Selin Sayek Böke: AKP, Atatürkçü kim varsa toplama gayretine girdi
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Selin Sayek Böke, “Türkiye demokrasisi için atılan her adımda mutabıkız ama bu demokrasiyi hiçe sayan hiçbir adımın ortağı olmayız. Anayasa karşı olan KHK’larda, adli yıl açılışlarının sarayda yapılmasında, Meclis’in yok sayılmasında, üniversitelerin özgürlüklerinin ellerinden alınmasında, cadı avına dönüşmüş hukuksuz süreçlerde mutabık değiliz, asla da olmayacağız” dedi.

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.
Toplantının ardından basına açıklamalarda bulunan Böke, son günlerde art arda gelen şehit haberlerine dikkat çekerek, “Ülkemizin belli bölgesinde onlarca gencimiz canlarını kaybederken, geri kalanında hayat normalmiş gibi yaşanıyorsa bunda ciddi bir sorun var demektir” dedi.

Terörün hamasetle engellenmediğini, siyasi nutuklarla terör yangınının sönmediğini ifade eden Böke, “Çözüm mözüm’ yok deme lüksü hiçbir siyasetçinin yoktur. Türkiye sevdası olan siyasetçi, yaşanan bu kayıplardan sonra böyle ciddiyetsiz cümleler kurma lüksüne sahip değildir. Siyasetin görevi her şart ve koşul altında memleketin kanayan yaralarını tespit etmek ve çare üretmektir. Onun için iktidar seçilirsiniz, çözmek için, kanayan yarayı durdurmak, ölümleri Türkiye gerçeği olmaktan çıkarmak, terörü sonlandırmak için” diye konuştu.

İNSAN TEMİZLİĞİ YAPILIYOR
Terör sorununun yanında, bir taraftan da “insan temizliği” gerçekleştirildiğini ifade eden Böke, şöyle devam etti:
“Üniversitelerde yıllarca emek vermiş, bilim üretmek için kendilerini odalarına kapatmış, daha aydınlık bir Türkiye için gençlerle bir arada çalışan akademisyenlerimiz var, kolay yetişmiyorlar. Şimdi üniversitelerde hükümetin solcu, demokrat, Atatürkçü bildiği kısacası kendinden olmayan kim varsa temizleme gayretine girdiği bir dönemden geçiyoruz. ‘Bizden değilsen darbecisin’ diyen bu yaklaşım, darbecilerin yaklaşımından hiç de farklı değil. Nasıl ki 12 Eylül’de darbe faşizmi bilim üreteni, fikri üreteni yok etmeyi kendine görev bilmişse, şimdi hükümet de görev ediniyor. Biz ne yaptığınızın çok farkındayız. Türkiye’yi, devleti ele geçirme ihtirasıyla siz bu hale getirdiniz. Derdiniz, Türkiye değil bu devleti ele geçirmek oldu.

YENİ 1402’LİKLER YARATMA ARAYIŞI
Türkiye’nin en değerli insan gücünü siyasi fırsatçılıkla tüketmenize asla izin vermeyeceğiz. Yarın ‘yine aldatıldık’ diye bundan da sıyrılmaya çalışmanıza izin vermeyeceğiz. Üniversitelerden, akademisyenlerden, Türkiye sevdalılarından elinizi çekin. ‘Barış için akademisyenler’ bildirgesine imza atmış olan ve bu sebeple zaten bir hukuki süreçten geçiyor olan değerli akademisyenlerimiz, KHK’larla okullarından atıldılar. Biz, bu hukuki mücadelenin yanında sonuna kadar duracağız. CHP, Türkiye’de yeni 1402’likler yaratma arayışına, akademiyi bir sivil darbeyle iktidarın arka bahçesi yapma anlayışına karşı elindeki tüm araçlarla sonuna kadar mücadele verecek.”

DARBE HUKUKU MEDYADA DA İŞLETİLİYOR
Yeniçağ gazetesi yazarı, gazeteci Yavuz Selim Demirağ’ın gözaltına alınmasına da değinen Böke, “FETÖ’nün imamlarının TSK yapılanmasıyla ilgili bir kitap yazmış olan, Türkiye’ye bu gerçeği göstermiş yazarlardan bir olan Demirağ gözaltına alındı. Bu muameleye tabi tutulan tek gazeteci de değil, bu liste çok uzun. Darbe hukukunun hükümet tarafından işletildiği tek alan üniversiteler değil, aynı zamanda medya” dedi.

TÜRKİYE DEMOKRASİSİ İÇİN ATILAN HER ADIMDA MUTABIKIZ AMA
Böke, “darbe fırsatçılığı” ile KHK’larla parlamento ve Türkiye demokrasisinin yok sayıldığını ifade ederek, “Türkiye demokrasisi için atılan her adımda mutabıkız ama bu demokrasiyi hiçe sayan hiçbir adımın ortağı olmayız. Anayasa karşı olan KHK’larda, adli yıl açılışlarının sarayda yapılmasında, Meclis’in yok sayılmasında, üniversitelerin özgürlüklerinin ellerinden alınmasında, cadı avına dönüşmüş hukuksuz süreçlerde mutabık değiliz, asla da olmayacağız. Bir cemaat örgütlenmesinin sonucunu en ağır biçimde bir ülke olarak yaşanmışken, devletin bu kez başka cemaatlere teslim edilmesi konusunda mutabık değiliz, asla da olmayacağız. Mutabık olduğumuz tek şey, darbelerin karşısında durulması ama Türkiye’de samimi bir demokrasi inşa edilmesi gerektiği” dedi.

ELLERİNİZLE YERLEŞTİRDİNİZ
AKP’nin FETÖ’yü kendi eliyle devlete yerleştirdiğini söyleyen Böke, “Ellerinizle yerleştirdiniz şimdi hep beraber hukuk çerçevesinde bu temizliği yapacağız ama asla demokrasi dışına çıkan adımlarınızda yanınızda olmayacağız. Bir darbe fırsatçılığıyla Türkiye demokrasisinin yıkılmasına asla izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

AKP KENDİ İÇİNDE TEMİZLİĞE BAŞLAMALI
FETÖ’nün Türkiye’den temizlenmesinin bir zorunluluk olduğu kadar, buna neden olan siyasi yapının da hesap vermesi gerektiğini belirten Böke, şöyle devam etti:
“FETÖ ile mücadele kapsamında nasıl bütün kurumlar temizleniyorsa, her şeyden önce FETÖ’yü devlete yerleştirmiş olan AKP’nin de kendi içerisinde bir siyasi temizlik yapma zamanı geldi, çoktan geçiyor. Kendileri, ‘Büyükşehirlerimizi parsel parsel verdik, peşkeş çektik’ dediler. Fethullah Gülen’le kol kola resimlerini her yerden yayınladılar, Pensilvanya’ya ziyareti dış ilişkiler gibi sundular. Şimdi bu temizliğin yapılması gerekiyor.
Ancak bütün bu yapılanlardan şunu görüyoruz, yaklaşım, küçük balıkları temizleyelim, büyük balıklara dokunmayalım. Bu arkasında yatan da AKP’nin kendi siyasi iktidarını kollamak olduğu apaçık ortada. İnsanlarımızı katletmiş bu örgütle mücadele etmek siyaset kurumunun ülkeye borcudur, yapılmak zorundadır. Dün bu yapıyla paralel yollarda yürüyen AKP’nin temizliğe hemen kendi içinden başlaması gerekmektedir.”

PARALELE O KADAR ALIŞMIŞLAR Kİ
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Böke, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın FETÖ operasyonlarıyla ilgili “At izi it izine karıştı” açıklamasına ilişkin şöyle dedi:
“Önce PKK ile bir masaya oturdular, sonra döndüler bize PKK terörünü şikayet ettiler. Yıllarca devleti FETÖ’nün üzerine inşa ettiler, şimdi döndüler bize FETÖ’yü şikayet ediyorlar. Bütün itirazlarımıza rağmen parlamentoda bu işi demokratik bir şekilde çözmek yerine OHAL çıkardılar, şimdi bize OHAL’le ilgili şikayette bulunuyorlar. Paralele o kadar alışmışlar ki her kurduklarının paralelini bizim suratımıza çarpmaya çalışıyorlar. Biraz ciddiyet, diyoruz.”

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×