CHP; Türkiye'yi cumhuriyetin rotasından, Atatürk'ün rotasından çıkartmaya çalışıyorsunuz
Levent Gök'ün son oylamadan önce yaptığı konuşma şöyle:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önemli bir Anayasa değişiklik teklifi görüşmelerinin sonuna yaklaşmış bulunuyoruz birinci turda.

Değerli milletvekilleri, cumhuriyet büyük bir proje, cumhuriyet sıradan bir proje değil. Liderimiz Atatürk sıradan bir lider değil. Modern Türkiye Cumhuriyeti kurulurken emperyalizme karşı kanla verilen büyük bir mücadele sonunda bağımsız bir ülke yaratıldı. Bu ülkede sıfırdan sanayileşme, laiklik ekseni üzerinde halk egemenliği, çağdaş uygarlığa erişme mücadelesi verildi. Sizin bugünlerde dost bırakmadığınız tüm dünyada "Yurtta sulh, dünyada sulh." ilkesiyle, bütün dünyayla barışık bir ülke yaratıldı.

NERDEN NEREYE GELDİK
Kadın-erkek eşitliği, fırsat eşitliği... Fırsat eşitliğinden cumhuriyetin tüm çocukları nasibini aldı. Bugün bir Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu, Binali Yıldırım Başbakan oldu, bütün arkadaşlarımız milletvekili oldu. Bunların hepsi cumhuriyet kurumunun ve onun özelliğinin bir sonucu, durup dururken olmadı ve Mustafa Kemal Atatürk bir ortak kültür, ortak vatan yaratırken Türk, Kürt, Laz, Çerkez demedi; herkesi bütün etnik kimliğiyle, mezhebiyle benimseyerek bir ulus yaratma mücadelesi verdi. İşte, "modern Türkiye" böyle bir devletin adıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, Başbakanlığı kaldırıyoruz. Sayın Başbakan kendini feda etti "Binali feda olsun." diye ama feda edilen Binali Bey'in makamı değil, milletin makamı ve Başbakanlık kalkınca da Cumhurbaşkanı da Başbakanlığı üstlenecek, yürütmenin başı olacak. Peki, nereden nereye geldik sayın milletvekilleri?

Bakın, günlerdir arkadaşlarımız anlatıyor, aydın, Türkiye'nin saygın gazetecileri yazılar yazıyor, anlamadınız ama belki Atatürk'ün tam 87 yıl önceki sözlerini sizlere hatırlatırsam daha iyi anlarsınız. 27 Nisan 1931'de, yeni seçimlerden sonra Atatürk Cumhurbaşkanı seçiliyor 4 Mayısta, İsmet Paşa'dan kabineyi kurmasını istiyor. Bu vesileyle bir gazeteye demeç verirken sözünün arasında diyor ki: "Eğer İsmet Paşa hükûmeti kurmayı kabulden kesin olarak çekinmiş olsaydı başvekilliği bizzat üzerime alırdım, başka çare kalmazdı; ya ben ya İsmet Paşa." Bu demeç her yerde duyulunca bizde "Amerika Birleşik Devletleri'nde olduğu gibi başkanlık sistemi mi kurulacak?" tartışmaları yaşandı tam 1931 yılında.

Bunun üzerine Atatürk, İsmet Paşa'yı, Fethi Bey'i ve Serbest Fırkanın sekreteri Nuri Conker'i çağırdı ve şu açıklamayı yaptı değerli arkadaşlarım: "Arkadaşlarımız içinde başvekillik yapacak zevat çoktur fakat bütün bu arkadaşlarım da dâhil olduğu hâlde milletin umumi eğilimi benim şu veya bu zaruret karşısında başvekil olmamı icap ettirirse, bu vazifeyi kemalitevazu ve minnetle yapmaya hazırım. Bu takdirde benim aynı zamanda Reisicumhurluğu üzerimde bulundurmamın elbette kanuni imkânı yoktur. Benim alacağım bu yeni vazifeyi muhtelif tarz ve manalarda kötüye yorumlamak imkânı yoktur.
Amerika sistemini tatbik etmeyi hiç hatırıma getirmedim, sistemsiz ve kanunsuz bir tarzda, Reisicumhurluk ile Başvekâleti birleştirmeyi düşünmedim ve düşünecek adam olmadığımın bütün milletçe malum olduğunu zannederim.

Bugünkü şartlar içinde, bir hükûmetin millet ve memleket menfaati için takviyesine maruf herhangi sözümü bin türlü boş sözlerle istismar etmeye kalkışmak çok bedbaht adamların işidir."

BUNLAR ÇOK BUDALACA SÖZLER

Mustafa Kemal aynı şekilde kendisine bu konuda görüşünü soran Genel Sekreter Rıza Soyak'a da aynen şunlar söylüyor: "Bunlar çok budalaca sözlerdir Soyak, şaşarım, o efendilerin aklı perişanına. Hep biliyoruz ki, memleketimizin başına gelen felaketlerin çoğu şahsi idareden gelmiştir. Bu kadar geri kalmamızın başlıca amillerinden biri de budur. Biz öteden beri bununla mücadele ettik. Şimdi benden kimse aynı yola gitmeyi beklemesin."

İşte seksen yedi yıl önce geçen tartışmalar, işte Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleri. Türkiye'nin ne denli itibarlı, onurlu bir ülke olduğunun altında Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının bu sözleri vardır, bunun üzerine kurulmuştur cumhuriyet. Şimdi, siz bütün bunlardan sarfınazar ederek Türkiye'yi cumhuriyetin rotasından, Atatürk'ün rotasından çıkartmaya çalışıyorsunuz ve bize diyorsunuz ki: "Atatürk'ün yolundan dönün." Hayır ve asla. Pir Sultan'ın dediği gibi:

"Kadılar, müftüler fetva yazarsa,
İşte kement, işte boynum, asarsa,
İşte hançer, işte kellem, keserse,
Dönen dönsün, biz dönmeyeceğiz yolumuzdan."

gercekgundem.com

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×