DOST BİLDİĞİMİZ ARNAVUTLARDAN TÜRKLERE (TÜRKİYE’YE) OFSAYTTAN BİR GOL DAHA

DOST BİLDİĞİMİZ ARNAVUTLARDAN TÜRKLERE (TÜRKİYE’YE)

OFSAYTTAN BİR GOL DAHA

 

 

Üsküp-Makedonya Remzi CANOVA- Hatırlarsınız bir süre önce Makedonya Hükümetinin, AB ile henüz müzakerelere başlamadan bile “Kıraldan daha büyük Kıralcı” edasıyla, AB’nin Türkiye gemilerinin Kıbrıs sularında gaz ve petrol sondajlarına başlamış olması nedeniyle, Türkye’ye karşı yaptırım kararı aldı. Ne hikmetse 90’ların başında Yunanistan tarafından uygulanan ambargonun acı faturasını ödemiş olan Makedonya da, AB’yle dayanışmaya girmiş, bu yaptırımlara katıldığını beyan etmiştir. Bizi temsil eden ve şu anda iktidar ortağı olan 2 Türk partisinin yönetici kadrosu, onlara göre bu “iddiayı” ortaya atanları fırsatçı, Türk düşmanı gibi yakıştırmalarla kınama yarışına girdiler adeta. Ama ne demişler “Halep oradaysa (uzaksa)  arşın burada” misali, Kuzey Makedonya Cumhriyetinin Resmi gazetesi bu “iddiaları” ortaya atanları doğrulatmıştır.

             

               Bir diğer üzücü olay hep dost bildiğimiz, hatta bazı çevrelerin iddia ettikleri gibi “din kadeşlerimiz” Arnavutlardan geldi. Üsküp’ün “Çayır” Arnavut Belediyesi, hiç kimseye sormadan (halkla danışmadan,belediye konseyi üyelerinin onayı olmadan)Osmanlılardan kalan ve yüzyıllarca ayakta duran nadir eserlerden biri olan Üsküp Türk çarşısının, tabiri caiz ise altını üstüne getirmiş,anlayacağınız çehresini değiştirmiştir. Ne yazık ki, Türk siyasileri ve STK’larından bu konuda da bir çıt bile yok.

         

              Yine bizi sevindirmesi mi gerekir, yoksa üzmesi lazım (varın siz değerlendirin) MTV Türkçe yayınlarının 3, buçuk saatten 11 saate çıkarılmış olmasıdır. “Nankörlük yapıyorsun”diyenleri duyar gibi oluyorum. “Hem yayın saatleri arttırılmış hem de eleştiriyorsun” dedikleri adeta kulağıma zonkluyor. Hatta iktidardaki 2 Türk patisi bu başarıyı kendilerine mal etmekte yarışırlar. Oysa sevgili dostlar işin iç yüzü hiç de bizi sevindirmemesi gerekir. Neden mi ? İlkönce, bu devledin kurucu unsurları olan Türklere resmen azınlık muamelesi yapılmaktadır bu ülkede. Biz diğer etnik topluluklarıyla birlikte sanki bu devledi kurmadık “İsviçre’de” “Belçika”da veya “Almanya’da çalışan yabancı işçilere”(Gastarbayterlere) yapılan bir muamele sözkonusu. Hatırlatayım: MTV çerçevesinde Türkçe yayınları önce 1. kanaldaydı ve günde yarım saatlik yayındı. Daha sonar 2. Kanala aktarıldı, yayın saati de arttırıldı. Bu da yetmemiş 3. Kanala taşıdılar. Şimdi de 51 yıl sonra 4. Kanala attılar Türkçe yayınlarını. Neden biliyor musunuz ?

     

          Bizi çok sevdiklerinden değil. Efendim Devlet Televizyonunun 3. Kanalın tamamı Arnavuıtlara verliyor. Yani Makedonların ve Arnavutların deyimiyle”  ufak tefek “salatalıklar” (Yani Türkler, Sırplar, Boşnaklar,Romanlar ve diğerleri bu kanaldan atılarak, hep brlikte 4.kanala kiracı olarak gönderildiler. Kimbilir yine başka bir kanala taşınırlar? Anlayacağınız Makedonlarla Arnavutlar resmen ülkeyi paylaşıyorlar. Başka bir deyimle, Makedonya binasiyonal (iki etnikli) bir ülkeye dönüşüyor.Bize kalan ise işte yukarda da dediğim gibi dozajlı haklar reva görülüyor. O ayrı ki, korkuyorum MTV Türkçe yayınları bu 11 saatlik yayınları nedeniyle “dolduracaklar”. Yok eğer bize bütün gün Türk dizileri vereceklerse, daha iyi hiç vermesinler. Türk dizilerine karşı olduğumdan değil,bugün Makedonya’da nerdeyse her Türk ailesi uydu antenleri sayesinde istedikleri diziyi,istedikleri kanalı seyredebiliyorlar.Kaldı ki burdaki Makedon özel kanllarının her bir günde en az 2-3 Türk dizisi sunmaktadır.Böyle olacaksa daha iyi olmasın.

 

           Neymiş efendim, Türkçe yayınların 11 saate çıkarılması büyük bir başarıyımış. Oysa bu 4. Kanalı Makedonya’da herkes alabilecek mi, yayınları seyredebilecek mi ? sorusu şimdilik meçhul.

 

           Son hadise ise Makedonya Başbakan Yardımcısı ve ülkenin AB ile ilişkilerinden sorumlu Başbakan Yardımcısı, bu “Corona “ krizi münasebetiyle kurulan kriz kurmayın başkanı olan DUİ ( İktidar Ortağı olan Arnavutların Demokratik Bütünleşime Birliği-DBB) temsilcisi Buyar Osmani, geçtiğimiz günlerde bir diplomata yakışmayacak bir açıklamada bulunmuştur. Osmani, Pirlepe’de 18. Nisan günü yaptığı bir konuşmasında Türklere (Türkiye’ye) tabiri yerindeyse “ofsayttan gol” atmıştır.

 

           Osmani Türkiye’yi nerdeyse hırsızlıkla suçlamıştır. Onun iddiasına göre Çin tarafından Makedonya için, Belgrad’taki Norveç elçiliğine gönderilen respiratörleri, Türkiye almış. Ancak Osman Buyari’nin sözleri olaya bir “Kriminel” boyut kazandırıyor. Son zamanlarda bazı çevreler haklı olarak birilerinin Makedonya ile Türkiye ilişkilerini bozmaya çalıştığı göze çarpmaktadır. Birileri bu iki dost hatta ötesinde ki ülkeyi kavga ettirmeye çalşılıyor. İşin garip yanı, bu konuda iktidardaki SDSM (Sosyal Demokratlar Birliği) ile DUİ sözbirliği içindeler gibi bir görüntü veriyorlar. Okadar ki, bir Demohristiyan tandanslı parti olan ve kim ne derse desin bir Müslüman düşmanı olarak bilinen VMRO-DPMNE Partisi bizi ve Türkiye’yi “korumaya” alıyor,tahmin edebilir misiniz ? Bu bizimkiler hikaye anlatmaya devam etsinler.

 

          Sizce,Osmani’den bu sözlerine açıklama getirmesini ve yanlış anlaşıldıysa özür dilemesini isteyecek bir “baba yiğit”var mı bu ülkede (tabi ki Türklerden) ?. Görünen O ki, bu soruları sormak veya gündeme taşımak işi, bizim gibi garibanlara kalıyor.

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×