Bu Makale
2715 Tekil
Görüntülendi.
Büyüklere masallar..
Bir varmış bir yokmuş.
Evvel zamanlarda ülkenin birinde nedense herşey ters gidiyormuş. 
Ekonomi kötüymüş.
Çalışan memnun değil, emekli memnun değil, işveren zaten hep mutsuzmuş.
Alım gücü düştükçe düşen halk artık karnını bile zor doyuruyormuş.
Zaten et yiyemiyormuş ki, ona neymiş yurtdışından gelen ithal hayvandan falan.
Dolar arttıkça herşeye zam zamzam.
Tek bildiği bu imiş orada yaşayan halkın. 
Asker ocağına eline kına yakarak yolladıkları kınalı kuzuları, bir bir şehit düşüyormuş, o adlarını bile zor bildikleri sınırdışı ülkelerinde. Neden diye soramıyorlarmış ki.
Yasakmış!
Devlet büyüklerimiz elbet doğrusunu bilirler diyerek, acılarını içlerine akıtır olmuşlar hep.
Ama o acı ki; gün geçtikçe büyüyor artık feryat olup ağızlardan boşalmak istiyormuş.
Günün birinde o okudukları üniversitelerin onlara iş bulamadığını görür olmuş gençler.
Doktor olsan TUS, öğretmen olsan YETERLİLİK, memur olmak istesen KPSS ye takılıp kalmışlar.
Ve yetersiz diplomalı işsiz ordusuna hergün onlarca işsiz eklenir olmuş.
“Beni okutan sistem neden verdiği eğitimi yetersiz bulup, emeklerimizi alıyor” diyememişler.
Yasakmış!
Ana babalar üzgün, gençler işsizlik bunalımda günler geçip gidiyormuş. Ama ne şekilde..
Suriyeli gelip ülkede devlet güvencesi altında yaşar iken, ülke vatandaşı gün geçtikçe eziliyor eziliyormuş yokluk altında. 
Ama birgün devlet büyükleri demişler ki..
Biz herşeyin çözümünü bulduk.
Bizim başkanımız yok!
Başkan olmadan ülke yönetilemez ki.
Çiftbaşlılık, çoğulculuk olmamalı.
Tek kişi olmalı ve herşeye o karar vermeli.
Çözüm budur.
Siz O’nu seçin, bakın öbür gün herşey ne güzel olacak.
Demokratik bir ülkede yaşadığımızdan sizin kararlarınız önemlidir.
Bize EVET deyin.
Sandıklar kurulmuş ülkede.
Sormuşlar halka EVET’mi, HAYIR’mı.
Hayır diyenler sessiz çoğunlukmuş aslında.
Tek adama ya bir şey olursa diye düşünüyorlarmış, ya hastalanırsa, ya kandırılıverirse..
Seçim günü oylar kullanılmış, herşey çok demokratik gösterilmiş.
Fakat oda ne, sandıklardan çıkan oy pusulaları mühürsüz olsa bile geçerli sayılmış.
O mühür , o oyun güvenliği imiş aslında.
Mühürsüz oy pusulası demek, oy kullananın tercihi değil de, nasıl sonuç alınmak isteniliyorsa onun tercihi diyememiş ülke yaşayanları. Öyle böyle derken, seçimden çok az bir farkla EVET çıkmış nedense.
Neden diye tabiki ülke yaşayanları soramamış.
Yasakmış.
Bir umutla beklemişler öbürsü günleri.
Hani çözüm bulunmuştu ya, hani herşey artık çok güzel olacaktı ya.
Benzine,motorine ve LPG ye %3, elektriğe %10,emlak vergisi ve taşıt vergisi %8, köprü ve otoyollara %23, muayene katılım paylarına %60, ilaç katılım paylarına %70 zam. 
Öbürsü gün diğer günler derken.
O ülkede hala umut dolu yaşayanlar; iyi ki arabam yok köprüden geçmiyorum, ve iyiki de hasta falan olmuyorum demiş.
Ben en iyisi oturayııım evimde, demliyeyim çayımı, açayım TVyi..
Çayıma  şeker KATAR KATAR içerim artık. 
Masal bu ya..
Fareli köyün kavalcısı, devam etmiş kavalını nağneli nağmeli çalmaya.
Koyunlar zaten beni ve kavalımın nağmelerini çok seviyor demiş ve bir türküdür tutturmuş gitmiş..
"Ezilenlerin gür sesidir o, Suskun dünyanın hür sesidir o, Göründüğü gibi olan, gücünü milletten alan,Dombıradombıra...."
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×