Bu Makale
5366 Tekil
Görüntülendi.
BİZ SENİ, İSTANBUL'U SEVER GİBİ SEVDİK.....
Fidan boylu, bahar gözlü  çocuk, 
Biz seni İstanbul'un işgalinden önce sevmiştik...
İstanbul, İstanbul iken, camiler cami, okullar okul iken sevmiştik ...
Haydarpaşa Garı'nda, trenler hüzün, trenler sevinç taşırken sevmiştik.
*
Günbatımlarıyla uyanan hicaz makamları, yalılardan boğazın sularına akıp dururken, 
Kalamış'ta hüzünler, Heybeli'de mehtaba çıkan sandallar zincirlere vurulmadan önce, 
Rakı-balık, muhabbet akşamlarında tutuklanmadan önce sevmiştik seni...
Çamlıca Tepeleri, Taksim Meydanı, kasırlar, saraylar, yalılar, arnavut kaldırımları, Galata Köprüsü, Kanlıca, Göksu, Hüşa Tepesi, Aşiyan, Çiçek Pasajı, İstiklal Caddesi, HENÜZ İSTANBULLU İKEN sevmiştik seni...,
Turist Ömer'i, Zeki-Metin'i, İnek Şaban'ı, Adile Teyze'yi, Hulusi Baba'yı, Taçsız Kral'ı, Mahmut Hoca'yı, Levent Kırca'yı sevdiğimiz kadar sevmiştik...
Biz seni İstanbul'u sever gibi sevmiştik...
***
Galata Köprüsü'nde, başında  kasketin, paçaları kısa  pantolununla hamallık yaparken sevdik,
Şehir vapurlarında sahte kel ilaçları satarken,
Kardeşin için televizyoncu vitrinlerini patlatırken,
Arkadaşın için kurşunlara yelken açarken sevdik..
Sevgilini öpmek için otobüs camlarına başaşağı sarkarken,
Elinde kadeh, balolarda kızlara göz süzerken sevdik...
Haytalıklarını, çapkınlıklarını, aşklarını sevdik...
Biz Çamlıca Lisesi'ni, Hababam'ı,
Biz Damat Ferit'i çok sevdik...
Biz seni İstanbul'u sever gibi sevdik...
***
Biz büyüdük, sen de büyüdün..
Yine sevdik seni...
Anadolu'ya, varoşlara, işçiye, emekçiye çaktığın selamı sevdik..
Seni,YOL'da, MADEN'de, SÜRÜ'de, PEHLİVAN'da sevdik...
Kafanda bit varken, ellerinde kelepçe varken sevdik...
***
Fidan boylu, bahar bakışlı adam.
Biz seni İSTANBUL'UN İŞGALİNDEN SONRA da SEVDİK...
*
Yedi Tepe haraç mezat satılırken,
Meydanlar, ormanlar rantlara kurban edilirken, 
İstanbul, kanser hücreleri gibi beton üretirken, 
Beyaz Perdeyi yırtıp, meydanlara aktığında sevdik seni...
*
Biber gazına, tomalara kafa tuttuğunda,
Silivri cezaevlerinin kapılarında, omzunu masumların omzuna çattığında sevdik...
İstanbul, Cumhuriyetin koynundan söke söke alınırken,
Sanatın, tarihin, doğanın katline ferman yazılırken,
Memleket olmazlara devrilirken, tuttuğun demokrasi nöbetinde sevdik ...
Devrimciliğini sevdik, Atatürkçülüğünü sevdik....
 ***
Ama bak, sen de zamansız gidişlerin yolcusu oldun...
Gideceksin çare yok...
Git öyleyse..
Yolun açık olsun bahar gözlü çocuk...
Yolun açık olsun, Ak saçlı yiğit devrimci...
Sessiz dualarımız yollarına ışık olsun..
*
Gittiğin yerde, beyaz atlara binip aramızdan ayrılanlar var..
Sen biliyorsun onları, biz de biliyoruz...
İsim isim saymak beyhude..
Cümleten selam olsun onlara...
Sorarlarsa,''Nöbeti devredip geldim'' dersin.... 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
İmlacı Okuyucu 3 ay önce

Çok çok güzel. Okurken içim titredi, gözlerim doldu. Her cümleniz çok çarpıcı. Kaleminize,yüreğinize sağlık. İyi nöbetler dilerim.
*
Ancak, okurken göze takılıp, dikkat dağıtan bazı noktalama işaretleri, sanırım yazı buraya aktarılırken atlanmış, gözden kaçmış:
- Kalamış'ta hüzünler
- Turist Ömer'i, Zeki-Metin'i, İnek Şaban'ı, Adile Teyze'yi, Hulusi Baba'yı, Taçsız Kral'ı, Mahmut Hoca'yı, Levent Kırca'yı
- Galata Köprüsü'nde
- Biz Çamlıca Lisesi'ni
- Haytalıklarını, çapkınlıklarını, aşklarını
- sen de zamansız gidişlerin yolcusu
- biz de biliyoruz.

Misafir Avatar
Ali Emin Turabık 3 ay önce

Ben de bu yazıyı yazarak içimizi dile getiren yüreği sevdim, teşekkürler Rahime Hanım sağ olun var olun, yüreğinize sağlık...