuşağı, günün trendleri ile de yakından ilgilidir. YouTube’da her geçen gün çoğalan YouTube fenomenleri ya da “kanalıma hoş geldiniz” odaklı vlog’lar sayesinde bu kuşak vaktinin çoğunu seyir ile geçiriyor diyebiliriz. İnternet çocuklarının en çok konuştuğu konulara gelince, bu konuların başında %38’lik bir oran ile bilgisayar ve konsol oyunları gelmekte, bu oran aynı zamanda Z kuşağının oynadığı oyundan ve oyun içerisinde yer alan karakterlerden de ne kadar etkilendiğinin bir göstergesidir.

 

*Bugünlerde yaşları itibarı ile henüz iş hayatına atılmamış olma ihtimalleri yüksek olan bu kuşağın,  ancak günümüze kadar elde edilen verilere ve genel yapıya göre idaresi için;

  • Görev adamı olarak kullanmak yerine yaratıcılıkları konusunda onların serbest bırakılması,
  • Ödüllerin her zaman motive edici oldukları dikkate alınarak, yaptıkları olumlu şeylerde onları mükâfatlandırabilmek, bu onları biraz daha azimli yapabilir.
  • Yüz yüze iletişim kurmanın önemine inanılması gerekmektedir. Bu kuşak teknoloji çocukları olabilirler ancak tüm dünyaları mesajlaşmak üzerine kurulu değildir. Seslerini duyuracak insanların varlığı onları güvende hissettirebilir ve bu nedenle de, doğrusunda, yanlışında onlarla mutlaka yüz yüze konuşmak gerekmektedir.

 

*Z kuşağı bünyesinde, pek çok artı özelliği barındırmaktadır. Örneğin dünyada yaşananları takip ederler ve ilgilidirler. Kendi dünyasına çekilip ne olursa olsun bir tavır sergilemezler. Bilgilerin izinden gitmeyi severler ve ne istediklerini gayet iyi bilirler. Özgüvenleri yüksektir ki yüksek öz güven pek çok kapının anahtarıdır. Eğitim ve yaratıcılığa önem verirler bu da iş hayatında önemli yerlere gelmelerine olanak sağlar. Pek çok artı özelliği olmasına karşı elbette eksi yönleri de vardır. Örneğin toplumsallaşmadan ziyade bireyci yaklaşıma göz kırparlar. İkili ilişkilerde çok iyi oldukları söylenemez. Takım çalışmalarına alışık olmadıkları için “ekip” kavramı onlar için çok bir şey ifade etmez. Daha çok yalnız olmaya alışıktırlar. Kuralları tanımazlar ve isteklerinden emin oldukları için onları ikna etmek zordur. Aileleri ile sık sık çatışmaya girebilirler bunun nedeni doğru bildiklerini daima savunmaları ve dışarıdan bir fikre çok sıcak bakmamalarıdır.” şeklinde denilmekte olduğunu gördüm.

Z Kuşağı hakkında bilgi sahibi olduk da, bugünlerde henüz 4-5 yaşlarında bulunan çocuklar için ne kuşağı denilecek acaba diye çok merak ettim ve ben de bu çocuklar için  “Z ÜZERİ n KUŞAĞI“ diyecektim, ama Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Fakültesinden mezun olup, şimdi Almanya’da yüksek lisansını yapmakta olan yeğenimiz Berkay Özerbay ile yaptığımız telefon görüşmesinde ona makalemin başlığı Z ÜZERİ n KUŞAĞI “ dediğimde bana onlara “ALFA KUŞAĞI” deniliyor bence başlığını “ALFA KUŞAĞI” olarak değiştirsen iyi olur deyince bana da çok mantıklı geldi ve ben de başlığı  değiştirdim.

 

Z KUŞAĞI” ne demek? özellikleri? kimler? yaş aralığı? gibi  soruların cevabını az veya çok öğrendik, ama bu kuşağın ardından gelmekte olan “ALFA KUŞAĞI” ile ilgili olarak gerek ailemizde ve gerekse çevremizdeki çocukların hal ve hareketlerinden bu kuşağın özelliklerine ilişkin ipuçlarını bizzat gördüm, yaşadım ve gözlemledim, ortak özelliklerinin, ortak olmayan özelliklerinin neler olduğuna bakma ve inceleme imkanım oldu.

 

Bu kuşağın, aile yapısını, ev ve ana okulunda bulunduğu ortamlardaki davranışlarını, ilgilerinin ve meraklarının neler olduğunu, isteklerinin karşılanıp karşılanmadığına göre vermiş oldukları tepkileri inceledim ve sonuçta “Z KUŞAĞI”  ile benzer yönlerinin bulunduğunu, ancak, bu kuşaktan daha farklı oldukları, büyük çoğunluğunda ortak özelliklerin hemen hemen aynı veya benzer olduğunu  fark ettim, bu nedenle de bunlara  “”ALFA KUŞAĞI“ denilmesinin daha uygun olacağına karar verdim.

 

Yaşadıklarımı örnekler ile anlatmam gerekirse;

Torunum Hüseyin Efe, 2016 doğumlu, daha 4 yaşında iken, robotları çok merak etmeye başladı, robotların nasıl çalıştığını, işlevlerini öğrendi, robotların nasıl çalıştığını, robot süpürgelerin nasıl temizlik yaptığını anlata anlata bitiremiyordu, önce kendi evine, daha sonra da başta ben karşı çıkmama rağmen beni ve anneannesini ikna etmeyi ve daha sonra da bizim eve de robot süpürge  aldırmayı başardı.

 

Dede, çok rahat edeceksiniz demekle ısrarını sürdürmesi, ikna kabiliyeti, teknolojiye yatkınlığını görmem beni etkiledi, aferin, bu yaşta bu zeka dedim kendi kendime, sonuçta robot süpürgeyi aldırdı bize, hiç unutmayacağım bir gün robot süpürge evde kayboldu, aradık bulamadık, dede ne arıyorsunuz dedi bana, ben de robot süpürgeyi dedim. Ben şimdi onu bulurum, bana cep telefonunu verirmisin dedi, ne yapacaksın dedim, sen cep telefonunu ver dedi verdim, birkaç tuşa bastı ve işte buradaymış deyip yatak odasındaki karyolanın altını gösterdi, baktım gerçekten robot süpürge oradaydı, sıkışmış çıkamamış, oğlum nasıl becerdin bunu dediğimde, büyük bir bilgiç tavırla  “dede, bu benim için küçük bir iş” demez mi, ben de sen büyüyünce ne olacaksın dediğimde, bana “ROBOT MÜHENDİSİ” olacağım dedi.       

 

Sonra anaokulundaki yaşamını, sınıfındaki öğretmen ve arkadaşları ile uyumunu  izledim, ilk başlarda etrafını dikkatlice izlediğini, ilerleyen günlerde ise takım çalışmasına olan uyum ve yatkınlığını gördüm.

 

Sonuçta, içinde bulunduğumuz dönemin ALFA KUŞAĞI“ çocuklarının sadece internet bağımlısı olmadıklarını, zeki, takım çalışması yapabilen, teknolojiyi yakından takip ettiklerini ve en önemlisi de yaratıcı kişiliğe sahip olduklarını gördüm ve onların “Z KUŞAĞI”nın devamı olduklarına yürekten inandım. 14.06.2021

 

 

Saygılarımla

  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×