CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, Tarih #hayır diyenler tarafından yazıldı
Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, beraberinde MYK Üyeleri Kamer Uzuner ve Meltem Öz ile birlikte Trabzon’a gelerek anayasa değişikliği teklifinde neden hayır denmesi gerektiğini anlattı.
Görüntünün olası içeriği: 5 kişi, ayakta duran insanlar
Köse bütün illerde çalışmalarının devam ettiğini “Yapılmak istenen anayasa değişikliği ile OHAL olağanlaştırılarak ve sürekli hale getirilerek  tek adam dediğimiz dikta rejimi kalıcılaştırılmak isteniyor. Cumhuriyet rejiminin ve onlarca yıldır süren mücadelelerin sonucunda elde edilen kazanımların hepsi yok edilmeye çalışılıyor” dedi.   
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, “Hepinizin bildiği gibi ülkemiz yaklaşık 9 aydır OHAL koşulları altında yönetiliyor. Yapılmak istenen anayasa değişikliği ile de OHAL olağanlaştırılarak ve sürekli hale getirilerek  ‘’Tek Adam’’ dediğimiz dikta rejimi kalıcılaştırılmak isteniyor.”
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
HALKIN İRADESİ YOK SAYILIYOR
Cumhuriyet rejiminin ve onlarca yıldır süren mücadelelerin sonucunda elde edilen kazanımların hepsi yok edilmeye çalışılıyor diyen Fatma Köse, “Hukukun hukuksuzluk haline geldiği, adaletin sadece bir bakanlık adında yer aldığı, haksızlığa ses çıkaranların gözaltına alındığı, özgürlüklerin olmadığı, muhalif olan tüm dernek, gazete ve televizyonların kapatıldığı, sıra bugün hangimizde korkusunun kol gezdiği, bir gecede çıkarılan KHK’ler ile insanların işlerinden aşlarından edildiği günlerde bir de eşit olmayan koşullarda referanduma gidiliyor. Halkın iradesi yok sayılarak,  çoğulculuktan uzak, antidemokratik  biçimde hazırlanan anayasa değişikliği de OHAL koşullarında dayatılmaya çalışılıyor” diye konuştu.
İKTİDAR PARTİSİNİN DAYATMASIDIR
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR  
Anayasa örgütlenmiş bir toplumda devletin yönetim biçimini belirleyen, yasama, yürütme, yargı erklerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların hak ve ödevlerini, özgürlüklerini saptayan ve düzenleyen yasadır diyen Fatma Köse, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, ülkemizi yönetim biçimi Cumhuriyet olan, parlamenter çoğulcu demokratik rejim, bağımsız yargı ve kuvvetler ayrılığı esasına dayalı, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlamaktadır. Anayasamıza göre Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.”
TEK ADAM REJİMİ
Bir toplumsal uzlaşı belgesi olan Anayasa değiştirilemez değildir diyen Fatma Köse, “Toplumsal talepler, uluslararası taahhütler, daha demokratik katılım mekanizmaları oluşturmak ve benzeri daha birçok nedenle değişim ihtiyaç haline gelebilir. Ancak 2002 yılından beri tek başına iktidar olan bir siyasal parti, tarihimizde benzeri olmayan radikal bir yaklaşımla, iki parti uzlaşısı ve iktidar partisi milletvekillerinin imzası ile başta biz kadınlar olmak üzere ülkemiz halklarının geleceğini yok edecek bir anayasa değişikliği teklifini önümüze koymuştur. Sunulan teklif, ülkemiz toplumsal yaşamını daha ileri seviyeye çıkarma niyeti ile hazırlanmamıştır. Bu teklif, çoğunluğu elinde bulundurduğunu düşünen iktidar partisinin,  parlamentoyu fiilen yok ederek,  bütün yönetim sistemini tek bir adamın,  sadece bir adamın ellerine teslim ettiği bir rejim değişikliği dayatmasıdır.”
Öngörülen rejim değişikliği ile bugün yaşamakta olduğumuz sorunların temel aktörü olan tek adam ve onun seçtiği milletvekilleri yüzlerce yıl verdiğimiz mücadeleler sonucunda elde ettiğimiz haklarımızı bir bir elimizden alacaktır diyen Fatma Köse, 15 yıldır yaşadıklarımız yaşayacaklarımızın göstergesi olduğunu belirtti.
SESİMİZİ KISMAK İSTİYENLERE HAYIR DİYORDUK
Ülkemizi ortaçağ karanlığına hapsetmek isteyenlere bizim de söyleyecek bir sözümüz var diyen Fatma Köse, “Yaşamın her alanında sesimizi kısmak isteyenlere de hayır diyorduk. Bedenimiz, kimliğimiz ve emeğimiz üzerindeki söz hakkımızı yok sayanlara da, her 10 kadından 4’ü fiziksel şiddet görürken ya da öldürülürken de hayır diyorduk, faillere ve katillere iyi hal indirimleri uygulanırken de, torba yasalarla, kadının iş yaşamından tamamen çekilerek eve kapatılmasına da hayır diyorduk. Taşeron düzenine, kiralık işçiliğe ve sendikal baskılara da, İfade özgürlüğümüzün kısıtlanmasına da hayır diyorduk. Örgütlenme özgürlüğümüzün yok sayılmasına da, yaşam alanlarımız ranta kurban edilirken de hayır diyorduk. Ormanlarımız, derelerimiz ve göllerimiz HES’lere teslim edilirken de
ÇOCUKLARIMIZIN SAVAŞLARDA KIRILMAMASI İÇİN
Kutuplaşan dünyada en büyük dayanağımız dayanışmamızdır diyerek; Bu topraklarda insanca, özgür ve eşit yurttaşlar olarak barış içinde bir arada yaşamak için, savaşsız ve sömürüsüz bir dünya kurulana kadar dün olduğu gibi bugün de; ülkenin yıkıma, halkın uçuruma daha fazla sürüklenmesini önlemek için, hayır diyoruz. Çocuklarımızın savaşlarda kırılmasını engellemek için, hayır diyoruz. Türkiye’nin Libya, Irak ve Suriye’de yaşanan türden katliamlara sahne olmasını önlemek için, hayır diyoruz. Ülkenin bir tek kişi tarafından olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hali yasalarıyla yönetilmesinin önüne geçmek için, hayır diyoruz.
HAYIRLI YARINLAR İÇİN
Nasıl düşüneceğimize, neye inanıp-inanmayacağımıza, yaşam tarzımızın nasıl olacağına olağanüstü yetkilerle donatılmış bir adamın karar vermemesi için, hayır diyoruz. İrademizi, seçme-seçilme hakkımızı bir tek kişinin eline teslim etmemek için, hayır diyoruz. Parlamentonun, mahkemelerin, üniversitelerin bir tek kişinin keyfi yönetimine bağlanmasını önlemek için, hayır diyoruz. Çocuklarımızın ve ülkemizin özgür, eşit ve aydınlık yarınları için hayır diyoruz. Çünkü biliyoruz ki; hangi inançtan, hangi kültürden, hangi ideolojiden ve dünyanın neresinden olursa olsun, tarih hayır diyenler tarafından yazıldı ve yazılmaya devam edecektir. Hayırlı yarınlarda buluşmak üzere hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×