Bu Makale
1133 Tekil
Görüntülendi.
BEKİR COŞKUN - ANDREE COŞKUN

BEKİR COŞKUN - ANDREE COŞKUN

 

Kemanları  öksüz kaldı.

Pako öksüz ve tek ayağı yok , üç ayaklı kaldı.

Andree'si onsuz kaldı.

Bekir Coşkun'un iyi bir müzik insanı olduğunu kaç kişi biliyor ?

Kemanıyla verdiği sesleri duyanlar ne kadar şanslı..

Üniversite öğrencisi iken Zeki Müren'e kanun çalarak eşlik ettiğini de  not edeyim buraya.

Ustam , içimdeki hüzün ancak yazarak dağılacak gibi.

Bekir Coşkun da ;  ölen dostlarının , değerlerimizin ardından yazdı, hüzünlerini öyle dağıttı belki..  

 

 

KİMİLERİ HİÇ ÖLMEZ, dedi..

" Ölseler bile yaşamaya davam ederler bizde…

Geçtiğimiz bir-iki yıl birçok sevdiğimizi alıp götürdü ama, kimi zaman çıkagelirler bir anda…

*

Bir somurtma nöbetinde, keyifsiz bir aralıkta, bir bakarsınız çıkagelir Levent Kırca…

O pos bıyıkları, kaymış gözleri, gülümseyen yüzü, onu göz kapaklarımda görünce gülümserim…

Her gün benim gibi milyonlarca insana gittiğinden, onları bir an olsun gülümsettiğinden eminim…

*

Neşet Ertaş gelir kimi gecenin bir vakti…

İkimiz oturup ağlarız “Melo” için:

“Bugün bana bir hal oldu

Yardan kara haber geldi

Bu haber bağrımı deldi

Dediler ki Melom öldü…”

*

Tarık Akan gelir…

Kadıköy Caddebostan Kültür Sarayı'nda söyleşim vardı o gün, salon dolmuştu, onlarca sanatçı arkadaşım gelmiş, yere serdikleri gazete kağıtlarına oturmuşlardı, Tarık Akan'ı göremeyince üzülmüştüm…

Söyleşinin bitimine doğru sahne kapısından girdiğini gördüm, sırılsıklamdı, pardesüsünden su damlıyordu, saçları yüzüne yapışmıştı, sarılmıştık “Trafik durdu yağmurdan, inip koşarak geldim” demişti…

İşte yine çoğu zaman öyle sırılsıklam gelir, sarılırım…

*

Zeki Alasya gelir…

“Metin'i ekti yine” derim…

*

Onlar öldü sanırsınız ama ölmezler…

*

Çünkü…

Sanatçı “biz” olduğu sürece, biz de “o” oluruz…

Yüreğimize geçip oturur ve bizde yaşar…

*

Sanatçı; çağdışılığı, despotizmi, zulmü, hukuksuzluğu, kini, nefreti onaylamaz…

31/12/2016 - Bekir coşkun"

***

Andree Coşkun ile ilk tanışma.

Ayvalık Antikacılar Çarşısı ..

Yağmurlu bir günde açtım dükkanımı.

Sırılsıklam olmuş iki hanım girdiler kapıdan.. 

- " Yağmurun bu kadar bereketli ve  güzel ıslatanına hiç yakalanmamıştım " dedi biri.

Diğeri; " bu gün yağmurun güzelliğine hayran oldum , ama ıslandım" dedi.

Şaşkındım , bu yağmurda antikacıya gelen iki zarif bayan.

 Bakıştık , yağmur bugün Ayvalık'ı  yıkadı, arındık dedim .

 Gülümsedim , şansım açık bugün nihayet satış yapacağım diye geçirdim içimden.

- Hoşgeldiniz , buyrun .

Dükkan Göynek'i açalı henüz bir kaç ay olmuştu..

 Acemi antikacı ben , ordan - burdan sohbete daldık.

Sohbet yağmurla başladı , bereket ile sürüyordu. 

Saflığım üzerimde  ,bereket benim dükkanda olacak diye takıldım.  

***

- Tanışalım , ben Andree Coşkun.

Elimi uzattım , üşümüş parmaklarını hissettim.

Bekir Coşkun beyin eşisiniz  tanıdım diyebildim.

 Sesimi ancak kendim duydum sanki.

- Cunda'daki evimin mutfağına  kanaviçe bir perde yapacağım. Ama özellikle Lale motifli olan varsa görmek isterim.

Kanaviçeleri döktüm önüne ;

" hayranım bu Anadolu kadınlarının işlerine ve becerilerine"

Allı , yeşilli , morlu , menekşeler , gül ve tomurcukları olan desenlerle bezeli beyaz patiska üzerindeki renk cümbüşünü , zarif parmakları ile okşuyordu Andree.

Lale desenli bir parça var , onu bulmak için didiniyorum.

Nihayet buldum..

Ayakkabılarını çıkardı , dükkanımın ortasında duran keçe paspasın üstüne bastı. 

- Ayaklarım da üşüdü dedi gülümseyerek.

Pazarlıksız aldı kanaviçe Laleli perdeliği.

Sıcacık çay kokusuyla sohbetin en Coşkun yerinde, masamdaki  gazeteyi gördü. 

- Körfez Star Gazetesi. Ben orada köşe yazarlığı yapıyorum.  Bu geçen haftaki yazım. 

"Bereketli Topraklar Üzerinde " yazımın başlığı. 

Dükkan Göynek'e  tekrar gelmek üzere vedalaşırken , Bekir Bey'e selamlarımı söyleyin.  

Ustamıza  laleli  kanaviçe perde satan tek antikacı köşe yazarı benim diye gülmeceyi ben yaptım.

***

Bu akşam Bekir Coşkun'u kaybettik mi ?

Bence hayır.

O aramızda , yıllardır , her yere uzanan yazılarıyla , çoluk çocuk okuduğumuz bir yüce gönüllü doğruları söyleyendi.

Bir gün dedi ki ;

" Yalakalık yapsaydım , Andree Urfa'dan milletvekili olurdu.

Dik duruşuna heyran olunandı.

Urfa şivesiyle diyeyim siye ;

- Biye dediğiniz o sözlerinizle gülümsettiğiniz anıları unutmam.

Doğru söyleyeni dokuz kövden kovarlar deyip , Onuncu Kövde yazandır o.

Postal'ı bize anlatırken evladını anlatırdı , Köpeğini değil.

Bekir Coşkun , yazdıklarınla , o naif hallerinle , yüreklice söylediklerinle ,  aramızdasınız.

Sadece onuncu köv okurları Bekir Coşkun'u  anımsamayacak ki , yazdığınız kargalar , hayvanlarımız , insanımız sizi unutmayacak.

İnsan olmak önemli elbette..

Ama insan kalmak daha  önemli.

İnsanlığının yüreğinden öpüyorum Bekir Coşkun ustam.

Bazılarından  daha çok Türk olan Andree Coşkun , size  sabırlar diliyorum, zarif kadın.

Yarini uğurlayacaksın , bundan sonra Bekir Coşkun'u , sevdiceğini anılarda yaşatacaksın.

Dolu dolu yaşadığınız birlikteliğiniz , o güzellikler sevenlere örnek olsun.

Sağlıcakla ol , güzelliklerle ol , anılarla mutlu ol.

Onuncu köv efesi , Bekir Coşkun;

 Harbi Urfa delikanlısı..  

Yurdun uçmağ olsun.

Uğurlar olsun..

  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×