Zalime teslim olmayız!  Şeytan sensin
 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP grup toplantısına Hava Harp okulu öğrencileri de katıldı

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları şöyle:

KERBELA: ACILARI UNUTMAYACAĞIZ
Bugün Muharrem ayının 10. günü. İslam dünyasındaki derin yarılmanın kilometre taşlarından biri. 1377 yıldır İslam dünyası bu acıyı yaşıyordu. Hüseyin Yezidin zulmune direndiği için şehadet şerbetini içmiştir. Biz yas tutan bütün insanlarımızı çektiği acıları bugün andıkalrı için şükran borçluyuz. Acıları unutmayacağız.


AKP'YE BAŞ SAĞLIĞI

PKK terör örgütünün şehit ettiği askerlerimiz. Hep söyledik teröre karşıyız. "Köklerini kazıyacağız " diyorlar. Ne yapacaksanız yapın. Kanun dediniz tamam dedik. Neden önlem alınmıyor? "Önlem alıyoruz?" Ne önlemi alıyoruz. SWon bir kaç ayda şehit sayımız 88. Bu terör böyle önkenmez diyorduk. Anlamazsınız dediler. 2002'de terörsüz Türkiye devraldılar şimdi terör batağındayız. Bize bunlaqrı kusuru yok dememizi bekliyorlar. Vatandaşın acısını kim dillendirecek. Ülkemizde barış ve huzurun olmasının istiyoruz. Teröre hep birlikte karşı çıkmamız gerekiyor. Yeri geldiğinde eleştirmekten kaçınmayacağız. AKP Van Özalp ilçe başkanı ve Muş'ta da AKP ilçe başkanı öldürüldü. Başbakan ve AKP camiasına başsağlığı diliyoruz. Terör kime yönelirse yönelsin karşıyız. Birlikte mücadele etmek hepimizin görevimizdir.

ANLAŞILAN ŞEHİT HABERİ YAPILMASIN İSTENİYOR

Bu sabah erken saatlerde bir gazetecinin evi basıldı. DHA'nn Tunceli'de görev yapan muhabirin evi basıldı. Tunceli'deki protestoları haber yaptı diye evi basılıyor. Ne zamandan beri bir gösteriyi izlemek gazeteci için suç oldu. Öyle isteniyor ki hiç bir şey haber yapılmasın. Şehit haberi de yapılmasın isteniyor. Bir haberi yapmak ne zamandan beri propaganda oluyor? Gazeteciyi suçlamak bizim haber alma hakkımızı kısıtlamaktır.

GAR KATLİAMI

10 Ekim 2015 Ankara Garı'nda iki canlı bomba 101 vatandaşımızın hayatına mal olan bir terör saldırısını düzenledi. Rakam kesin değil, kimisi 107 diyor, kimisi 102 diyor. Ama biz rakamı savcıdan alınan iddianameden aldık. Gar'da güle oynaya barış isteyen insanlar. Bu ülkenin gençleri huzurla yaşamak istiyorlar, terörsüz bir Türkiye istiyorlar. Bütün partiler gittiler. Ankara'daki bütün büyükelçiler terörün olduğu yere karanfiller bıraktı. Dün bunun yıl dönümü, aileler gelmiş, yine anmak istiyor. Biber gazı jop... Türkiye'ye yakışmıyor! Bir annenin çocuğunun öldü yere karanfil bırakması suç mu? Biz bu ayıbı ortadan kaldırmak için daha ne kadar bekleyeceğiz.

Önlemi almayan hükümet ama terörü gerçekleştirenler IŞİD terör örgütünün üyeleri. Yani İrak Şam İslam Devleti militanları. Koktely terör demeye başlamışlardı o dönem. Şimdi IŞİD terör örgütünden dert yanmaya başladılar. IŞİD 70 ilden eleman devşirirken bu ülkenin yönetiminde kim vardı!

DIŞ POLİTİKA YOL AYRIMINDA

Dış politika ayrıma geldi. Musul operasyonu başlıyor.  Musul operasyonu ne demek? IŞİD operasyonu sonrası bölgedeki yeni senaryoları hayata geçirmek! Türkiye'nin burada çok dikkatli bir dil kullanması gerkeiyor. Sayın Erdoğan, Dubai TV'ye verdiği bir demeçle meshebi bir gerilime neden oldu. Bunun üzerine Irak Türkiye'ye Başika'yı terk et dedi. Kullanacağınız dil çok önemli.

IRAK HÜKÜMETİNE SESLENDİ

Merkezi Irak Yönetimi'ne seslenmek isterim: Irak'ın kaderini Irak halkının belirlemesi gerektiğini savunuyoruz. Ortak kültürümüz tarihimiz var. Başika'da bizim askerlerimizin bulunması sıradan bir olay değildir. Irak halkının güvenliği için orada duruyor. Burada size yönelik itici sözler yüzünden Başika'daki askerlerle ilgili çıkışlarda bulunmayınız. Biz Musul'da Kerkük'te, ve diğer Irak bölgelerinde terörün çıkmasını istiyoruz. Bize bir görev düştü. Sizin isteğiniz üzerine geldik ve dolayısıyla görevimizi yapmamıza izin verin. Biz Irak halkıyla dostluğumuzu sürdürmeye kararlıyız.

İKİ TANE BAŞBAKAN RESMİ VAR

Burada önemli bir olayla karşı karşıyayız. Dışişleriyle ilgili konuşması gereken biri varsa Dışişleri Bakanı'dır, o konuşmuyorsa Başbakan konuşur. Neden Cumhurbaşkanı konuşuyor? Enerji konferansı yapıyor, Başbakan yok ortada. İki tane resmi Başbakan var, biri fiili başbakan Binali Yıldırım, biri gölge başbakan Berat Albayrak

Sayın Binali Yıldırım, koltuğunuzun hakkını verin ve yetkilerinizi başkalarıyla paylaşmayın. Aksi halde siz kan kaybediyorsunuz. Musul ile ilgili birinin konuşması gerekiyorsa konuşacak kişi Dışişleri Bakanıdır, Başbakandır, Cumhurbaşkanı değil" 

İstanbul'da bir Laleli esnafı vardı! Bunlar bir tarih yazıyorlardı. Avrasya'dan ağırlıklı olarak Rusya'dan gelenler Laleli'den alışveriş yapıyordu. Kapalıçarşı'da bir dükkanın hava parası bile bir servetti. İstanbul'da Bağdat Caddesi'nin hava parası dudak uçuklardı. Şimdi dükkanlar kapanıyor. Bütün bunlara baktığımızda Türkiye iyi yönetilmiyor. Otellerde eskiden yer bulamazdınız. Turizm bölgelerini saymıyorum İstanbul gibi turizm şehrinden söz ediyorum.

Korkularından bir şey söyleyemiyorlar. Acaba bir şey söylersek bizi de hapse atarlar mı diye korkuyorlar. Ben şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy verenlere sesleniyorum. 14 yıl boyunca ne istedilerse yaptılar. Ama bütün başarısızlıklarını belli gruplara yükleme konusunda ciddi bir başarı elde ettiler.

Efendim biz bunu yapmayacaktık ama PKK bizi kandırdı, efendim bizi cemaat kandırdı. Ama siz şunu sormadınız: Yav kardeşim size oy verdik de her gelen sizi kandırsın diye mi oy verdik! Herkesin oyuncak haline getirdiği bir iktidar Türkye'yi yönetebilir mi? Elinizi vicdanınıza koyun ona göre karar verin. Türkiye artık bu kadar ağır yükü taşıyamıyor.

O ZAMAN SENİN FETÖ'DEN FARKIN YOK!

14 yıldır FETÖ'den haberimiz yok diyorlardı. Açıkladım burada MGK'da altına attıkları imzayı. Emrullah İşler, şöyle bir açıklama yapıyor: O konu bizim tarafımızdan MGK gündemine getirilmemiştir. Yani karar aldılar ama hiç bir işlem yapmadılar. Nasıl oldu da sizi kandırdılar o zaman? Aynı menzile farklı yoldan gidiyorsanız zaten farklı bir iş yapamazsınız. O zaman senin FETÖ'den bir farkın yok demektir.

Diyorlar ki gidiyoruz kimseye darbe girişimini anlatamıyoruz. Üniversitelerden hocaları attınız mı attınız. Binlerce öğretmeni işinden ettiniz mi? Sorgusuz sualsiz askerleri hapse attınız mı, yüzlerce gazeteciyi hapse attınız mı, attınız, yüzlerce iş adamının mal varlığına el koyup devletin kasasına attınız mı, attınız. Gaziantep'de el konulan fabrikadaki işçilerin hakkına kim sahip çıkacak?

Binlerce mağdur var, şimdi hakimlere baskı yapılıyor, sakın ola beraat kararı vermeyin diye. Bugün savcı benim hakkımda dava açmış. 2 yıl 8 aylık hapis istemiyle. Değil 2 yıl 8 ay 2008 ay hapis cezası açmazsanız adam değilsiniz. Kim açmış Bilal oğlan açmış. Babacığım paraları sıfırlayamadım diyen sen değil miydin?

"ŞEYTAN SENSİN"

Suçu şahsi olmaktan çıkardınız, kolektif suç haline getirdiniz. Adamı alıyorsunuz, eşini de alıyorsunuz. Bütün o çocuklara sahip çıkacağız. Hapishaneler tıka basa dolu. Cezaevlerinde kötü muamele de var, işkence de var. Bunu ben söylemeyeceğim de kim söyleyecek? Hapishaneleri açmaktan korkuyorlar. Orada kötü muamele var. İnsan hakları ihlalleri var. Zulmün karşısında tutan dinsiz şeytandır, ben şeytan değilim, şeytan sensin.

 

MAZLUMLARA SAHİP ÇIKACAĞIZ

Biz bütün mazlumlara sahip çıkacağız. Cezaevlerind eişkence de var kötü muamele de var. Ben bunu dile getirmeyeceğim de kim dile getirecek! O kadar ki ben size örnek vereyim; 12 Eylül darbe sonrası darbecilerin en çok korktuğu şey işkence iddialarıydı. Bütün hapishaneleri açarlardı dışarıdan gelenler gelip gezerlerdi. Hapishaneleri açmaktan korkuyorlar. Diyorlar ki ey Kılıçdaroğlu Yenikapı ruhu ne oldu! Ben özgürlükleri savunuyorum, ben Yenikapı'da bunların hepsini savundum. Benim inancıma göre zalime teslim olmayız!

Komisyonda deniliyor ki hep birlikte hapishaneleri gezelim. AK Partili üye diyor ki "niye gidiyoruz, benim silahım olsa kafalarına sıkarım" diyor.

 EYY BİNALİ YILDIRIM

 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 14. maddesi var. Adil yargılama maddesi. OHAL'de bu madde askıya alınıyor. Sonra da dönüp Yenikapı ruhundan bahsediyor. Hapisteki gazeteciler! Neden kelepçe takarsınız?

Mağdur edebiyatı yapmayın diyorlar bize; bizim yaptığımız mağdur edebiyatı değil. 16 günlük bebeği annesinden ayırırsan bu mağdur edebiyatı değildir ey Binali Yıldırım.  Sende çoluk çocuk sahibisin. Eşine sor bakayım o çocuk nedir annesi için. Yargılanmadan mahkum olmadan sen bir adamı nasıl suçlu ilan edersin!

Bakın biz darbeye karşıyız, askeri öldürenleri yakalayın, vatandaşı öldürenleri yakalayın. Adaletin önüne çıkarın heabını sorun! Ama kardeşim sen böyle yapmıyorsun, vatandaştan hesap soruyorsun. Bütün Türkiye genelinde 1 milyon mağdur var. OHAL öncesi hocalar üniversiteden bildiri yayınlamışlar onları da üniversiteden atıyorlar. Mahkum oldular mı, hayır, bazıları yargılanıyor bazıları yargılanmıyor. Biz mağdurların hakkını korumak zorundayız. Zulme meyletmeyeceğiz. Bu bizim hem inancımız hem de siyasal görüşümüz itibariyla böyledir. O kadar ciddi vakalar var ki; konuşmamın başında söyldim; 101 vatandaşımız canlı bomba saldırısında hayatını kaybetti.

DARBE FIRSATÇILIĞIYLA KARŞI DARBE YAPIYORLAR

8 aylık hamile kadını hapse alıyorsunuz, şeker hastası adamı hapse alıyorsunuz, ya bari ilacını verin! Bir darbe fırsatçılığı yapıp karşı darbe yapıyorlar. Sen bu tutumla devam edersen Türkiye'de senin darbe yaptığını bütün dünya anlayacak! Biz ne yapıyoruz; biz sadece demokrasinin gereği olarak sizi uyarıyoruz. PKK 'da yanlış yaptınız dedik, Gülen olayında yanlış yapıyorsunuz dedik. Aynı şeyi yine söylüyoruz: Darbeye elbette karşıyız, bankaya para yatırdın diye devlet memurunu atacaksın o bankaya kurulma izni veren siyasetçiyi koruyacaksın! Böyle bir şey olur mu?

ÖZET YILMAYACAĞIZ

Özet; yılmayacağız, mücadele edeceğiz. Demokrasi için savaşacağız. Türkiye'deki 1 milyona sahip çıkacağız. Bütün masumlara mazlumlara sahip çıkacağız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. İnsanımızı seviyoruz.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×