Bu Makale
1075 Tekil
Görüntülendi.
"allah'ım gü-nah yaz-ma. ister yaz, ister yaz-ma"
Kadının biri oynamayı pek severmiş.
Düğün dernek nerede kurulursa, o da gider, şen şakrak oynar, kadınları kıskançlıktan çatlatır, erkeklerin yüreğini hoplatırmış.

Bu kadın geride bıraktığı geçmişi çok karanlık olduğu için o günlere ait hiçbir şeyi görmek ve duymak istemediğinden, bıçak gibi ayırmış eski haliyle şimdiki halini..
Derken günlerden bir gün komşularından birinin evinde düzenlenen altın gününe katılası tutmuş kadının.
Kenarda köşede otursa da, kendisine yöneltilen kalkıp oynaması teklifini yine de engelleyememiş.
Geçmişini bilen onun attığı göbekleri, kıvırdığı kalçaları unutamayan diğer hanımlar o kadar teklif etmişler, o kadar ısrar etmişler ki, bizimki reddedememiş daha fazla.
Bari çok kıvırmadan kalkıp iki parmak şıklatırım, kadınların da gönlünü alırım diye düşünmüş.
Ve kalkmış da.
Elinden geldiğince kıvırmadan sadece parmaklarını şaklatarak oynamaya başlamış.
Bir yandan da dua edermiş içinden:
"Allahım günah yazma, Allahım günah yazma"
Birden müzik biraz hızlanmış.
Gayri ihtiyari kendisi de hızlanmaya başlayan kadın yine de tedbiri elden bırakmamış.
Ne de olsa kadınların arasında oynuyormuş, o kadar da günah olmazmış herhalde:
"Biraz yaz, biraz yazma. Biraz yaz, biraz yazma"
Derken müzik daha da hızlanmış.
Gözünün önüne sahneye çıktığı günler, aldığı alkışlar ve kendisine yöneltilen arzulu bakışlar gelmiş.
O günleri özlemiş mi ne, o da sahne tozu yutmuş bir yerde.
Burnunun direği sızlamış.
Bu sızlamayla da, başörtüsünü eline alıp, eteğini de beline kıvırdığı gibi ortalığın tozunu ata ata oynamaya başlamış:
"İster yaz, ister yazma. İster yaz, ister yazma."
Şimdi ben bunu neden anlattım?
Çok alakasız bulacaksınız ama vallahi var ucundan azucuk alakası.
Şöyle bir anektodu da yazmadan geçmeyelim
"Tanık kimliğini söyledi, genelev kadını idi.
Hepimiz ayağa kalktık.
Başkan tanığa yemin verdiriyordu.
- Namusun, vicdanın üzerine yemin ediyor musun?
Kadın Başkana baktı, etrafına bakındı.
Başkan bağırdı:
- Yemin etsene be kadın!
- Edemem Reis bey, çarpılırım. Namus dediğini çıkar, edeyim.
Başkan durakladı, başını başka tarafa çevirdi, zabıt katibine yaz dedi:
- Tanığa usulen yemin ettirildi... "
Bu vesileyle başkaları hakkında söylediğimiz doğru-yanlış her sözün asla farkına varamayacağımız boyutlara ulaşacağını unutmamalıyız.
Kendimizi rahatlatmak için başkalarının yaşamıyla oynamaya hakkımız var mı?
Vicdanımız bu soruya nasıl yanıt veriyor?...
Kendi rezilliklerimizin üstünü örtsün diye yapıyoruz, yapıyoruz ki bizimkiler kimsenin aklına gelmesin.
Sütten çıkmış ak kaşık değiliz zaten..
"allah'ım gü-nah yaz-ma. allah'ım gü-nah yaz-ma" 
Hoca'nın bir komşusu onu görünce koşarak yanına gelir ve heyecanla:
"aman hoca, kocaman bir tepsi baklava gördüm! nefis kokuyordu!" der.
Hoca, "bana ne?" diye söylenir.
 Komşu:
"Ama hoca, tepsi sizin evinize gidiyor," deyince Hoca:
"Sana ne?" diyerek yoluna devam eder.
Yazımızı şöyle bitirelim
Kadınlardan biri siyah, diğeri beyazdır .
Siyah genelde karadır..
Önemli olan bembeyaz olanı kurtarmaktır ..

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×