ATAMIZ, MAKEDONYA’NIN KAVADAR KASABASI YAKININDA BULUNAN 'DABNİŞTE' KÖYÜNDE NASIL GİZLENDİ

Evet Remzi Canova'nın kaleminden Atatürk'ün Makedonya'da yaşadığı zorluklar.

Makedonya'da Atatürk'ü kim nerede sakladı?

Belki Atatürk'ü saklamasa öldürülecekti ve Türkiye Cumhuriyeti kurulamayacaktı.

Atatürk'ü saklamakla tarihi yeniden yazmış oldu diyebiliriz.

 

Evet Remzi Canova'nın Atatürk'le ilgili o yazısı;

 

ATATÜRK’LE İLGİLİ BİLİNMEYEN BİR HADİSE:

ATAMIZ, MAKEDONYA’NIN KAVADAR KASABASI YAKININDA BULUNAN 'DABNİŞTE' KÖYÜNDE NASIL GİZLENDİ

 

ÜSKÜP/ Bir ülkenin millî hafızası, tapu senedi ve diplomatik ilişkiler belleği kabul edilen arşivler, geçmişi günümüze, günümüzü geleceğe bağlayan en değerli kültür ve tarih hazineleridir. Ayrıca arşivler, ülkeler arası ilişkilerde dostluk köprülerinin kurulabileceği ortak bir hareket ve başlangıç noktalarıdırlar.

 

Ne var ki, bazı tarihi olaylar ve kişiler hakkında birçok araştırılmamış belgeler, bilgiler ve bulgular bulunmaktadır ki, bunlar çok kez hiçbir arşivde yer almamış, ancak halkın hafızasına kazınılmış, nesillerden nesillere taşınmaktadır. İşte bir güzel örnek :

Makedonya’nın Tikveşi Bölgesinde Kavadar (Türkçesi kafa-dar) kasabası yakınlarında, Dabnişte (meşelik anlamına gelir) adında bir köy var. Bir süre önce, Kavadar Belediyesinin Kültür evinde Lazar Doyçinov isminde bir yerel sanatçının sergisinde bir tablo özellikle ilgi çekmiştir. Dabnişte Köyünden bir evin sergilendiği bir tablo söz konusudur. Pek çok kişi Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatının o evde kurtarıldığını bilmiyordu.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Makedonya kökenli olması, onun Makedonya ile bağlantılı olmasından daha doğal bir şey olamaz. İşte Atamızın Makedonya ile bağlı bir olay, birkaç yıldır Makedonya’nın Kavadar kasabasına yakın Dabnişte adında bu köyde, rivayetlere göre, Atamızın hayatını kurtaran bir vaka yaşanmıştır.

 

Bu köyün halkı arasındaki bir rivayete göre, bir asırdan fazla bir süre önce, Atanas Ayvazovski adında bir köylünün Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını kurtardığı rivayeti yayılmıştır. Mustafa Kemal’in, Jön Türk Devrimi'nden önce genç bir subay olarak, başlatmış olduğu Jön Türkler Hareketinin başını çektiği için, hakkında açılan kovuşturma yüzünden, kaçarak bir yerde sığınması gerekiyormuş. Arkadaşları, Makedonya’nın Tikveş bölgesindeki Kavadar kasabası yakınlığındaki Dabnişte köyünde korunması için, kendisini oraya getirmişler. Köy muhtarı, aşağıdaki metinde de görüleceği gibi, bu işi köyde iri yapılı Atanas Ayvazovski adında bir köylüye havale etmiş. Atanas veya köylülerin deyimiyle Atanasko, her tarafta aranan Mustafa Kemal’i kendi evinde gizlemeye (korumaya) almış. Mustafa Kemal bir süre orada kalmıştır (gizlenmiştir). Atatürk’ün bu köyde gizlendiği yönünde duyum alan, zaptiyeler ve askerler, köye baskın yapmış. Arama, tarama başlamıştır. Sıra Atanas Ayvazovski’nin de evine gelir. Atatürk’ün sığındığı (gizlendiği) yeri söylemek için, Ayvazovski, askerler ve zaptiyeler tarafından öldürürcesine dövülmüş ve üzerine işkence yapıldığı rivayet ediliyor. Atanas (Tanasko) dayak yemesine rağmen, bir yapağı dolu sepeti içinde gizlendiği Atatürk’ü ele vermemiş.

 


Tabi ki, Atamız  da bunun altında kalmamış. Jöntürk hareketinin zaferinden sonra ve Mustafa Kemal Türkiye'deki Kurtuluş Savaşını kazanarak, Cumhurbaşkanı olunca, bu köyde kendisini gizleyen ve koruyan O Makedon köylüsünü unutmamış. Atanas Ayvazovski’yi Türkiye’ye misafir olarak davet etmiş. Ancak Atanas Ayvazovski,çok yaşlı olduğu için bu yolculuğu gerçekleştirememiştir. Buna rağmen, Atatürk bu Makedon köylüsüne minnettarlığını ifade etmek için, aralarında Winchester marka bir tüfek yanısıra hediyeler göndermiş.

 

Corona pandemisi başlamazdan öncesine kadar, Dabnişte Köyü, Türkiye’den gelen çok sayıda turistlerin uğrak yeri olmuştur. Atatürk’ü büyük bir tehlikeden kurtarmış olan Atanas Ayvazovski’nin bu öyküsüne hayranlıkla dinledikleri dile getiriliyor.

 

Olay, bir asırdan fazla bir dönem önce, Jön Türk Devrimi döneminde gerçekleşmiş olmasına rağmen, Türkiye’den gelen turistler bundan yüz yıl önce Atamızın gizlendiği O Köyü ve olayla ilgili ne varsa, ne yoksa, gezmek, konuşmak, görmek istedikleri belirtiliyor. Şimdiki Kavadar Belediyesi Başkanı olduğu gibi, kendisinden önce de bu görevdeki başkanlar da bunu teyit etmektedirler.


Makedon Komitacılarının, Osmanlı İmparatorluğuna karşı başlattıkları İlinden Ayaklanmasından sonraki yıllarda, Kavadar’ın sekiz kilometre güneybatısında bulunan Dabnişte köyünde, Ajvazovski ailesinin dört oğlu varmış. Bunlardan en büyüğü Atanas’ın bugünkü torunlarının söylediklerine göre, dedeleri, nerdeyse iki metre boyunda, cengaver bir adammış. Onlar dedelerinin anlattıklarını hatırlatıyorlar:

“1908'de bir akşam köy muhtarı dedemiz Atanas Ayvazovski’yi, köydeki Bey Kulesi'ne çağırtır. Dönemin Osmanlı yönetiminin, biri hakkında kovuşturma emri çıkardığını söyler. Bu insanın ismini sır tuttuğu için dedemize de ismini söylememiş, dedemden, sadece bu insanı gizlemesini talep etmiş. Bir de dedeme “ağzını sıkı tut, hiç kimseye, ama hiç kimseye, hatta en yakınlarına bile bu konudan bahsetmeyeceksin “ diye tembih etmiş Köy muhtarı. Dedemizden bu şahsa geçici olarak bir süreliğine sığınak sağlamasını istemiş. Dedem konuğunu fındık çubuklarından örülmüş bir sepete koymuş, üstünü de yapağıyla örtmüş, sözde yapağı taşıyor diye eve götürüp, evin alt katında bir yerde gizlemiş. Atanas ise, gündüz davarlarıyla ve bağ işleriyle uğraşırken, geceyse evlerinde gizlenen misafir ile az da olsa sohbet edermiş. Kısa bir süre sonra köyü zaptiyeler ve asker basar. Dedelerimin evi önünde bir kiler ve yanında da ahır varmış. Ahırda birkaç davarı ile atları varmış. Bunların arasında çok tekme attığı için kimsenin yanına yaklaşamayacağı bir kısrak varmış. Orada gizlenen misafir için bu bir şans olmuş. Zaptiyeler ve askerler acımasızca dedemi döverek, köye yeni gelen kişiden bahsetmesini istemişler. Zaptiyeler, dedemizin boynuna bir ip bağlayarak onu döve döve, Garnikovo köyüne götürmüşler. Orda da dedemi dövmeye devam etmişler ve işkenceye çekmişler. O gece, asker ve zaptiyeler, dedemizin öldüğünü sanarak, onu bir bayırdan aşağı bir çuval gibi atmışlar. Sabah oradan atıyla geçen ve değirmene giden bir köylü, dedemi görmüş ve eve götürmüş”.

Atanas Ayvazovski’nin torunlarının anlattıklarına göre, dedeleri, zar zor hayatta kalmış. Sırtına soğan, tuz ve sıcak koyun derisinden pansumanlar yapılarak tedavi görmüş. Tabi, dedeleri Atanas, o zamana kadar kimi gizlediğini bilmiyormuş. Ancak daha sonra genç subayın, aslında Manastır (Bitola) garnizonundaki Jön Türk Devrimi'nin organizatörlerinden biri olduğunu öğrenmiş.


Mustafa Kemal onu hiç tanımamasına rağmen, kendisine ihanet etmediği, kendi koruyucusunun neler yaşadığını görmesi nedeniyle, köyden ayrılma zamanı geldiğinde, ayrılıkları samimi bir şekilde olmuş.

 

MUSTAFA KEMAL DABNİŞTE’Lİ ATANAS’I UNUTMAMIŞ

Mustafa Kemal bu köyden ayrılmış. Aradan yıllar geçmiş, ancak daha sonra sahip olduğu devlet yükümlülüklerine rağmen, Mustafa Kemal, Dabnişte'den Atanas'ı unutmamış. Önce ona gümüş apliklerle basılmış bir Winchester tüfeği de dahil olmak üzere, hediyeler göndermiş. Atanasko tüfeği çok değerli bir şey olarak saklamış. - 1924 yılında Tanasko, Ankara'da Mustafa Kemal'in konuğu olmak için yazılı bir davetiye almış. Atanas, Mustafa Kemal Atatürk’ten kendisine gelen o davetiyeyi uzun süre kemerinde taşımış, köylülerine gösteriyormuş. Genç ve ünlü devlet adamını görmek için büyük bir arzusu varmış, ancak 78 yaşında uzun bir yolculuğa katlanacak gücü yoktu. Mustafa Kemal'e 1934'te Atatürk unvanı veya modern Türkiye'nin babası unvanı verildiğinde, Atanasko’yu bir kez daha davet gelmiş, bu sefer ATATÜRK olmuş olan Mustafa Kemal, kurtarıcısına, bir kez daha şükranlarını bildirmiş ve çeşitli hediyeler gönderdiği iddia ediliyor. Bu hikayeyi, Kavadar kasabasındaki müzede de biliyorlar. Bu hikaye, Dabnişte Köyünde nesilden nesile aktarılmaktadır. Kavadar ve Tikveş bölgesinin tarihçisi olarak bilinen tarihçi, Petre Kamçevski de, bu konuda bir kitap yazan Cveta Trifunova’nın kitabının önsözünü yazmış bulunmaktadır.



Kaderin cilvesine bak. Atatürk’ü evinde saklayan Atanas’da, Mustafa Kemal Atatürk’te 1938 yılında vefat etmişlerdir. Atanas tam 100 yaşında hayata veda etmiş, Mustafa Kemal Atatürk ise sadece 57 yaşında iken aramızdan ayrılmıştır diyor bu tarihçi.


Bugün Kavadar müzesinde Mustafa Kemal’in Atanasko’ya hediye olarak göndermiş olduğu 1897 yapımı Winchester tüfeği sergilenmektedir. Bu tüfeği Mustafa Kemal’in Atanas (Tanasko) Ayvazovski’ye gönderdiği hala rivayet ediliyor. Köyün daha yaşlı sakinleri de bu tüfeğin Atatürk tarafından Dabnişte Köyünün bu köylüsüne gönderdiğini söylüyorlar.



Birkaç yıldır, Türkiye’den gelen turistler buraya gelip bu tüfeği görebilmektedirler. Atanas Ayvazovski ailesi uzun yıllar bu tüfeği evlerinde hatıra olarak korumuş. Daha sonra bu tüfek, Dabnişte’ki bir öğretmenin evinde korunmuş. Bundan sonra da,Ayzovski’nin yakınlarının da rızasıyla ,bunu Kavadar müzesine hediye ederek, herkese görme fırsatı sağlanmıştır.
 


Haber: Remzi Canova/ÜSKÜP
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×