Bu Makale
1231 Tekil
Görüntülendi.
BIZİKİNİN (yaban arıları) YUVASINI KURCALAMA!!

Şavşatlılar bilirler, yöremizde (Şavşat’ta) yaban arılarına “bıziki” denir. Bızikiler bal arılarından çok daha fazla hırçındırlar. Yine, bızikilerin sokması bal arılarının sokmasından çok daha fazla etkilidir. Bunların birkaç tanesinin bir anda sokması insanı öldürebilir.

Bızikiler yuvalarını genellikle ya bir ağaç kovuğunda veya karıncalar gibi toprak altında yaparlar.

Bızikiler diğer arılarda da olduğu gibi öyle durup dururken sokmazlar adamı. Genellikle yuvalarına dokunulduğunda, hele hele bir çomakla (değnek vb) yuvalarının kurcalanması durumunda olağanüstü kızarlar. Bir anda yüzlercesi birden saldırılar. İşte o zaman koru kendini koruyabilirsen!

Aslında bizler de öyle değil miyiz ki?

Bizim de evimize, yuvamıza bir tecavüz, bir saldırı olacak olsa aynı tepkiyi biz de vermiyor muyuz?

Peki, ya bir ülke? Bir millet kendisine yönelik bir saldırı, bir tehdit olursa aynı şekilde tepki vermez mi?

Yöremizde birisine yönelik, onu olağanüstü kızdıracak, ona karışacak bir hareket yapılmasına  “sen bızikinin yuvasını karıştırdın” derler.

Sözü nereye getireceğimi benim okurlarım anlamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı R. Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu iki yıldan beri “bızikinin yuvasını kurcalıyorlardı.”

Sayın başbakan önce, “kardeşim Esat” dediği, birlikte tatil yaptığı, ailecek denize gittiği Suriye devlet başkanını her nedense birden bire baş düşman ilan etti. Esad’ı her gittiği uluslararası ortamda “sivil halkı öldürtmekle, halkına karşı demokratik davranmamakla” suçladı.

Her gittiği yerde o ülkelerin devlet yöneticilerine Esad’ı şikayet etti. Esad’ı devirmek için muhalif gurupları teşvik etti. Muhalif guruplara gölge kabine kurdurdu. Muhalif gurupların silahlandırılması ve bu gurupların eğitimi için özel gayret gösterdiler. Suriye’den gelen sayıları yüz binlerle ifade edilen mülteciyi barındırmak için özel alanlar, özel hizmetler verildi.

Suriye sınırımız yolgeçen hanına döndürüldü.

Bu sınırdan kimlerin girdiğinin, kimlerin çıktığının sayısı ve esamesi belli değil.

Şimdi bızikler ortalığa yayıldı. Ne zaman kimi sokacakları, nerede kime nasıl saldıracakları belli değil.

Başbakanın ve hükümet çevresinin açıklamalarına bakarsanız, Reyhanlı’da yaşanan ve 50 den fazla vatandaşımızın yaşamını yitirdiği, yüzlerce insanımızın ciddi biçimde yaralandığı bombalı saldırıların (patlamaların) arkasında Esat güçleri (Suriye Ordusu) var.

Yöre halkının ve Esad yanlılarının ifadelerine bakarsanız, saldırının arkasında Esad’a karşı savaşan Muhalefet Güçleri vardır.

Türkiye kamuoyuna sorarsanız “kim vardır” diye, peki ne yanıt alırsınız biliyor musunuz?

Alacağınız yanıt şudur: “ Siz bızikinin yuvasını karıştırdınız” Mustafa Kemal’ in “yurtta barış, dünyada barış” ilkesine inat edercesine karşı çıktınız. Siz çevrenizde ne kadar komşu ülke, dost ülke varsa hepsiyle hasım haline geldiniz. Ortadoğu’da ABD’nin ve İsrail’in yayılmacı ve hakim olma politikalarını destekleyerek, İslam ülkelerinin birer birer düşürülmesine, bölünmelerine destek verdiniz.

Evet siz Suriye’den sonra bu ülkenin de bölünmesine yol açacak yeni “bıziki yuvaları” yaratmaktasınız.

Siz siz olun “bızikinin yuvasını kurcalamayın!”

Esen kalın.                                                                        

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
sema şimşek 4 yıl önce

size aynen katılıyorum alttan alttan ülkemizi bölüyorlar