Bu Makale
101 Tekil
Görüntülendi.
BİRER KAHVE, ÇAY VE BİRAZ ANILAR
banner183
Bu gün sevgili dostum Ufuktan'la sohbet ettik.
Karşıyaka Girne Bulvarın'da sakin ve nezih bir kafede.

Çayı çok iyi olmasa da kahvesi güzeldi.

Eski dostluklardan söz ettik. Ne kadar da çoğunu kayıp etmişsiz dostlarımızdan...

Onları andık.

Foto Mehmet, Almanya'lı Hüseyin, Foto Hüseyin, Kürdün Ahmet, Erol, Tatlıcı Veli, sonra Yavuz...

Ne çok dostu gömmüşüz toprağa.


Bu yaşlarda biraz hüzünlü geliyor insana.

Olsun dedik, yaşadık ya beraberce bir zaman.

Güzel işler yaptık, iyi işler...!

Her birinin özelliklerini biz bildiğimiz için de, hepsinin çok özel yanları içimizde saklı.

Almanya'lı Hüseyin süper bir ezber yeteneği vardı. Şair Eşref Tiyatrosu (Manisa Kırkağaç'ta bizden önce abilerimizin kurduğu bir tiyatroydu, 1982 lerde biz aldık o bayrağı) adına hazırladığımız bir oyunda (Başer Sabuncu'nun 'ŞEREFİYE' oyunu) en hızlı ezberi o yapardı. Foto Mehmet Kırkağaç'lı bir esnaftı, eşinin kavgalarına rağmen oyunda rolünü inanlımaz bir profesyonel anlayışla yerine getirdi. Tatlıcı Veli her provada arko krem-pudra ile aklaştırılan saçlarından hiç şikayetçi olmadı. Hangi birini bu kadar kısacık cümlelerde anlatabilirim ki?

Bu gün yazdığım isimler dışında yaşayan yetenekleri saygı ile anıyorum.( Daha sonra Şerefiye'yi kız arkadaşların mahalle baskısı ile oynayamayışımızdan dolayı 'Şerefiye Baltalandı'yı yazıp oynadık)

Şimdi İzmir'de ruhlarını onurlandırıyoruz Ufuktan'la.

80 Faşist Evren Darbesinden hemen sonrası Manisa'nın en muhafazakar ilçesinde yaşananları, bir gün, birileri yazar eminim...

Yazsınlar zaten...! Yazarlar umarım, her nerede insanlık adına bir gelişme yaşanıyorsa, yazılmalı.

Yazanlara selam olsun.

O dönemde belki de Türkiye'de ilçe bazın da yayına hazırlanan ilk yazın seçkisi olma özelliğine sahiptir "SANATA İLK ADIMALAR" . 1. sayısını yayımlayıp sorgulardan geçilerek bir daha yayımlanamayan bu dergi, o gün Kırkağaç'ta yaşayan devrimci gençliğin hayata tutunmasının bir işaretiydi.

Hemde her şeye ragmen.

Diktatörlük tüm vahşetiyle hüküm sürerken hemde.

Bu gün, o, günleri yad ettik Ufuktan'la.

Giden dostları andık.

Kahve içip gülümsedik acı acı.

Daha eski dostları andık.
'Elmacı' Şerif'i andık. Amasya'lı Elmacı Şerif 90 gün Erzurum işkencehanelerinde insan üstü bir üne sahipti... Yüzlerce insanın kendine iftira ettiği bir dönemdi o günler. Elmacı Şerif Erzurum Askeri ceza Evlerinde efsaneydi. İşkencecilerin saygı duyduğu bir adam yani.

Üretimden söz ettik.
Aldatılan kitlelerin üretimdeki 'ihtiyaç-kar' seçeneklerinden uzatmadan, tercihlerini anlaşılır biçimde nasıl seçmeleri gerektiğini anlattık.

Oportünizmin teslimiyetçiliğinde anlaşamadık.

Süslü lafların teslimiyette ne kadar güçlü olduğunu yaşasakta sonucu birbirimize anlatamadık.

Varsın oda orada kalsın dedik.

Netice itibarı ile 'insan düşündüğü gibi değil, yaşadığı gibi düşünür' dü nasılsa. Ona güvenerek bıraktık konuyu.

Gürültücüler son demlerini yaşıyordu gördüğümüz.

Varsın hayat doğal sürecine bu günlük bizsiz evrilsin.
Bakalım biz yoksak nereye evrilir?


Onuda görmek dileği ile...




M. Güneş 
(0 533 09 02 888)

İlk Adımlar Aç >>>




Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner163