Bu Makale
91 Tekil
Görüntülendi.
AMAN GÜL ALİ'M
AMAN GÜL ALİ'M 



Gül Ali'min saçları pırıl pırıl parlıyor..
Gül Ali'yi görenler hüngür hüngür ağlıyor..
Aman gül Ali'm , canım Gül Ali'm...
Oyna bana Gül Ali...Çal bana Gül Ali...
Zeytinliklerin arasından olanca sesiyle bağırıyor..Elinde sırık, zeyinleri yere dökmek için ...
Anası çıkışıyor..
- Olum dalları gırmadan vursana..Günah ağaca, dallarına, budağına.
- Ali'nin öfkesi dallara zeytinlere değil ki !..
- Yaşayamadığı gençliğine..
- Sevdalısına , gönlünce yapamadığı güzelliklerin hayalindeki gibi olmayacağı endişesinde !..
- Bunca emek ve çabanın ardından, zeytinden umuduğunu bulamamanın kırgınlığına !
- Babasının erkenden gidişine , onsuz kalışının mahzunluğuna !..
- Yeğenlerine yapamadığı dayılığın öfkesinden, hırçınlığı ..
Düzgünce konuşmaya başladığı küçük yaşından beri anasıyla didişir dururdu. 
Zeytin toplanmaya başlandığında huysuzluğu daha bir artar, en çok didişmeyi anasıyla yapardı. 
Büyüdükçe bir top sevdasıdır başladı.
Okulun bahçesinde top.
Evin bahçesinde top.
- Oyunumdan kaldım,bizimkiler şimdi mahallede top depiyoladır. Sen beni burda çalıştır dur bakam. Az daha büyüyem, delikanlı olem, zeytine gelirsem kel olem.
- Ol, aynı dayın gibi kel ol emi.
Anası bunu söylerken hem güldü..Hem de kızgınlığı geçti.
Ali ile anası göz göze geldiler, bakışlarını kaçırdı, densizlik ettiği inancıyla sırığı zeytin dalına hızlıca indirecekti ki, anasının sözlerini anımsadı.
Uzaklara bakıyordu şimdi..
Kaz Dağları'nın tepesinden.
Körfezin zeytin denizinin içinden uzanan sahili gördü..
Beyaz köpüklerin dans ettiği , rüzgarın coşturduğu dalgaların arasından didinip gelen kayığı fark etti..
Ekmek kavgası diye geçirdi içinden..
O denizden, ben zeytinden..
******************
Zeytin bir yok verir, ertesi yıl bu yokluğa inat çok verirdi.
Bu yıl yok yılıydı.
Yok...
Anasının keçilerini satacağı yıl, bu yıl olmalıydı.
Nasıl diyecekti;
- " ana keçileri bu yıl satsak ya"!
Ya da ;
-" oğlakların hepsini satsak, anaları kalsa".
Bu düşünceleriyle zeytinleri toplamaya , topladıklarını çuvallara doldurmaya başladılar, ana - oğul..
Fabrikaya verilecekleri ayırdılar.
Pazara götürülecekler de , eve gidecekler de ayrıldılar.
Akşama kavuşuyordu Körfez, ağır aksak..
Köye varışı hesapladı..
- Anasına :
-" hadi gari , galan galsın..Gurdun , guşun olsun onlar da".
Anası gülümsedi..
" Deli oğlan, kendini düşüneceğine gurdu-guşu düşünüyo, yaradanım akıl vesin sana gari" diye söylendi.
Anasını duymazdan geldi Gül Ali..
Anasına sordu bir kez daha;
- Ana babam soyadını neden "Gül" deye almış ?
-Olum soyadımızı deden almış. Kardeşleri Çanakkale'de şehit olunca ,sülalecek ağlaşmışlar. Bundan geri kimseler ağlamasın gülsün deye almışlaa..
Anasına bakarak ;
- Gül deye almışla , ama baksana anamız ağlayıp duru.
- Töbe töbe, neremiz ağlamış ? Delirdin yalım !.. Bak zetinnemiz doluşup duru çoval, çoval. Bereket vesin disen ya.Top depecem deye, anaya ataya bi gözel söz demiyon. Dilini goparcem senin.
Ali gülümsedi.. Anacığına sarıldı.
- Anamm, seni aççık daha gızdırem deye böle söledim. Sana nasıl kıyarım , seni nasıl üzerim, evimizin direği, benim ciğerim, gözel anam !..
Bak önümüzde anala günü vaaa..
Çarşamba pazarında ne kazanırsak hepsi senin olcek. Ne istersen alcez. 
Ne keçileri ne de oğlakları satmacez.Bundan geri sen ne dersen odur. Ben senlen daklaşıyom.. Mukallitlik ediyom. Dedem sölerdi ya..Bu oğlan çok "mugallit olcek" deye..
Hem dedeme , hem babama rahmet olsun.
*********************
Anasıyla dağın eteğinden köye doğru yol alırken güneşin ışıkları sahille buluşuyor, güneş sanki dağın ardından denize doğru uzanıyordu. 
Anası önde, o arkada ..
Alinin yanık sesi Kaz Dağları'nın eteğinden körfeze yayılıyordu..
Edremit'in kışlası 
Kaz Dağına bakıyor
Çakır da gözlü efeler
Tüfekleri çatıyor
Edremitin gelini..
Kınalamış elini..
Sarmaya doyamadım o incecik belini...
****************
Bir güne mi sığacak analar günü ?
Geri kalan üçyüzatmışdört güne ne olacak ?
Bu işler bir günde kotarılacak olsaydı, bunca kadın cinayetleri neden bu kadar çok olsun ki ?
Kadınlarımız, ülkemizin çilesi büyük anıtlarımız.
Analarımız..
Gidenlerimiz, yaşayanlarımız, kokusundan ayrı kaldığımız, yanıbaşımızda ,koklamayı unuttuklarımız..
Evlatlarınızın gölgesinde, aydınlıklarda eğleşin..
Giden analarımız,Işıklarda uyuyun, ruhunuz şad olsun..
Geride bıraktığınız evlatlarınızın en kalbi sevgileri, selamları üzerinize olsun..
Kaz Dağlarından esen rüzgarımız, kır çiçeği kokularını size ulaştırsın.
*******
Eski bir köşe yazım ile okurlara selam olsun.
Güzel sözleriniz ve insanlığınız dillerde kelam olsun.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×