banner183

İZMİR’DE (Türkiye’deki Makedonyalı göçmenler Makedon mudur ?

Remzi Canova / ÜSKÜP - K.MAKEDONYA

 

Türk" adı esasen MS 550 yılı dolayında Türk veya Kök Türk Devleti'ni kuran bir boyu veya boylar federasyonunu ifade eder. Türk Devletinin kazandığı büyük güç ve prestijden ötürü, bu devleti kuranlarla aynı dili ve benzer lehçeleri konuşan diğer Orta Asya boyları da daha sonraki yüzyıllarda "Türk" adını benimsemiştir.

11. yüzyılda Divan-ı Lugat-it Türk adlı önemli sözlüğü yazan Kaşgarlı Mahmud, "Türkçe" (Türk tılı) adını verdiği Orta Asya Yazı Türkçesinin yanısıra, Oğuzca, Kıpçakça, Uygurca, Çiğilce, Arguca, Tatarca gibi farklı diyalektleri konuşan halkların tümünü "Türk" olarak adlandırır.

Selçukluların 11. yüzyılda İran'ı ele geçirmesinden sonra, başta Oğuzlar olmak üzere çeşitli Türk grupları Batı Asya'nın büyük bir bölümüne yayılmıştır. 13. yüzyılda Türkçe, Anadolu yarımadasının egemen dili olmuş; yanısıra Güney Rusya, Kafkasya, Mezopotamya ve Suriye'de önemli Türk grupları oluşmuş ve siyasi güce kavuşmuştur. 14. yüzyıldan başlayarak Osmanlı Devleti'nin fetihleri sonucunda, Balkan Yarımadası'nda toplam nüfusun %20 ila 35'ini oluşturan Türk toplulukları belirmiştir.

Belirtilen toplulukların ne kadarının Orta Asya'dan göçen Türkler olduğu, ne kadarının dil ve kültür asimilasyonu sonucu "Türkleştiği" sorusu, tarihçiler arasında tartışma konusudur. Anadolu ve Balkanlarda Türk yayılması İslam dininin yayılması ile özdeşleştiği için, bu yörelerde İslamiyet'i benimseyen çoğu topluluk "Türk" kabul edilmiştir. Ancak tarih çağları boyunca belirleyici ölçüt dil olmuştur. 19. yüzyıl sonlarına kadar "Türk" demek, "anadili Türkçe olan kimse" demektir. Dışarıdan adlandırmada (exonym) [1] bu tanım nettir: Avrupalılar ve yerli gayrimüslimler açısından, Türkçe konuşan herkes "Türk"tür. Toplumun kendini adlandırışında ise (endonym) daha nüanslı bir yaklaşım geçerlidir. En eski devirlerden beri Türkçe konuşan Türkmen ve Yörük aşiretleri "Türk" veya "Hakiki Türk" (etrak-ı bi-asl) sayılırken, çoğunluğu etnik köken bakımından karışık olan Osmanlı orta ve üst sınıfları, Türkçe konuştukları halde, kendilerini "Türk" değil, "İslam" veya "Osmanlı" olarak adlandırmayı tercih etmişlerdir.

Kaşgarlı Mahmut tarafından 1072-1074 tarihleri arasında yazılmıştır.

Eser bir sözlük olarak hazırlanmasına rağmen, türk sosyolojisi, psikolojisi, edebiyatı, gelenek ve görenekleriyle ilgili bilgi veren önemli bir eserdir.

Değerli dostlar, bu yazımın başlığı size garip gelebilir. Ancak bu yazıya bu başlığı vermemin tutarlı bir nedeni var. Yukarda sergilediğim giriş ve bilim faslından sonra bu yazıma neden böyle bir başlık verdiğime (soruma) gelelim. Zira bu bilimsel faslı sergilememim amacı kafatasçılıktan dem vurmak değil, çok b asit bir nedeni var.

Kısa bir süre önce Makedonya’da vatandaşlık yasasında yapılan önemli değişmeler yapılmıştır. Bu değişmelerden sonra, Türkiye’ye bu veya şu nedenden göç etmek zorunda kalmış olan soydaşlarımızın, tekrar Makedonya vatandaşlığın girme konusunda başvuru yapma hakkı doğmuştur. Bunun sonucunda yıllar önce ana ülkeleri Türkiyeye göç etmek zorunda kalanlar veya onların çocuklar (torunları) haklı olarak vatandaşlık almak için binlerce kişi Makedonya’ya gelerek, baş vurmuş ve bu başvurulara olumlu yanıt verilmesini bir bakım elinde tutan Makedonya içişleri bakanı ve düne kadar bakanla birlikte beraber aynı (iktidar) partisinin bir milletvekili olan, bugün ise Türklerin de yoğun olarak yaşadıkları Ustrumca belediyesinin burnunda çiçeği Başkanı İzmir’e anlaşılan bir özel ziyarette bulunmuşlardır. Ardından da facebook’ta bu ziyaret ve İzmir’de görüştükleri Makedonyalı göçmenlerle görüşmelerinden ve soydaş göçmenlerimizin hala Makedonca konuşmalarından duydukları memnuniyetlerini facebookta yayınlanan bir yazıda dile getirmişlerdir. Ne var ki ,

Bu yazının altında ise yer alan onlarca yorumda Makedonya vatandaşları,

İzmirde, dolayısıyla Türkiye'de yaşayan Makedonyalı Türk göçmenlerini, Tür değil, Makedon olarak gösterilmektedirler. Hatta sayıları hakkında adeta açık artırım yapılmaktadır. Bunlar bu soydaşlarımızın Makedonca hala konuşmalarını Türkiye Cumhuriyet'inin bir demokrasi kazanımının bi ifadesi olarak değil, bunların Makedon oldukları için Makedonca konuştuklarını iddia etmektedirler. Hatta Makedonya’dan o taraflara giden bazı TV ekipleri de 4-5 Makedonyalı göçmenini Makedonca konuşturarak ‘Makedonlar dünyanın neresine giderse gitsinler Makedon olduklarını unutmuyorlar algısını yaymaktadırlar Hatta burda ki Torbeşler arasında kendilerinin Türkler tarafından zorla İslamlaştırılmış Makedon olduklarını ifade edenlerden bu teorilerini yaymak amacıyla kurdukları bazı fantom derneklerde faaliyet gösterenler Özellikle İzmir, Manisa ve Kadaokya’da

kalablık bir şekilde Makedon yaşadığı algısını yaymaktadırlar. Hatta İzmir ve dolaylarında yaşayan soydaşlarımızın düğünlerinde hala Makedonca Türküler söylenmesini ve oyun havaları oynanmasını suiistimal ederek, onları Makedon olduklarını iddia ederek bizi buradaki soydaşlarını derinden yaralamaktadır, bu arada göçmenlerimizin sayısı konusunda da adeta açık artırım yapılmaktadırlar. Bazı Kendini bilmezler Türkiye’de bugün yüz binlerce (Makedonyalı Türk göçmenler değil) Makedon yaşadığını ileri sürerek İzmir'de, Manisa’da Makedon dernekleri ve hatta Makedonca kurslar organize etmeye başladıklarına dair duyumlar da var. Bu da Makedonya’da yaşayan Türk soydaşlarını derinden üzmektedir. Bizi derinden yaralamaktadır. Ne yazık ki Türkiye’deki bazı resmi görevliler de bunun bilincinde olmadan art niyetle olmasa da göçmenlerimizi Makedonlar olarak adlandırarak, bu görüşte olanların ekmeğine yağ sürmektedirler. Türkiye’deki soydaş göçmenlerimize duyurulur. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner163