Kılıçdaroğlu: Kenan Evren’in bile yapamadığını bunlar yaptı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında merakla beklenen kararı açıkladı.

Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: "Konu milletin divanına gelmiştir. Meclis'in yanlış hesabı milletten dönecektir. Sözün asıl sahibi son sözü söyleyecektir. Kuşkusuz anayasaya aykırılık iddiasıyla anayasa mahkemesine gitme yolumuz bulunmaktır. Sorun saf bir hukuk tartışması değildir. Halkın iradesiyle korunamayan egemenliğin başka hiçbir güçle korunması mümkün değildir. Önümüzdeki 60 günü milletin hakemliğine emanet edeceğiz. Söz konusu milletin egemenliği ise asıl divan halkın kendisidir. Bunun için Anayasa Mahkemesi'ne gitmeyeceğiz, başvurmayacağız. Biz CHP olarak bu millete güveniyoruz."

 CHP Genel Başkanı şunları söyledi:

“ANAYASA DA HUKUKA DA AYKIRIDIR”
"Hiç kuşkusuz referanduma sunulan anayasa değişikliği gerek içerik yönünden gerekse görüşme usulleri açısından birçok yönüyle anayasa da hukuka da aykırıdır.

“DEMOKRATİK CUMHURİYETİ VE HUKUK DEVLETİNİ YOK ETME PROJESİDİR”
Egemenliği milletten alıp tek adama veren bu değişiklik başlı başına demokratik cumhuriyeti ve hukuk devletini yok etme projesidir. Anayasa değişikliğinin bütün sakıncalarını önce TBMM Anayasa Komisyonunda daha sonra TBMM Genel Kurulunda ısrarla ve kararlılıkla anlattık.

Milletin Meclis’ini yok etme projesine o Meclis’ten onay çıkmaması için yani TBMM’den onay çıkmaması için milletvekili arkadaşlarım takdire şayan ve tarihe geçecek bir mücadele verdiler, hepsine yürekten teşekkür ediyorum.

"MİLLETİN HAKİMİYETİNİ YOK EDEN BU DEĞİŞİKLİĞİ KABUL ETMİŞTİR"
90 yıl önce hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir diyerek kurulan TBMM ne yazık ki milletin hakimiyetini yok eden bu değişikliği kabul etmiştir.

"SÖZ, KARAR VE YETKİ MİLLETTEDİR"

Şimdi söz, karar ve yetki millettedir. Konu milletin divanına gelmiştir. Meclis’in yanlış hesabı milletten dönecektir. Sözün asıl sahibi son sözü söyleyecektir.

"SORUN SALT BİR HUKUK TARTIŞMASI SORUNU DEĞİL"
Kuşkusuz anayasaya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine gitme yolumuz bulunmaktadır. Ancak sorun salt bir hukuk tartışması sorunu değil, halkın konuya doğrudan el koyup siyasal olarak kesin bir şekilde çözmesi sorunudur.

Halkın egemenliğini koruyacak olan yine halkın öz iradesi ve gücüdür.

Amasya Tamiminde dendiği gibi milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

Halkın iradesiyle korunamayan bir egemenliğin başka hiçbir güçle korunması mümkün değildir.

"ÖNÜMÜZDEKİ 60 GÜNÜ MİLLETİN HAKİMLİĞİNE EMANET EDECEĞİZ"
Bu nedenle sandıkta kararın verileceği 16 Nisan’a kadar önümüzdeki 60 günü milletin hakemliğine emanet edeceğiz. Söz konusu olan milletin egemenliği ise bu konuda asıl yüce divan halkın divanıdır milletin divanıdır. İşte bunun için Anayasa Mahkemesine gitmeyeceğiz, başvurmayacağız.

“SON SÖZ MİLLETİN DİVANIDIR”
Biz CHP olarak bu milletin ferasetine güveniyoruz. Bu milletin engin sağduyusuna güveniyoruz. Bu milletin vatanına ve bayrağına sadık olduğuna, bağlılığına güveniyoruz. Bu milletin demokrasiye sahip çıkacağına güveniyoruz. TBMM’ye yani kendi iradesine sahip çıkacağına güveniyoruz. Bayrağımıza, vatanımıza, milletimize inanıyoruz ve güveniyoruz. Son söz milletin divanıdır.” 

ONLAR DA HAYIR DİYECEK
Vatandaşın derdi nedir? Vatandaşın kredi kartı ve tükietici borcu 424 milyar lirayı aştı. Bu borçlar için iktidardan biri vatandaşa "seni bu borçtan kurtacağım" diyor mu? Diyemezler. Emin olun onlarda sonunda hayır diyecekler. Bunlar henüz icra safhasına gelmemiş olan. Onlar da 18 milyar lira. Vatandaş borç batağına teslim edildiği gibi faize de teslim edilmiş. Geçen sene 48 milyar lira faiz ödenmiş. Vatandaşın derdi bu. 26 milyon vatandaş icralık. Vatandaşın yarısı icralık. Her evde işsiz. Ankara'da olan beylerin evleri hariç. Kasalar, dolar, ayakkabı kutuları var onlarda. Ama bizim vatandaşın evinde işsiz çocukları var.

BUNLARIN DERDİ NE?
Bunların derdi ne? İlla ben başkan olacağım. Vatandaşın derdi başka sizinki başka. Vatandaş borç batağında çocuğu işsiz, aldığı maaş yetmiyor.

"BİRAZ VİCDAN, BİRAZ AHLAK..."
15 Temmuz'da hep beraber darbeyi püskürttük. 20 Temmuz'da OHAL ilan edildi. 1 milyondan fazla aile mağdur edildi. 12 Eylül darbesi ile 20 Temmuz darbesi arasındaki rakamları veriyorum. 12 Eylül'de yani Kenan Evren'in başkan olduğu dönemde ihraç edilen öğretmen sayısı 3 bin 854 kişi. 20 Temmuz'dan sonra ise 30 bin 470. Banka hesaplarına el koydular. Eğer özel sektörde çalışmak istiyorsa SGK kaydına 'bunlar darbecidir' diye not düştü, kimse işe almak istemiyor. Kenan Evren'in yapamadığını bunlar yaptı. 12 Eylül döneminde ihraç edilen akademisyen sayısı 120, bu dönemde ise ihraç edilen akademisyen sayısı 4811. İnsanda biraz vicdan, ahlak olur. Bir akademsiyenin nasıl yetiştiğini acaba biliyorlar mı?

ZALİMLİKTE REKOR KIRDILAR
12 Eylül'de 31 gazeteci tutuklanırken bu dönemde bu sayı 150'yi aştı. Zalimlikte rekor kırdılar. 15 günlük çocuğu annesinden ayırdılar. İnsanda vicdan olur. Günlerce anne sütü ememedi bu çocuk.

TERÖRİST YANITI
Şimdi vatandaşın derdine bakın bunların derdine bakın. Şimdi diyorlar ki kim hayır derse bunlar terörist sayılır. Akla bakın akla!

ARAMIZDAKİ FARK BU
Biz ne diyoruz ister evet de ister hayır de tüm vatandaşlarımızın başımın üstünde yeri var diyorum. Bizde sevgi var onlarda kin var. Biz milletimizi bayrağımızı düşünürüz. Biz bu ülkede farklı düşüncelerde olsak bile gelir düzeylerimiz farklı olsa bile bir arada huzur içerisinde yaşamak isteriz. Onlarla aramızdaki fark bu. Onun için diyorum hayır dediğiniz andan itibaren bu ülke derin bir nefes alacak.

BAŞBAKAN YILDIRIM'A ÇAĞRI: İSTEDİĞİNİZ KANALDA...
Başbakan Binali Yıldırım'a buradan çağrıda bulunuyorum. Medeni demokrasilerde olduğu gibi Türkiye'de daha önce olduğu gibi televizyon programına çıkalım. Sizin istediğiniz kanalda istediğiniz gazetecilerle olsun. Bana 15 dakika sizlere 30 dakika versinler. Size soru da sormayacağım söz veriyorum. Eskiden vatandaşlar oturur evlerinde çaylarını içerlerken tartışma programlarını seyreder karar verirlerdi. Yine böyle olsun. Çıkalım televizyon programında konuşalım.

"BÖYLE BİR YETKİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E VERİLMEDİ"

Cumhurbaşkanı taraflı mı olsun, tarafsız mı? Cumhuriyet kurulalı beri tarafsız. 80 milyonu temsil ettiği için tarafsız olmalı. Kışlaya, camiye, adliyeye siyaset girmesin diyoruz. Oraya siyaset girerse demokrasi tehlikeye girer. Siyaset buralara girdiği zaman, ülkenin çivisi çıkar. Bir kişi Meclis'i tek taraflı fesh ediyorum desin mi, demesin mi? Böyle bir yetki Mustafa Kemal Atatürk'e verilmemiştir. Başkanın kaç yardımcısı olacak, kaç bakanı olacak? Tamamen başkanın keyfine bağlı. 

"ELİNİ VİCDANINA KOY..."

Başkan kendisine bin 500 tane yardımcı belirledi, ister 10 bin ister 5 tane belirleyebilir. Bunlardan adının birisi diyelim yolsuzluğa karıştı. Meclis bu isimler için bir gensoru bile veremiyor. Sevgili vatandaşım, şimdi elini vicdanına koy, sen kul hakkının ne kadar değerli ve önemli olduğunu bilirsin. Bir kişi yolsuzluk yaptığında senin seçtiğin 550 temsilci 'bu parayı nereye harcadı' diye soramıyorsa sen sandığa gidip alın terinle tüm inancınla 'hayır' oyu vermelisin.

"TÜRKİYE FELAKETE SÜRÜKLENİR"
Türkiye böyle bir maceranın içine sürüklenebilir mi? TBMM'den KHK çıkarma yetkisi alıyorlar terörle mücadele için. Sonra akademisyenleri KHK'larla görevden aldılar. Bu yetkiyi bir kişiye verirseniz Türkiye felakete sürüklenir. Çıkıp diyebilirki bir kararname ile; bütün muhtarlıkları kapattım de. Sen istediğim kadar muhtarım seçilmişim de, adam başbakanlığı kapatıyor. Başbakanlık olmayacak. Bütün muhtar kardeşlerime sesleniyorum. Ben demokrasiyi nasıl savunuyorsam senin de savunma görevin vardır. Sen de savunacaksın.

"ALDIĞI PARA HARAMDIR"
Bu yapılan değişiklikle milletvekili sayısı 600'e çıkıyor. Niye çıkarıyorsun? 550 milletvekili bile fazla. 600'e çıkarıyorlar ne için? Gensoru veremiyor, bir şey yapamıyor. Oturacak maaşını alacak. 550 milletvekilini 600'e çıkarıyorsunuz. Ek 50 milletvekilinin aldığı para haramdır, haram! Sevgili vatandaşım vicdanında ölç. 16 Nisan'da sandığa gideceksin. Senin çocuğun işsiz, sor bakkala, lokantacıya, manava durumu iyi değil. 50 milletvekilinin 5 yıllık maliyeti 187 milyon lira. Bu para vatandaşın cebinden çıkacak. Yazık değil mi bu millete.

CUMHURİYETLER AYNI MI?

Ben rejim değişikliği diyorum. Hep bir ağızdan itiraz ediyorlar. Cumhuriyet kuruldu başka rejim yok diyorlar. İran'da, Mısır'da Irak'ta cumhuriyet var mı var. Bizim cumhuriyetimiz ile o cumhuriyetler aynı mı? Sen o ülkelerdeki gibi tek adamlı sistem getiriyorsun. O yüzden sandığa giderken düşüneceğiz.


"BİNALİ BEY, ERDOĞAN'IN SÖYLEDİĞİNİN AKSİNE BİR CÜMLE KURABİLİR Mİ?"

Diyorlar ki biz çift başlılığı engellemek için getiriyoruz. Şuanda çift başlılık var mı? Binali Bey, Erdoğan'ın söylediğinin aksine bir cümle kurabilir mi? 500 metre öteden görse 80 düğmesini 10 saniyede ilikler. Çift başlılık yok. Ama bu anayasa değişikliği geçerse asıl o zaman çift başlılık oluyor. Tepedeki başkan hem parti başkanı hem ülke başkanı. Çift şapka olacak. Millete doğruları söylemiyorlar. Bize diyorlar ki siz dooğruları söylemiyorsunuz. Ben diyorum ki söylediklerime inanmıyorsan çıkalım televizyona. Kendi kanalında çıkalım programa. Bakalım kim doğru söylüyor vatandaş öğrensin.

"HAYIR ÇIKARSA..." 
Türkiye Cumhuriyeti'ni terör örgütüne teslim ettiler. Devletin kozmik odasına teröristleri soktular. Bütün bir devlet varken... Şimdi bir kişiyi kandırırsan bütün devleti teslim alıyorsun. Teslim al, ertesi gün kararnameleri çıkar, bütün ülkeyi teslim alıyorsun. Türkiye'nin geleceği, huzuru için bu referandum önemlidir. Diyorlar ki hayır çıkarsa kavga olur. Hayır çıkarsa Türkiye derin ve güzel bir nefes alır. Hayır çıkarsa sayın Erdoğan yine cumhurbaşkanı görevinde kalacak. Ama ne olacak millet diyecek ki, sayın Cumhurbaşkanı anayasal sınırlarına çekil, sayın Başbakan ülkeyi adam gibi yönet diyecekler. Devleti yönetin, hesabını verin diyecekler.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×