Böke'den Erdoğan'a yanıt : Milyonlar iktidarınızda kendini tehlikede hissediyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Selin Sayek Böke, OHAL'in 3 ay daha uzatılmasıyla ilgili, "Kararda imzası olan bakanların, sözcülerinin ifade ettiği gibi bundan haberi yok. Eğer öyleyse Bakanlar Kurulu'ndaki bütün bakanların hemen istifa etmesi gerekir" dedi.
Böke, "OHAL'in Türkiye'ye hiçbir faydası yok. AKP'nin kendisinin OHAL'e ihtiyacı var. OHAL olacak ki Türkiye'de bugün devletin en temel fonksiyonu olan can güvenliğini sağlama görevini dahi yapamadıklarını saklayabilsinler. OHAL'i ilan edecek Bakanlar Kurulu'nun OHAL kararından haberi yok. Hükümet Sözcüsü, pazartesi günü Bakanlar Kurulu sonrasında yaptığı basın açıklamasında, OHAL'in uzatılmasına dair Bakanlar Kurulu'nda bir görüşme yapılmadığını söyledi. Bir gün geçmedi, Başbakan çıktı, önümüzdeki bir hafta içerisinde OHAL'in uzatılması teklifi Meclis'e getirilecektir, dedi. 24 saat geçmedi, Meclis'e OHAL'in uzatılması teklifi geldi. Ya kararda imzası olan bakanların, sözcülerinin ifade ettiği gibi bundan haberi yok. Eğer öyleyse o Bakanlar Kurulu'ndaki bütün bakanların hemen istifa etmesi gerekir. Ya da bakanların haberi var ama sözcülerinin haberi yok. O zaman da sözcülerinin istifa etmesi gerekir" diye konuştu.
'MESELE ZIRHLI ARAÇLARA İHTİYAÇ DUYULMAYACAK SİYASETİN İNŞA EDİLMESİ'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na suikast iddiaları üzerine tahsis edilen zırhlı araçla ilgili de açıklama yapan Böke, şunları söyledi: "Zırhlı bir araca ana muhalefet partisinin liderinin ihtiyacının doğmasına sebep olan koşulları konuşmalıyız. Mesele, bu zırhlı araçların ne zaman kullanılacağı meselesi değil. Mesele, zırhlı araçlara ihtiyaç duyulmayacak bir siyasetin Türkiye'de yeniden inşa edilmesi meselesidir."

Böke'nin açıklamalarının satırbaşları şöyle:
Bugün 2017'nin ilk CHP MYK'sı yapıldı. 2017'ye çok büyük bir acıyla başladık. Ortaköy'de katliam yaşadık. İnsanlarımız gerici barbar anlayış tarafından yaşam tercihlerinden dolayı hedef alındılar. Türkiye terör tehdidi altında. AKP'nin yanlış politikası Ortadoğu'nn terör iklimini ülkemize taşıdı.
HÜKÜMETİN PLANI YOK
Hükümet ise bu terör dalgası karşısında kınamak ve hamaset dışıda bir şey yapmıyor. Korku iklimi içinde yaşıyoruz.
Hükümetin IŞİD ve Nusra'ya karşı vatandaşlarının güvenliğini sağlayacak bir yaklaşımı, planı ve tedbiri yok.

LAİK YAŞAM BİÇİMİ HEDEF ALINMIŞTIR
Ortaköy'deki katliam dönüm noktası. Bu yaşanan sıradan bir terör değildir. Laik yaşam biçimi hedef alınmıştır. Bununla sadece güvenlik tedbiri alınarak başa çıkılamaz. Laikliğe sahip çıkmak gerekir.
Ancak laikliğe sahip çıkanlar hedef alınıyor. işte en büyük tehlike budur. Halkevleri üyesi iki genç laikliği savundukları için tutuklandılar. Bu katliamı övenler, linç girişiminde bulunanlar ellerini kollarını sallayarak toplumun içinde gezerken, laikliği savunan gençler tutuklandılar. Hükümetin rejim değişikliği telaşında olduğu belli.

AÇIKÇA SUÇTUR
Şunu herkes çok iyi bilmeli. Anayasa'da yazan laikliği savunmak asla suç değildir. Ama laikliği savunanları hapsetmek açıkça suçtur. O laiklik metninin arkasındayız.

HEPİMİZ AKP REJİMİNİN HEDEFİNDEYİZ
AKP'li olmayan, rejim değişikliğini desteklemeyen hepimiz AKP rejiminin hedefindeyiz. AKP rejimi fiili darbe yaşatıyor. Son örneği Ahmet Şık'ın tutuklanması. Dün FETÖ'ye bugün ise AKP'ye dokunan yanıyor. İster FETÖ ister AKP, Ahmet Şık gibiler darbecilerin hedefinde oluyor. Onlarca gazeteci AKP rejiminin hapishanelerinde tutuklular.

Erdoğan'ın Yaşam biçimi açıklaması
Son 14 yılda yaşananlar bu sorunun yanıtını barındıryor. Milyonlarca kişi yaşam biçiminde dolayı kendini tehlikede hissediyor. Belli bir yaşam tarzına sahip insanlar 14 yıldır AKP tarafından sistematik olarak ayrıştırıldı. Böyle yapılmaya da devam ediliyor.

Cumhurbaşkanı "bireysel özgürlüğümü kullanarak eleştirdim" diyerek hafife alıyor. Ama Bir Cumhurbaşkanı vatandaşlarının yaşam biçimimini eleştiremez. O ülkenin her vatandaşına vatandaşı olduğunu hissettirmekle mükkelleftir.

Cumhurbaşkanı "bireysel özgürlüğümü kullandım" diyor ama bu bürokrasi ve troller tarafında tehdit, havuz medyasının da istediği ayrımcılığı yapmasını sağlıyor.

Toplumu ayrıştıran siyasi dil olduğu ve bunu yapanan AKP olduğu gerçeğini ortaya koymak gerekir.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×