Bu Makale
255 Tekil
Görüntülendi.
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
CHP bugüne kadarki kongrelerin en önemlilerinden birisine sahne olacaktır. Hatta bana göre kuruluş yılları ve ilk kongresini saymazsak belkide en önemlisidir. Zira parti üyeleri geçmişe göre rakipleriyle çok daha zor bir mücadelenin içine girecek olan örgüt yönetimlerini oluşturacak olan delegeleri seçmeye başlayacaklardır. Bu süreç İlçe, İl ve Genel Merkez Yönetimleri oluşana kadarda devam edecektir.
Eskiden olduğu gibi kaybetmenin tek tesellisi Anamuhalefet olmak için yeterli oy oranı olan %25 leri alıp oturmak gibi bir durum söz konusu değildir. Hedef ve beklentiler büyümüştür. "Başkanlık" yani %50+1. Artık az olsun bizim olsun mantığıda geçerli olamaz. Bu nedenle ilk hedef önümüzdeki "yerel seçimler" ile sonrasında gelecek genel seçimlerle birlikte yapılması düşünülen çok daha önemli “Başkanlık” seçimleridir.
Yerel seçimler'de bilhassa büyük şehirler alınamazsa sonraki hedefe ulaşmak oldukça zorlaşır. İkinci hedef olan "Başkanlık" seçimini kazanmak tehlikeye girer.
İşte CHP’nin önündeki zor ancak kazanılması imkansız olmayan seçim sınavlarını başarması şart olmuştur. Bunun için öncelikle örgütlerini bu zorlu dönemlere göre çok daha donanımlı olarak hazırlamalıdır. Bu nedenle bu kongreler çok daha önem kazanmıştır. Mahallelerden başlayıp, İlçe, İl ve Kurultay süreçlerinden güçlü yönetimlerle çıkmalıdır. Bunun yoluda öncelikle kendi içinde birlik ve beraberlik ile parti içi barışı sağlamaktan geçer.
Kongrelerini mevcut Seçim Kanununa göre yapmak zorunda olan ve delegasyonlar öncesi tüzük tadilatıda yapmayan CHP'nin bu süreçten kavgalı yada ayrışmış olarak çıkmaması için yoğun çaba gereklidir. Zira kongreler sonrası dönem gerek Ülke gerekse partiye gönül vermiş, bizlerden umut bekleyen halkımız ve seçmenlerimiz için son şanstır. Bir bakıma var olmak yada olmamak demektir.
Aslında örgütlerin bölünmesine, kaos ve ayrışmaya yol açan bir sistem olan "delege sistemi" nin yanlışlığını sıkça yazmıştım. Tüm üyelerle yapılamayan seçimlerin üyelerin aidiyet duygularını yok edip, küskünlüğe ve ayrışmaya neden olduğu gibi örgütlerdeki çalışmalara katılımıda zorlaştırdığını dile getirmiştim. Ancak bu saatten sonra Seçim Kanunu değişmeyeceğine göre mevcut durumda ne yapılmalıdır? Bunu düşünmek gerekir. Bundada Yöneticilere önemli görevler düşmektedir.
CHP yeni kadrolarını kurarken emek ve liyakati ön planda tutmalı, farklı görüş ve fikirlerdede olsalar tüm partilileri ortak asgari bir müşterekte buluşturmalı, bunu yaparken bölgesel yada etnik kimlik adaletini sağlamalı böylece kimseyi dışlamadan, pasta dilimlerini adaletli dağıtarak parti içi barışı oluşturup ayrımsız tüm üyelerin önünü adaletli bir şekilde açmalıdır.
Üyeler tarafından seçicilik görevi verilen delegeler öncelikle yıllardır %23-25’i bir türlü aşamayan bir partide %51’lik bir seçmen oyu gereken Başkanlık Sisteminden nasıl başarılı çıkılacağını düşünmelidir. Bu durum mevcut kemikleşmiş oy oranlarını en az iki katına çıkarmayı şart hale getiriyor. Üstelik bunu yaparken kendi dışındaki farklı ve aykırı görüşte olan, koalisyon bile yapmaya zorlanacağın muhalif partileride ikna edebilmek şart. Bir bakıma beğenmesende her türlü farklı düşünceyi kabul etmen ve içine sindirmen gerekiyor. Kısaca herşeyin mantığı ve matematiğini düşünmek zorunda olan bir süreç başlıyor.
Bunu yaparkende; 1.Kemalist, ulusalcı yada sosyal demokratlar, 2. Aşırı sol yada sosyalistler, 3. Merkez sağ yada liberaller 4. Muhafazakar yada dindarlar, 5. Sağ yada aşırı milliyetçiler, 6. Sadece ülke ekonomisi ve kendi ticaretini düşünen piyasa ve iş adamları, 7. Sorunları olduğunu iddia eden çeşitli etnik ve mezhepsel kimlikler, 8. Herhangi bir görüşü olmayan sade yurttaşlar.
Yukardakilere daha birçok farklılıklar ilave edebiliriz. Değişik görüş ve taleplerdeki kitlelerin hepsinden oy ve destek almak zorunda olan bir kitle partisi olarak tümüne ayrı ayrı hitap edebilmek, herşeyden ötede bu görüşleri bir arada tutmak ve hepsinden oy toplamak elinde hiçbir iktidar gücü olmadan oldukça zordur. Her farklı fikirler kendilerini temsil edebilecek kişilerin oluşumlarda varlığını görmek ister.
İşte bu durumda bu kitlelerden oy toplamak zorunda olan partililerin önce kendi içlerinde asgari müşterekte buluşmaları ve birbirlerine karşı saygı gösterip, özverili olmaları artık şart olmuştur. Tabiki bu birlikteliği oluşturacak olan kaliteli, tecrübeli ve liyakatli kadroların önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. CHP örgütleri yönetimlerini seçerken bilinçli ve sorumlu hareket etmelidir. Önlerindeki zor süreci gözönüne alarak oluşturacakları kadroları halkın her kesime hitap edebilecek kişilerden oluşturmalıdır.
Farklı siyasi fikir ve görüşleri bir arada tutmaya ve karma listelere özen gösterilmelidir. Hele sadece belli bir kesimin parti içinde egemenliğine asla prim verilmemelidir.
Bu çok önemli kongrelerin değerli parti örgütüne hayırlı olmasını dilerim. Gönlüm demokrasi ve barış içinde CHP’ye yakışan bir yarıştan yanadır.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×