CHP’li Erdoğdu: O yumruk halkın öfkesinin simgesi olarak ortaya çıktı! Sırada biz varız..
 CHP Parti Meclisi üyesi ve milletvekili Aykut Erdoğdu’nun CNN Türk’te katıldığı bir programda AKP’li Ayhan Oğan’la tartışırken yumruğunu masaya vurup dağıtması geçen haftanın en çok konuşulan konularından biri oldu.

Erdoğdu’nun “şiddet”li hareketi sosyal medyada büyük destek gördü. Bir süredir CHP etrafında bir demokrasi cephesi kurulmasını öneren Erdoğdu,  "Bu yumruk, insanların içinde biriktirdiği öfkenin simgeleşmiş bir hali olarak ortaya çıktı. AKP hükümetinin devleti işgal ettikten sonra, hukuksuz devlet baskısına karşı bir halk tepkisinin simgesi olarak anlaşıldı. Ve bu yüzden de sosyal medyada bir başkaldırının, bir isyanın, bir direnme hakkının, halkın hükümete verdiği bir uyarının simgesi haline geldi. Bu olmasaydı başka bir yerden bu şekilde tezahür edecekti. Bu yıldırılmışlık, birikmiş öfke ekonomik-sosyal kriz altında yaşama ve hükümet baskısı, bir yerden mutlaka patlayacaktı. Belki bu küçük bir patlama oldu ama hükümetin bundan çok ders alması gerekiyor" diyor.

Cumhuriyet'ten Kemal Göktaş'a verdiği söyleşiden bazı bölümler şöyle: 

Parti Meclisinizin darbeden sonraki OHAL uygulamalarını faşizm olarak nitelendirdiği bildirisine iktidarın tepkisi sert oldu.
PM bildirisi, CHP’nin muhalefet çizgisinden çok da farklı bir noktada değildi. İnsanların şunu görmesi lazım. Kriminalize etmek terörize etmek sürecinde HDP’den sonra sıra CHP’ye geldi. Bir sebep arıyorlardı. PM bildirisi bunun için ideal göründüğü için bunu yaptılar. Bu olmasaydı genel başkanın başka bir konuşması ile suçlayacaklardı. Önümüzdeki süreçte cesaret ederlerse CHP’den tutuklama yapacaklardır. CHP’yi kriminalize edeceklerdir. HDP’ye uyguladıkları şeyi uygulayacaklardır. Ama şunu bilmeliler, CHP Atatürk’ün kurduğu partidir. 10 Kasım’da. 29 Ekim’de sokağa çıkan milyonlarca insan AKP’nin gözünü korkuttu. Şu an bu cesaretlerinin olup olmadığını test ediyorlar. İşte CNN Türk’te yaşananlara verilen tepki bunların cesaretini kırdı. Şu anda CHP’nin yanında durarak faşizmin cesaretini kırması gereken de bu ülkenin halkıdır.

Başarılı olurlarsa sırada CHP dışında, MHP’nin muhalif kesimi var. Devlet Bahçeli’ye yakın görünen yöneticiler de ciddi risk altındadır. Ondan sonra da liberal, ANAP kökenli, bunların yanına çok yaklaşmayan üçüncü dalga olarak da bu kesimler var. TOBB Başkanı’ndan TÜSİAD başkanına, büyük şirket sahiplerine kadar bir kesim var. Faşizm durmaz.

Yani sonuna kadar, AKP siyasal ve toplumsal yaşamda tek tip bir ülke yaratana kadar bunlar sürecek mi? Bu mümkün değil diyenler de çok.
Türkiye’de mümkün olmayan birçok şey mümkün oldu. Demirtaş’la başlayan süreç TOBB Başkanı, TÜSİAD Başkanı ile sonuçlanabilir. O sürecin bir parçası bizler olacaksak diğer parçaları sivil, toplumsal bütün kesimler olacaktır. Zaten iş dünyasının üst düzey yöneticileri bunu gördüğü için birçoğu merkez ofisini Londra’ya taşıdı. Mesela, darbe komisyonunda milletvekilleri Koç grubunun darbenin içinde olduğuna yönelik deliller arıyor. Ben de en son ‘Yahu Koç da Fethullahçı’dır deyin, rahatlayın’ diye tepki gösterdim. Bu faşizm dalgasından kimse kendini kurtaramayacak.

Büyük sermayeye bugüne kadar gerilimler olsa da dokunulmadı.
Ben şunu söylüyorum. Bu faşizm dalgasından kimse kendini kurtaramayacak. HDP’yle başlayan bu süreç, tekrar söylüyorum, TOBB ve TÜSİAD’a kadar uzayacaktır. İş dünyasına uzayacaktır. Faşizm durmaz.

MİT'İN DARBEYİ BİLMEDİĞİN DÜŞÜNMEK SAFLIK OLUR

Siz darbe girişiminin önceden bilindiği ama bunun fırsata çevrilmek için kontrollü olarak önünün açıldığını düşünüyor musunuz?
Bu yönde çok ciddi şüpheler var. Doğru çıkmamasını umuyorum. Onun için bizim bütün gerçeklere ihtiyacımız var. 100 bin kişiyi fişleyen MİT, darbe öncesinde imamlarla TSK’deki yuvalanmış cemaatçiler arasındaki ilişkiyi bilmediğini söylemesi benim için soru işaretidir. Burada herkese uyarım şudur. Fuat Uğur diye bir gazeteci Türkiye gazetesinde darbenin nasıl olacağını Nisan ayında yazdı. Fuat Uğur’un bildiğini MİT Müsteşarlığının bilmediğini düşünmek çocukluk, saflık olur. Şu an itibariyle darbe komisyonun önemi şudur. Darbe komisyonu içinde muhalefet var. Namuslu, dürüst, temiz biz varız. Gerçekler açığa çıkacaksa, bugün baskı altındaki yargıya hiçbir uluslararası komisyon ve halkımız inanmaz. Darbe komisyonunda çıkarmamız gerekiyor. Ama biz kimsenin darbe aklayıcısı ya da karşı darbe aklayıcısı değiliz. Biz gerçeklerin peşindeyiz, o gerçekler de şu anda çıkmasın diye büyük bir mücadele var.

"MUSUL'A GİDERKEN DİYARBAKIR'DAN OLMA RİSKİMİZ VAR"

Dış politikadaki gelişmelerin iç politikaya etkisi nasıl olacak sizce?
Erdoğan, ekonomik ve sosyal cinnet altında Musul ve Halep fatihi olarak başkanlığa gideceğini sanıyor. Şunu bilmiyor. Şu an kutuplaşma altında, ülkenin birbirinden soğuduğu, ordusunun belinin kırıldığı, emniyetin, devletin felç edildiği bir ortamda komşuya Musul’a giderken evdeki Diyarbakır’dan olma riskiyle karşı karşıyayız. Onun için diyoruz, vatanın bütünlüğü, halkın bağımsızlığı tehdit altındadır. Bütün bu süreçte eğer bunlar olursa, Kürtler de çok mutlu olmayacaklar. Türkiye’nin parçalanması Kürt halkı için de özgürlük ve mutluluk getirmeyecek. Bunu görmek istiyorlarsa tarihe baksınlar. Arap, Suriye, Irak tarihine baksınlar. Türklerle Kürtler iki kardeş kavimdir. Bu topraklarda birlikte yaşamaktan başka çaremiz yoktur. Onun için dar güne düştüğümüzde yine birbirimizin yanındayız. Ortak vatanı atalarımızın birlikte kanlarıyla suladık. Bu minvalde hareket etmek zorundayız. Ne sorun olursa olsun silahsız bunu çözebiliriz. Bunu çözmememizi isteyecek bir sürü dahili ve harici bedbahtlarımız olacaktır. Ama vicdanımızla, temizliliğimizle, namusumuzla bunun üzerinden gelmek zorundayız. Yoksa birbirimize silah çekerek Türk ve Kürt çocuklarını dağlarda birbirine kırdırarak hiçbir yere varamayız. Kim ki bunu istiyorsa benim gözümde vatan hainidir. Ne olursa olsun o çocukların, o şehitlerin kanını akıtmak, o gariban Kürt sivillerin kanını akıtmak, şehirlerimizi bombalamak bir yurtsever, bir vatansever, namuslu bir insanın cesaretle karşı çıkması gerekiyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar bütün bu acılardan bir büyük barış, bir büyük kardeşlik, bir mutlu devlet, bir zengin devlet, bir eşit devlet, herkesin bize özeneceği, bizim yanımızda durmak için bizim devlet başkanlarımızla fotoğraf çektirmek için yarışacağı bir örnek ülke yaratabiliriz…

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×