“Yetki verin, Türkiye’yi işsizlik belasından kurtarayım”

“Yetki verin, Türkiye’yi işsizlik belasından kurtarayım”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır’da barış, özgürlük ve iş vaadinde bulunarak, halktan dört yıl için iktidar istedi, “Yetki verin Türkiye’yi işsizlik belasından kurtaracağım” dedi. Kılıçdaroğlu, Kürt sorununu sadece AKP’nin çözebileceğini savunanların yalan söylediğini belirterek, sorunu CHP’nin çözeceğini kaydetti.

CHP’nin seçime hazırlık çalışmaları kapsamında düzenlediği Diyarbakır’ın Bağlar İlçesi’nde düzenlenen bölge toplantısının açlışında konuşan Kılıçdaroğlu, 9 bin yıllık tarihi olan, 27 devletin gelip geçtiği Diyarbakır’ın bugün büyük bir yoksunluk yaşadığını belirterek, şunları söyledi: “1930 yılında Türkiye üç büyük sanayi kuruluşu vardı Diyarbakır’dı. Bugün Diyarbakır bu süreç içinde yok. Sosyoekonomik gelişmişlik açısından 67 ‘inci sırada. Bunu beraber düşünmemiz gerekiyor neden bu sırada. Kişi başına gelir Türkiye ortalamasının yarısı, işsizlik diz boyu. Türkiye genelinde işsizlik yüzde 10 ama  Diyarbakır’da yüzde 20′lere dayanan işsizlik var. Genç işsizlerin oranı yüzde 30’u aşmış durumda. Bu sorunlara çözüm üretmek zorundayız. Her çocuğun mutlaka işi olmalı evinde aşı olmalı. Kadınlar huzur içinde eşlerini beklemeli, çalışma yaşamı içinde yer alabilmeli. Diyarbakırlıların yüzde 43 mutlak yoksulluk sınırın altında. 

“DÜNYA TARİHİNDE BİR İLKTİR”
“Buraya bir dönem bir başbakan geldi. Diyarbakır mitinginde genç bir Diyarbakırlı ‘İş ve fabrika istiyoruz’ diye bağırıyordu. Bu tekrarlanınca ‘Yok kardeşim iş miş yok sana’ diye cevap aldı. Sonra bu kişi geldi ‘Eski Diyarbakır Cezaevi’ni yıkacağım size söz modern bir cezaevi yapacağım’ dedi. Fabrika değil cezaevi vaadi veriyor, tüm Diyarbakır ve Türkiye duysun. Dünya tarihinde bir ilktir. Bir başbakan bir kente geliyor fabrika sözü yerine hapishane sözü veriyor. Hapishane sözü verdi de ne oldu oyları topladı. Bütün Diyarbakır, Urfa, Vanlılara sesleniyorum. İşsizlik mi var, evet var. Evet sizden sadece bize 4 yıl yetki vermenizi istiyorum. Bize 4 yıl yetki verin. İşsizlik belasından bu ülkeyi kurtaracağım. Kararlıyız.”

“SENİ KUYRUĞA DİZEN NAMERTTİR”
Türkiye’de kadınların 50 liralık yardım için sabahtan akşama kadar PTT önünde kuyruğa sokulduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Bütün kardeşlerimize sesleniyorum. 50 lira için seni o kuyruğa dizen namerttir. Ben bunu yapmayacağım. Hiçbir zaman para için kuyruğa girmeyecektir. Aile sigortan olacak. Gideceksin memur gibi paranı çekeceksin. CHP’nin sözüdür bu. Bunu aklının bir köşesinde tut yoksul kadın kardeşim. Sen neden kuyruğa gireceksin ve kendi yoksulluğunu göstereceksin. Bizim kültürümüzde sağ elin verdiğini sol el görmeyecek var. Bunları şunun için anlatıyorum. Adalet denen bir kavram var. Komşum açsa ben ses çıkarmıyorsam bundan adalet yoktur. Yoksulluğun yoksulluğunu teşhir etmek bizim adaletimizde yoktur.” 

“12 YIL DEĞİL, 4 YIL İSTİYORUM”
Türkiye’de 30 yıldır devam eden temel bir sorunun olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “30 yıldır ortada bir sorun var. Kimisi Kürt, kimisi Türk sorunu, kimisi Güneydoğu sorunu diyor. Adı ne olursa olsun ortada bir sorun var. Bu sorun güvenlik önlemleriyle çözülemez dedik. Bunun çözümü için aklı egemen kılmak gerekiyor. Siyasiler güvenliğe havale etti, çözün dediler. Sorun demokrasi ve özgürlükle çözeceğiz. 
"Sizden 4 yıl için yetki istiyorum. AKP’ye 12 yıl süre verdiniz. 12 yıl sonunda kadınlar 50 TL için PTT kuyruğunda, Roboski’de öldürülen gençlerimiz, yoksulluk diz boyu... Ben 12 yıl değil 4 yıl süre istiyorum. 12 yıl verdiniz, geldi size hapishane sözü verdi, fabrika değil. Ben size iş sözü, fabrika sözü veriyorum. Duymayan kulaklar duysun. Bu kadar işsizliğe tahammül edemiyorum, vicdan azabı çekiyorum. Bizde nitelikli insanlar var. Bu mücadele kararlıkla götürürsek emin olun bütün sorunları çözeriz. Hapishane sözü verenler orada hangi dramların olduğunu biliyorlar mı acaba.”

“KABAHAT SİZDE DEĞİL, BİZDE”
CHP’ye eleştirileri geldiğini, yapıcı olduğu sürece başlarının üstünde yer verdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürt sorununun çözümüne ilişkin kendi çözümlerimizi Kürt halkına yeteri kadar anlatamadık. Kabahat sizde değil bizde. Bu sorun nasıl çözülür dedik parlamentoda çözülür. Dedik ki; bir toplumsal mutabakat sağlamamız lazım. Hayır dediler. Çözüyorsanız buyurun çözün dedik. Diyorlar ki; ‘CHP barışı savunan bir parti değildir.’ Bu hayatımda duyduğum en saçma cümledir. CHP Kobani’de Kürt’e, Şengal’de Ezidi’ye, Kerküklü Türkmen’e, Halepli Arap’a karşı IŞİD’in yanında yer almayacak kadar onurlu bir partidir.

"CHP ÇÖZÜM SÜRECİNE KARŞI, BÜYÜK YALAN"
Türkiye’de otoriter bir düzen olduğunu sözlerine ekleyen Kılıçdaroğlu, “Buna karşı çıkan parti CHP’dir. Demokrasi isteniyorsa herkesin görüşüne saygı gösterilmesi gerekiyor. Bu sorunu çözmek istiyorsan ‘Samimi ve dürüst, gizli kişisel bir ajandanız olmayacak, muhalefete ve halka bilgi vereceksin’ dedik. CHP çözüm sürecine karşı... Bu en büyük yalan. Hangisine ve neye karşı çıktık? Bilmediğimiz şeye nereden karşı çıkalım. Bu yöntemin doğru olmadığını söylüyoruz sadece. Bu ucuz siyasettir. Hiç kimse buna prim vermesin. Çıkıp ‘Biz bunu yaptık CHP karşı çıktı’ desinler” diye konuştu.

“AKP FAİLİ MEÇHUL YOK DİYOR, BÜYÜK YALAN”
Kobani protestoları sırasında, Bingöl’de emniyet müdürüne suikast düzenlediğini, iki polis öldürüldüğünü, ardından Genç yolunda dört kişinin öldürüldüğünü anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı ve Başbakanın çıkıp ‘Onların cezaları verildi’ dedi. Ortaya çıktı ki; o insanların olayla ilgisi yok. Peki o olayların faili kim? Halkı suçlayamazsın! Devletsin sen! Git bul! Yüksekova’da askerler şehit edildi. Failler kim, belli değil. Diyarbakır’da bir asker, eşinin yanında öldürüldü, failleri kim, belli değil. AKP yetkilileri her seferinde çıkıp dediler ki; bizim dönemimizde faili meçhul hiçbir cinayet olmamıştır. Bu tarihin en büyük yalanıdır. Faili meçhuller var provokasyonlar var. Sen bostan korkuluğu musun vatandaşa güvenliğini sağlamak zorunda değil misin?”

“BU SORUNUN ÇÖZÜMÜNDE ALTERNATİF VAR”
Kürt sorunun çözümünde AKP dışında bir alternatif olmadığını savunanların da en büyük yalanı söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Neden alternatif yok. Bunu söyleyenlere şunları söylüyorum. Seçim barajı yüzde 2 olsun. Diyarbakır’a hapishane değil demokrasi ve müze olsun. Zorunlu göç mağdurları yerlerine dönsün, bunun için koşullar oluşturulsun. Roboski katliamı aydınlansın. Kim talimatı verdi? Bütün faili meçhuller aydınlansın. Mayınlı araziler arındırılsın, topraksız köylüye verilsin. Koruculuk sistemi kaldırılsın onlara başka iş verilsin. Sorunu çözün, bize bilgi vermiyorsanız vermeyin. AB yerel özerklik şartını uygulayın. Çözüm süreci şeffaf ve samimi olsun, meclis zeminin de olsun. İnanç üzerinden siyaset yapmayın, toplumu böler ve Diyarbakır’a TOMA değil Hakkari’ye hastane yapılsın dediğimiz için CHP alternatif değil!”

“BİZ KENDİMİZE 1000 BİN ODALI SARAY YAPMAYACAĞIZ”
Uludere katliamında emrini verenlerin şu anda iktidar olanlar olduğunu ama CHP’nin suçlandığını ifade eden Kılıçdaroğlu,“Hevsel bahçelerini imara açan CHP mi? Hep CHP mi suçlanacak. Bir alışkanlık var. Biri eleştirilecekse akla CHP geliyor niye” diye sorarak, CHP’nin günah keçisi yapılmaya çalışıldığını ifade etti. 
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Bugün yeni şeyler ve güzel şeyler söylüyoruz. Barıştan, birlikten, beraberlikten söz ediyoruz. Bunları söylüyoruz. Hep beraber aynı gemideyiz. Söz veriyorum etnik kimlik üzerinden siyaset olmayacak. Hiç kimse etnik kimlik üzerinden ötekileştirilmeyecek. Kimsenin yaşam tarzına müdahale edilmeyecek. Bu da bizim sözümüz. Ülkenin sorunları var ama çözümleri de var. 12 yılın sonunda çözümsüzlük var. Dört yıl için söz istiyoruz. En temel sorunları çözmek için, kalıcı barış için, herkesin aşı ve işi olsun diye söz veriyorum. Diyorlar ki; parayı nereden bulacaksın? Para nereden bulunur bilirim, önemli olan bulmak değil harcamak. Biz kendimize bin odalı saray yapmayacağız. Diyarbarkır’da Edirne’de yoksulluk varken benim derdim saray olmaz. Gelin ortak aklı egemen kılalım. Gelin CHP’yi iktidar yapalım. Gelin aynı gemide kararlıkla yol almaya devam edelim. Barışa, demokrasiye hep beraber yürüyelim.” 
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×