CHP lideri Kılıçdaroğlu: Gerekirse AYM'ye gideriz
Milliyet / Meriç Tafolar -CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, olağanüstü hal dönemine ilişkin uygulamalar ve KHK’lara yönelik kaygılarının giderilmediğini belirterek, “Kaygılarımız tam giderilmiş değil. Türkiye, bu mücadeleyi hukukun üstünlüğü bağlamında götürmek ve çözmek zorundadır. Umarız hükümet bu eleştirileri dikkate alır. Dikkate almadığı takdirde malum, Anayasa’yı ihlalden ötürü Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkımız var. Eleştirilerimiz dikkate alınmadığı takdirde o başvuru hakkımızı kullanacağız. Aksi halde Türkiye darbecilerle mücadele etme haklılığını kaybetmiş olur” dedi.

‘Hukukun üstünlüğü’
Kılıçdaroğlu, dış politika Türkiye’nin batı ekseninden kaydığına yönelik eleştirilere ilişkin olarak da, “Türkiye, dış politikada eksenini kaybetmiş. Kurduğu eksen üzerinden politika üreten bir ülke konumunda değiliz” dedi. 

Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak Çanakkale ve İzmir programlarının ardından Milliyet’e şunları kaydetti:

TAM GİDERİLMİŞ DEĞİL: Kaygılarımız tam giderilmiş değil ama başta Başbakan ‘Biz iyi niyetle kurunun yanında yaş yanmasın diye çaba harcıyoruz’ diyorlar. OHAL uygulamalarını izleme komisyonuna ulaşan, mağdur olduğuna inandığımız sonuçları sayın Nurettin Canikli’ye aktarıyoruz. Ama, ana sorunun giderilmesinde kaygılarımız devam ediyor. Ana sorunun giderilmesinden kastımız ne? Türkiye, bu mücadeleyi hukukun üstünlüğü bağlamında götürmek ve çözmek zorundadır. OHAL’e ilişkin KHK’ların OHAL sonrasını düzenlememesi lazım, düzenlediği andan itibaren bu anayasaya aykırı olur, parlamentonun devre dışı bırakılmasına yol açar. 15 Temmuz gecesi uçaklarla bombalanan, kurşunlar sıkılan meclis darbecileri püskürtmüştür, grubu olan 4 siyasal parti darbeye karşı ortak deklarasyon yayınlamıştır.

HAKKIMIZI KULLANIRIZ: Yürütme organının herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyacı varsa, bunu OHAL döneminde elde ettiği yetkiyi fırsat bilerek hayata geçirmesi değil, ihtiyacını parlamentoya yansıtması ve parlamentoda yasalaşmasını sağlaması gerekir. Bu konuda duyarlılığımız, eleştirilerimiz devam ediyor. Umarız hükümet bu eleştirileri dikkate alır. Dikkate almadığı takdirde malum, Anayasa’yı ihlalden ötürü Anayasa Mahkemesi’ne başvurma hakkımız var. Eleştirilerimiz dikkate alınmadığı takdirde o başvuru hakkımızı kullanacağız. Aksi halde Türkiye darbecilerle mücadele etme haklılığını kaybetmiş olur. O haklılığı biz sağlayacağız Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak. Hukuk dışı uygulamaya engel olacağız.

‘Yalpalayan gemi gibi’
EKSEN KAYBEDİLDİ: Türkiye, dış politikada eksenini kaybetmiş. Ekseni olan, kurduğu eksen üzerinde politika üreten bir ülke konumunda değiliz. Böyle bir görünüm yok dünyada. Sıkıntımız da ordan kaynaklanıyor. Türkiye, dış politikasında eksenini kaybetmiş, okyanusta yalpalayan bir gemi gibi. Bu, sorunlu bir dış politikanın Türkiye’yi getirdiği nokta. İzlenen dış politikanın kendi içinde tutarlı, net söylemler barındıran cumhuriyetin kuruluşundan bu yana batıyla yaptığı ittifakları kararlılıkla savunan bir politikaya ihtiyaç var.

Hem Doğu hem Ortadoğu hem AB, ABD ve NATO ile ilişkilerimizde yeniden batı ittifakıyla sadık kaldığımız, uygar dünyanın parçası olmak için mücadelesini sürdürdüğümüz bir söyleme gerek var. Şu ana kadar net bir şekilde dile getirilmiş değil. Gerek Sosyalist Enternasyonal Başkanı Papandreu, gerek Avrupa Parlamentosu Başkanı Schulz, gerek Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Jagland ile darbenin Türkiye’ye ne kadar büyük zarar verdiğini, Türkiye’nin Batı ittifakının bir parçası olduğunu, AB’ye üyelik konusunda Birliğin Türkiye’ye çifte standart uygulamaması gerektiğini, Türkiye’deki gelişmeleri dikkatle izlemeleri gerektiğini ifade ettik."

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×