"Nusret Sancaklı aileleri uyarıyor."

CEHALET'TEN DOĞAN IRKÇILIĞA DİKKAT

 

Türkiye'dek ırkçılık tuzağına düşmüş gençlerimize "Sırp" olmakla "Sırpçı" olmak, "Karadağlı" olmakla "Karadağcı" olmak arasındaki farkı birileri anlatmalı.

 

Biri, bir milletin ferdi olmak demektir.

 

Diğeri ise farkında olmadan ırkçı, faşist ve temelleri atıldığı 1844, kurulduğu 1904 yılından beri kendilerinden olmayan herkese, hatta kendileri gibi düşünmeyen Sırplara bile katliamlar, soykırımlar yapan "çetnik" olmak veya "çetnik ideolojisine" hizmet etmek demektir.

 

Karadağlılar bile, son günlerde yasalar çıkartarak "Sırpçı" olmaktan kurtulmaya çalılırlarken, 1988 yılından sonra özellikle Bosna Savaşı esnasında Sırbistan'da "Sırpçıların" iktidara gelmesi sonucu binlerce barış sever, insan haklarına saygılı, demokrat "Sırp", Sırbistan'ı terk edip Amerika, Kanada, Avustralya ve Avrupa ülkelerine kaçmışken, sosyal medyadaki paylaşımlardan anladığımız; Türkiye'de maalesef "Sırpçılık" sın yıllarda da "Karadapcılık" kurbanı, ne yaptıpını, ne yazdığını bilmeyen gençlerin var olduğudur.

 

Galiba bazıları Eski Yugoslavya üzerinden rüzgar ekmek istemiş ama, şimdi fırtına biçiyor. Çünkü "Yugoslav" olmak ta "Sırpçı" ve "Karadağcı" olmaktan çok farklı bir sosyal durumdur. Yugoslavcılık veya Yugoslavyacılık kısaca özetlersek; Batı Balkanlarda yaşayan halkları ortak bir kültür, dil ve sınırlar içinde tutmayı amaçlarken, Sırpçılık ise büyük sırbistan içinde tek bir tarih, kültür, inanç, dil ve herkesi Sırp ve heryeri Sırbistan yapmayı amaçlıyor.

 

Sırpçılık, Sırbistan'ı ve Sırbistan ile ilgili herşeyi aşırı sevmek ve Sırp olmayı diğer insanlarda üstün olarak görmek demektir. Sırbistan'da da olmak üzere Dünya'daki Sırpların çoğunluğunun Sırpçılığa karşı olduğu bilinen bir gerçektir.

 

ÇETNİK (SIRPÇI) NEDİR, KİMLERE DENİR?

 

Tüm Sırpları tek çatı altında toplayarak "Büyük Sırbistan" hedefine ulaşmayı misyon edinen Çetnik hareketi 1900'lü yılların başında kuruldu.

 

Köken olarak "çete" kelimesinden türeyen harekete bağlı ilk oluşum, Belgradlı doktor Milorad Godevać tarafından örgütlendi.

 

Çetnikler ilk saldırılarını bugünkü Kuzey Makedonya Cumhuriyeti toprakları üzerinden Osmanlı İmparatorluğu'na yönelik gerçekleştirdi. 1903-1908 yıllarında Osmanlı ve Bulgarlara karşı kanlı eylemler gerçekleştiren örgüt, bölgedeki Türk, Arnavut, Boşnak, Makedon ve diğer etnik grupların varlığına son vermeyi görev edindi.

 

Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı'nda da varlık gösteren oluşum, "Voyvoda" adını verdikleri liderlerinin emrinde eylemlerini sürdürdü.

 

Çetnikler, 2. Dünya Savaşı'nda ise Nazi Almanyası ve Yugoslavya'ya karşı sahneye çıktı. Çetnik ideolojisinin en önemli liderlerinden Yugoslavyalı Sırp general Dragoljub (Draža) Mihailović komutasında yeniden örgütlendi.

 

Başlarda, Alman Nazi ve Faşist İtalyan kuvvetlerine karşı direniş gösteren Çetnikler, bu süre içerisinde Yugoslavya'nın eski devlet başkanı Josip Broz Tito'ya bağlı komünist silahlı hareketi Partizanlarla da savaştı.

 

2. Dünya Savaşı döneminde Yugoslavya topraklarında genelde 108 bin Boşnağın öldürüldüğü vahşi katliamlara imza atan Çetnikler, sadece Sırp olmayan halkları değil, kendileriyle aynı tarafta olmayan Sırpları da katletti !!!

 

Savaş sonrası Yugoslav güçleri tarafından yakalanan Mihailovic ve beraberindeki Çetnik liderler, vatana ihanet ve savaş suçu işledikleri gerekçesiyle yargılanarak idam edildi.

 

Çetnik hareketi, gerçekleştirilen katliamları bugüne kadar öldürülen tüm Sırplar için yaptıklarını savundu.

 

BOSNA SAVAŞI VE ÇETNİKLER

 

Ne yazık ki Yugoslavya'nın dağılması,  nüfusunun büyük kısmı Müslüman olan Bosna Hersek'te büyük bir trajediye dönüştü.

 

Eski Yugoslav Halk Ordusu'na ait askeri ve teknolojik gücü elinde bulunduran Sırbistan, Bosna Hersek ve Hırvatistan'a karşı savaş ilan etti.

 

Güç dengeleri düşünüldüğünde, elindeki ağır silahları yitiren Boşnak birlikleri ve kısıtlı dış desteğe sahip Hırvatistan ile Bosna'daki Hırvat güçlerin, Yugoslavya'nın tüm askeri yapısını donanmış Sırbistan karşısında başarı sağlaması olanaksız görünüyordu.

 

Üstelik saldırılara yeniden örgütlenen Çetnikler de dahil olmuştu. İnsanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek katliamlar da bu dönemde Çetniklerin katkısıyla Avrupa'nın ortasında yerini aldı.

 

1991 yılında Hırvatistan'ın Vukovar şehri, Sırbistan ve desteğindeki Çetnik güçlerin hedefi oldu. 3 binden fazla sivilin öldürüldüğü katliam sonrası, 1992'de savaş Bosna Hersek topraklarına taşındı.

 

Savaşın başlarında Sırp-Çetnik birliklerinin kontrolüne geçen Prijedor şehrinde, Boşnak ve Hırvatların yanında Çetnik güçlere karşı gelen Sırpların da aralarında bulunduğu 5 binden fazla sivil insanlık tarihinin gördüğü en kanlı uygulamalar ile katledildi.

 

Savaşın sonlarına doğru 8 binden fazla Boşnak sivilin öldürüldüğü Srebrenitsa Boşnak Soykırımı da yine Çetniklerin katılımı ile gerçekleştirildi.

 

1991'den Bosna Savaşı'nın sona erdiği 1995 yılı sonuna kadar gerçekleştirilen kanlı eylemlerde binlerce sivil hayatını kaybederken, on binlerce insan sürgün edildi. Yugoslavya'nın dağılış sürecinde, federasyondan ayrılan ülkeler arasında en ağır darbeyi Bosna Hersek ve Hırvatistan aldı.

 

Bu süreçte en büyük acıyı ise Türk (Turçin) olarak görülen Boşnaklar yaşadı. Çetnik hareketi, bu dönemde gerçekleştirdikleri faaliyetleri de, "intikam" adı altında tarih boyunca öldürülen tüm Sırplar için yaptıklarını savundu. Nitekim Sırp Karadağlı çetniklerin oluşturduğu Republika Srpska Ordusu (VRS) komutanı Ratko Mladić, Srebrenica'da Boşnaklara soykırımı başlattığı zaman Dünya televizyonlarına "Türklerden intikam alma zamanı geldi" diye konuşmuştur.

 

Günümüzde Sırbistan ve Republika Srpska Etnisitesinde bazı savaş suçlularının siyasi arenada varlığını sürdürmesi, Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkesi tarafından aranan veya cezalandırılan kişilerin Republşka Sırpska Etnisitesinde açıkça varlık göstermesi ve korunması, hatta kahraman ilan edilmesi tepkiyle karşılanıyor.

 

Tüm bunların yanında zaman zaman yayınlanan provakatif ilanlar, gerçekleştirilen gösteriler ve anmalar, Boşnaklar ve Hırvatlar için acı ifade eden günlerin resmi veya gayri resmi kutlamalara sahne olması, ülkedeki farklı etnikleri rahatsız ediyor.

 

Yanı sıra Çetnik kökenli siyasilerin söylemleri ve destekçileri aracılığıyla diri tutulan "Büyük Sırbistan" hayali, bölgede infilak etmeye hazır bomba etkisi oluşturuyor.

 

BİZ BU PAYLAŞIMIMIZ DA BU IRKÇILIK HASTALIĞINA YAKALANMIŞLARIN TÜRKLER VE TÜRKİYE, BOSNA HERSEK İLE SANCAK VE BOŞNAKLAR, KOSOVA VE ARNAVUTLAR HAKKINDAKİ PAYLAŞIMLARINI GÖSTERMEK İSTEMEDİK.

 

PROBLEMİ SOSYAL VE TARİHİ BİLİM IŞIĞINDA ELE ALARAK, BU KONUDA HALA RÜZGAR EKENLERİ AKLI SELİME ÇAĞIRMAYI UYGUN GÖRDÜK.

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×