Kılıçdaroğlu : 630 milyon insanı cehalete, 800 milyon insanı yoksulluğa mahkum eden kim
 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi'nde, Günümüz İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları Sempozyumu'nun açılış konuşmasını yaptı.

İslam dünyasının sorunlarına değinen Kılıçdaroğlu, "1 milyar 700 milyonluk Müslüman nüfusa 600 üniversite düşüyor. Neden ve hangi gerekçeyle?" diye sordu. 

CHP lideri İslam dünyasının sorunlarının çözümü için 4 halkalı bir çözüm önerisi sundu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları şöyle:


Başkaları İslam dünyasının sorunlarını tartışırken neden biz tartışmıyoruz ve hangi gerekçeyle tartışmıyoruz. Bir sorun çözülecekse ve bir sorun varsa ki o sorun var, hep beraber onun tanığıyız. Onu oturup uygarca tartışmamız gerekiyor. Nedir meseleler, neden kan akıyor İslam dünyasında, neyin bedeli için, hangi gerekçelerle akıyor? Aklımızı kullanacağız, bu sorunları tartışacağız, çözüm üreteceğiz. Çözüm üretirsek kendi sorunlarımızı aşmasını biliriz. Çözümsüzlüğün çözüm olmadığını, çözümsüzlüğün, acı kan, gözyaşı olduğunu hepimizin kabul etmesi lazım.

1 milyar 700 milyonluk Müslüman nüfusa 600 üniversite düşüyor. Neden ve hangi gerekçeyle?

Arap kadınlarının yarısı okuma yazma bilmiyor. Neden?

Bütün Arap dünyasının sadece yüzde 1'inin bilgisayarı var.

1 milyar 700 milyonluk nüfusun sadece 600 üniversitesi var. Neden?

Terör saldırılarında ölenlerin yüzde 90'ı Müslüman? Terör saldırıları ile Müslümanları öldürenlerin yüzde 100'ü Müslüman.

Geçmişte bilime, tekniğe önem veren ve dünya çapında bilginler yetiştiren İslam dünyası bugün neden bu kadar geriye düştü?

İslam maskesi altındaki rejimlerde bir avuç adam iktidar gücüyle halkı sömürme, zevk sefa içinde yaşama telaşı içindeler.

İç çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Müslüman dünyadan göçler var. Mülteci olarak İslam dünyasından kaçanlar neden Suudi Arbistan'a, Katar'a, Mısır'a değil de Avrupa'nın gelişmiş ülkeklerine gitmeyi düşünüyorlar?" gibi topalm 15 soru sordu ve şöyle devam etti:

Ben ilahiyatçı değilim. ilahiyatçıların bilgi ve birikimlerine saygı duyacağız. Ama bu soruların ana kaynağı nedir?

4 HALKALI ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Peki bu sorduğum bu soruların ana kaynağı nedir ve bunları aşmak için neler yapmalıyız? 4 halkadan oluşan çözüm önerisi paketi var bunlar, demokratikleşme, din ve vicdan özgürlüğü, sosyal devlet, hukuk devleti...

Birinci halkamız demokratikleşmedir. Demokrasisi gelişmiş ülkeler her zaman hızla büyüyen ülkelerdir. Demokrasisi gelişmiş ülke ne demektir biliyor musunuz? Siyasetçinin halkına hesap verdiği ülke demektir. Yani vatandaştan toplanan vergilerin her kuruşunun hesabını veren devlet demektir. Yani kul hakkı yemeyen bir anlayışı siyaset kabul etmiş demektir. Bunu yapmak lazım.

İkinci halkamız din ve vicdan özgürlüğüdür. Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi laikliktir. Laiklik sadece devletin dine saygını, dini koruyan, dinlere eşit mesafede olan durumunu tanımlamaz. Laiklik aynı zamanda bireylerin ve cemaatlerin IŞİD ve FETÖ gibi terör örgütlerine karşı müslim ve mümin olanın da hakkını korur.

Üçüncü halkamız sosyal devlet. Sosyal devlet işsizlik ve yoksullukla mücadele eden devlettir. Yoksullukla mücadele ederken insan onurunu koruyan devlettir. Yani sağ elin verdiğini sol elin görmeyeceği bir anlayışın egemen olduğu devlettir sosyal devlet.

Sosyal devlet aynı zamanda çocuklarımıza çağdaş eğitim vermeyi hedefleyen bir devlettir.

Dördüncü halkamız hukuk devleti. Adalet İslam ve diğer tüm dinlerin temel taşı olarak kabul edilmektedir. Soylu bir kavramdır adalet. Adalet taşıdığı anlamı da aşan bir biçimde ilahi ve beşeri olarak eşitlik, dürüstlük, tarafsızlık, haksızlıkların son bulması doğrunun egemenliği olarak tanımlanır. Mülkün temeli adalettir. İslam dünyası acaba adalete ne kadar önem veriyor. İslam dünyasını yönetenler ne kadar adil ne kadar doğru? Üstünlerin değil hukukun üstünlüğünü savunan bir devlet anlayışı.

İSLAM ÜLKELERİ NE KADAR İSLAMİ? 
İslam ülkelerinin ne kadar İslami olduğunu araştıran 2010 yılında yapılmış bir çalışma var. Washington Üniversitesi'nden iki bilim adamı yapmış. Hangi ülkelerin İslami kurallara en uygun şekilde yönetildiğini ortaya koyuyor. Kriterler adalet, doğaya saygı, kul hakkı yememe, insan haklarına saygı... Listenin ilk 30'unda hiçbir İslam ülkesi yok. Bu listede Türkiye 103. sırada...

Demek ki demokrasimiz gelişmemiş, insan haklarına saygı duymuyoruz. Sosyal devlet ciddi yara almış durumda. Ahlaki temellerimizde ciddi bir sarsılma var. Kadını ikinci sınıf vatandaş görüyoruz. Bütün bunları aşmamız gerekiyor."

"TERÖRDEN EN BÜYÜK ZARARI BİZ GÖRÜYORUZ"

"Bizler kendi sorunlarımızı ön yargılardan arınarak ve bir araya gelerek düşüncelerimizi özgürce ifade ederek güzel bir Türkiye inşa edebiliriz" diyen Kılıçdaroğlu, "Terörden en büyük zararı biz görüyoruz. İnançlar en fazla Türkiye'de sömürü alanı haline dönüşüyor. Siyaset kurumu inançları acımasızca sömürüyor. İlahiyatçılarımız farklı bir şeyi dillendirmekten çekiniyorlar, endişe duyuyorlar. Ya tepki gelirse diye. İşin özü şu; yeni düşünceler her zaman tepki çekmiştir. Ama tarih yeni düşünceleri her zaman doğrulamıştır" ifadesini kullandı.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×