Kılıçdaroğlu’ndan MİT yanıtı: Gel belgeleri göstereyim
Dört eski bakanla ilgili soruşturma komisyonuna sansür getirilmesinin yarattığı tartışma sürüyor. AKP’li TBMM Başkanı Cemil Çiçek başvurusu kendisinin yapmadığını yinelerken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çiçek’i kendisinden özür dilemeye çağırdı. Kılıçdaroğlu, MİT’te bir grubun CHP’yi karıştırmaya çalıştığına ilişkin iddiası konusunda belge isteyen Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, “Özel olarak gel belgeleri göstereyim” dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın fiilen başbakanlık yaptığını, ülkede rejim krizi çıkardığını söyledi. 
Sansür kararının ardından Kılıçdaroğlu’nun getirdiği“Hırsızların hamisi” suçlaması üzerine bugün NTV’de canlı yayına çıkan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) tarafsız olması gerekirken olmayan başkanı Cemil Çiçek, TBMM İçtüzüğü'nde meclis soruşturmasının gizli olduğuna yer verdiğini anımsattı. Bu kuralı kendisinin koymadığını belirterek, “Bu kurallar doğrudur, yanlıştır, bu yazılanlar doğrudur yanlıştır ama reel, gerçek olan budur. Bunları değiştirmek de bizim görevimizdir" diyen Çiçek, şunları söyledi: “Meclis Başkanlığı olarak biz Soruşturma Komisyonu'nun hiçbir işine karışamayız. Karıştığımız takdirde yargısal bir işleme yetkimiz, hakkımız ve haddimiz olmadığı halde müdahale etmiş oluruz. Dolayısıyla bu işi Meclis Başkanlığı çerçevesinde değerlendirmek yerine, Komisyon'un faaliyetleri olarak değerlendirmek gerekir. İçtüzük, 'Komisyon çalışmaları gizlidir. Komisyon'a kendi üyeleri dışındaki milletvekilleri katılamaz' diyor. Eğer orada yapılan bir usul hatası, yanlışlık, hukuksuzluk, yetkisizlik varsa, o Komisyon içerisinde tartışılacak ve karara bağlanacak. Sonra bu iş ve işlemler eğer Meclis Genel Kurulu da karar verecekse Yüce Divan'a gidecek orada da bir değerlendirme, denetim konusu olacak. Biz onun dışına çıkarıyoruz, mevzuat, benim yetkim belli, benim başvurmadığım ortada. Sanki ben başvurdum, kıyamet kopuyor."
Cemil Çiçek, "Ana muhalefet sözcüsü sizin için imzası var dedi" denilmesi üzerine, şunları kaydetti: "Yanlışlık burada, yalan demeye utanıyorum, getirsinler. Komisyonlar müstakil çalışıyor, bağımsız komisyon, yazışmaları doğrudan yapar. .... Şimdi ortaklık aydınlandı, başvurunun Komisyon Başkanlığı'nın yaptığı çıktı ortaya. Neden, niye yaptı bunu izah ederler kendileri. Ben onun yerine şöyledir, böyledir diye hüküm verme durumunda değilim, başkasının işine karışmış olurum. Meclis Başkanlığı ve Başkan sıfatıyla benim yaptığım bu konuda bir işlem söz konusu değil. Zaten bir yere yazı yazılacaksa Meclis Başkanlığı, ya Meclis Başkanı veya vekil bıraktığı kişi tarafından imzalanır. Soruşturma Komisyonu bir adli faaliyet yaptığı için yazışmalarını kendisi yapar. Gelen evrak da doğrudan oraya gider. Bizim bu işlerle bir alakamız yok. Siyaset zaten gergin geçiyor. Hiç olmazsa masum olanları, bu işte dahli olmayanları yerli yersiz,'Hırsızı koruyor, senin görevin midir' filan bu üslup iyi bir üslup değil. Belli sorumlulukları taşıyan insanlara yakışan üslup değil. "

“ÇIK, CHP GENEL BAŞKANI’NDAN ÖZÜR DİLE”
Kılıçdaroğlu ise partisinin seçim hazırlık çalışmaları kapsamında Edirne’de yapılan bölge toplantısında yaptığı konuşmada, Anadolu Ajansı’nın sansürle ilgili mahkeme kararına ilişkin 25 Kasım 2014 saat 19.43’te geçtiğini belirtti. Haberde TBMM Başkanlığı’nın yazısı üzerine mahkemenin yayın yasağı getirdiğinin belirtildiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Ben ertesi gün saat 11.00 de konuşuyorum. Düzeltme yapıldı mı diye soruyorum hayır. TBMM Başkanlığının yazısı üzerine yayın yasağı getirildi. 11 de açıklama yapıyorum. Parlamentonun itibarı korumaya çalışıyorum. ‘Meclis yolsuzluk yapanların hamisi olamaz’diyorum. Meclis başkanından tık yok. Aradan bir süre geçiyor meclis başkanı itiraz ediyor. Ben böyle bir şey yapmadım diye. Saat 16.11 düzeltme yapılıyor. Ben açıklama yapmasaydım sen o düzeltmeyi yapacak mıydın?... Yapmayacaktın. Şimdi Cemil Çiçek’e açık çağrıda bulunuyorum CHP Genel Başkanından çıkıp milletin önünden özür dileyeceksin. Parlamentonun itibarını koruyan benim, ayaklar altına alan sensin. Ben o açıklamayı yapmasan sen o düzeltmeyi yapacak mıydın? Hangi gerekçe ile yapmayacaktın?”

“ABİNDEN Mİ TALİMAT ALIYORSUN?”
27.5 yıllık devlet deneyimine sahip olduğunu sözlerine ekleyen Kılıçdaroğlu, “Her kurumun yöneticisi olan kişi o gün gazetelerde yer alan haberler konusunda bilgilendirilir. Senin de bilgilendirildiğini çok iyi biliyorum. Neden sesin çıkmadı; itiraz etmedin. Sen de mi abinden talimat alıyorsun” diyerek, yetkisi olmayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan mı talimat aldığını sordu.
Kılıçdaroğlu, Davutoğlu’nun MİT’in CHP’yi karıştırdığına ilişkin belge istediğini vurgulayan açıklamalarına ise şu yanıtı verdi: “Davutoğlu sen gerçek anlamda belge arıyorsan gider MİT’e sorarsın. Önüne belgeyi koyarlar. Sen diyorsun ki; ‘Mutlaka bir şey söyle Kılıçdaroğlu.’ Söylüyorum sana: 2 Şubat 23013 tarih veriyorum. AKP genişletilmiş il başkanları toplantısı abisi bir konuşma yapıyor diyor ki; ‘Ey Kılıçdaroğlu sen mercek altındasın nefes alışını bile biz takip ediyoruz.’ Ne demektir bu? Benim nefes alışımı neyle takip eder? Neden mercek altındayım? Elinde mercek orta durup beni izlemiyor. Devlette bu işi yapan kim? Devlette bu işi yapan organlar var. 

“GEL, GÖRMEDİĞİN BELGELERİ GÖSTERECEĞİM”
“Sen o dönem AKP’deydin. Sen bunun ne anlama geldiğin bilmiyorsan başbakanlık koltuğunda boşuna oturuyorsun. Sorunumuz da o zaten. CHP milletvekilleri ile ilgili 13 Ağustos 2013 fişleme belgeleri yayınlandı. CHP’li işadamlarının fişleme belgeleri yayınlandı. Bu başbakan belgeleri bilmiyor mu? Tamamını biliyor. İsim isim biliyor. Bana diyor ki; 'Belge var mı elinde belge?' Gazetelerde yayınlandı çarşaf çarşaf. Benim elimdeki belgeler bunlar. Ben devletimi seviyorum, ülkemi seviyorum, ülkemin kurumlarının yıpranmasını istemiyorum. Özel ziyaretime gelirsen senin görmediğin belgeleri göstereceğim.” 

“BAŞBAKAN OLSA MUHATAP ALACAĞIM”
MİT’in 13 Haziran 2013 tarihinde mahkemeye gönderdiği yazıda, CHP milletvekilleri ve işadamlarının fişlendiğine itiraz etmediğini ve kabul ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “İtiraz etmiyor; ‘Evet o fişlemeleri biz yaptık’ diyor. Hangi demokraside böyle olur. CHP milletvekilini fişlersin, nefes alışını dinlersin, mercek alıp dinletirsin. Sonra da kalkıp bana bu işin belgesi var mı? Hadi canım sende! Başbakan olsa muhatap alacağım da sen başbakan değilsin kusara bakma” diye çıkıştı.

“ÇOCUKLARIMA SIFIRLA TALİMATI VERMEDİM”
Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanlığı görevi sırasında, 28 Ocak 2009 tarihinde, TBMM de yaptığı açıklamada, “Yanlış işiniz yoksa, yasal olmayan işiniz yoksa, dinlenmekten korkmayın” diye açıklama yaptığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elbette dinleniyorsunuz. Yanlış işiniz yoksa niye korkuyorsunuz diyor. Benim korkum, yok söyledim zaten; ‘Dinlemezseniz namertsiniz’ dedim zaten. Ben çocuklarıma evde sıfırla diye talimat vermedim. Çocuklarımın yatak odasında boy boy kasalar yok. Ben hayatım boyunca ihale takipçiliği yapmadım. Belediye başkanlarına telefon edep oradaki arazı benim bilgim dışında satılamaz diye talimat vermedim. Ben namuslu adamım açık ve net söylüyorum. Sadece MİT mi yapıyor, hayır. Amasya’ya gittim CHP oy veren muhtarlar geldi. Neden CHP’ye bu kadar oy verdiniz; size su yok, yol yok diyor kaymakam. Birsinin izin verdiği ölçüde konuşuyor izin vermezse konuşamıyor. Söylemiştim karikatür gibi adamsın. Emin olun öyle.”

KİMİN BAŞBAKAN OLDUĞUNA ÇARPICI ÖRNEK 
Kılıçdaroğlu, ülkede gerçekte kimin başbakan olduğuna ilişkin de Erdoğan’ın dün Ankara’daki Esnaf Şurası’nda yaptığı konuşmaya değinerek şu örneği verdi: “Abisi dün esnaflara konuşuyor, 'Kredi alacaksınız' diyor.'Faizi yüzde 0.9 oranında' diyor. ‘Kredi açacağız siz borcunuzu kapatacaksınız, gideceksiniz emekli olacaksınız’ diyor. Ne diyordum ben? Davutoğlu seni seviyorum, iyi bir adamsın. Boynunda bir davul olduğunu da biliyorum, tokmağı eline al diyorum. Senin iyiliğin için çalışıyorum. Tokmağı başka birisine verme diyorum. Elini vicdanına koy! Esnafa ‘Kredi açacağız, yüzde birin altında’ diyen kişi bir ülkede başbakan mıdır, hiç yetkisi olmayan Cumhurbaşkanı mıdır? Başbakansa sen demeyecek misin ‘Ey Cumhurbaşkanı benim görev alanıma neden giriyorsun? O tokmağı ver benim elime’ demiyorsun? Ben yol açıyorum, başbakan nasıl olur onu hatırlatıyorum. Urfa’da konuşuyor tokmağın sesi Ankara’dan geliyor. Sanal başbakansın. Ben söylüyorum adam gibi görev yap, görev alanına müdahale ettirme.”

“BANA TEŞEKKÜR EDECEKSİN”
Davutoğlu’nu başbakanlık görevini yapmadığı için eleştirdiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “MİT’i neden eleştiriyorum?... Sen görevin yap, görev alanına biri müdahale etmesin diye... Sen bana teşekkür edeceksin! O dairenin dışına çık, görevini yap! ‘Ben koltukta oturuyorum’ diyor. 23 Nisan’da çocuklarda oturuyor. Onu da ben çok iyi biliyorum. Türkiye iyi yönetilmiyor. Bir yönetim boşluğu var. Başbakanlık görevini o koltukta oturan değil, Cumhurbaşkanı yapıyor. Türkiye bu yönetim krizini aşması gerekiyor. Hepimizi görev düşüyor. Yönetim şeklinin rayına oturtulması gerekiyor. Kim yapacak bunu 77 milyon yurttaşıma söylüyorum Türkiye’de yeniden demokrasiye inşa edecek, yönetimi sağlıklı rayına oturtacak parti CHP’dir” dedi.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×