John Kerry 24 Ağustos’ta Ankara’da...
ABD bir kez daha AKP iktidarını hizaya çekiyor

 15 Temmuz öncesinde batı nezdinde “istenmeyen kişi” olan Erdoğan, darbe girişimiyle gözden çıkarıldığını da anladı. ABD ile AB, 15 Temmuz sonrasında sergiledikleri tutumlarla  Erdoğan’a artık tahammül etmek istemediklerini hissettirdiler. Bunu fark eden Erdoğan, derin bir korku ve endişeye kapıldı. Zira şu ana kadar işgal ettiği makamlara her zaman ABD desteği ile gelen Erdoğan, bu koşullarda saltanat hayallerini gerçekleştirmenin imkansızlığını idrak etti. Bu ise Erdoğan ile bazı müritlerinin “batı karşıtı” söyleme sarılmalarına neden oldu. 

Batıya karşı “sahte kabadayılık”

İktidar borazanı medya darbe girişiminin arkasında ABD’nin olduğunu iddia ederken Erdoğan’la bazı AKP’li bakanlar da ABD-AB karşıtı demeçler vermeye başladılar. Medyadaki bazı tetikçiler ise, Türk devletinin NATO’dan ayrılmaya hazırlandığı türünden uydurma haberler yayınlayarak “batı karşıtı” koroya katıldılar. Bilmeyenler sanır ki; 65 yıldır NATO’ya, hizmet eden Türk devleti batıya bayrak açmış. Bu koroya göre  Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesi, batıdan uzaklaşıp Avrasya’ya yönelişin kanıtıdır.

İktidar tetikçisi medya böyle bir tablo çizmeye çalışsa da “kazın ayağı” hiç de öyle değil. Yapılanların tümü, Erdoğan’a yeni bir kredi sağlamaya odaklıdır. Nitekim bazı AKP’liler batıya atıp tutarken, diğerleri farklı telden çalıyor.

Örneğin Reuters’a konuşan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türkiye’nin orduyu yeniden yapılandırmada, bir başka darbe girişimine zemin hazırlanma ihtimalini eleme amacında olunduğunu ve atılan adımların NATO ittifakının yapısına ve ruhuna uygun olacağını vurguladı. Bir diğer örnek ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ABD dergilerinden Newsweek için kaleme aldığı makale. 15 Temmuz darbe girişimine dair makalede AKP iktidarının nasıl da “demokratik” olduğunu anlatan AKP’li bakan, “batının değerleri”ne bağlı oldukları konusunda güvence veriyor.

BatınınErdoğan’ı gözden çıkarması AKP iktidarını rahatsız etmekle kalmıyor tedirgin de ediyor. Buna rağmen söylemdeki kabadayılık sahte yaranma ise esas gerçektir.

Darbe girişimi sonrasında Türkiye’yi ilk ziyaret eden kişi ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford oldu. İncirlik Üssü ile bombalanan meclisi ziyaret eden ABD’li General, NATO’nun ikinci büyük ordusuna desteğini sunarken, Türkiye’nin dost ve müttefik olduğunu bir kez daha ifade etti. “Erdoğan’ı gözden çıkardık ancak Türk devleti müttefikimizdir” mesajı veren J. Dunford, ABD’nin darbe girişimi sonrasındaki tutumunu da özetlemiş oldu.

Görünen o ki gerçekleşen üst düzey askeri ziyaretin ardından da ABD karşıtı haber ve açıklamaların devam etmesi, Washington’da ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. Nitekim resmi açıklamalarda darbe karşıtlığı ve Türkiye’nin önemli bir müttefik olduğu vurgusu öne çıkarken, ABD medyası ise tehdit ve felaket senaryolarını peş peşe yayınlıyor. Medya “Suriye, hatta Afganistan gibi olmayı göze alıyorsanız batıdan/NATO’dan uzaklaşabilirsiniz” tehditleri savururken, resmi açıklamalar ise “can sıkıcı laflar etmeyi bırakın, batının/NATO’nun hizmetinde olmaya devam edeceksiniz, başka da çareniz yok” mesajları veriyor.

J. Kerry direktifleri doğrudan verecek

Karşılıklı açıklamalar, restleşmeler, suçlamalar, tehditler vb... Tüm bunlar ABD-AB ile  AKP iktidarı arasında yaşanan gerilimin boyutunu gösteriyor. Ancak her şeye rağmen ne Batı Türkiye’yi kaybetmekten kaygılı ne AKP iktidarı batıdan/NATO’dan uzaklaşmaya hevesli.

J. Kerry’nin 24 Ağustos’ta Türkiye’yi ziyareti, ABD’nin bu gidişata dur demeye hazırlandığını gösteriyor. Tarafların anlaşması çok zor bir şey değil. Sorun, artık ABD'nin Erdoğan’a katlanamazken, iktidarın, Erdoğan'a tam bağımlı olmasından kaynaklanıyor. Bu durumda gerilimi hafifletmek için ABD Erdoğan'a bir süre daha katlanmayı kabul etse de, sonunda istediklerini de dayatacaklardır.

Bu gerilimin iktidarla medyası tarafından batı/NATO karşıtı “milli birlik” hamasetine konu edilmesi riyakarlığın dik alasıdır. Zira dinci gericiliğin ne “milli birlik” gibi bir derdi var ne batı/NATO karşıtı olabilir. Bundan dolayı bir kez daha ABD'nin önünde hizaya gelecekler, konumları gereği de gelmeye mahkumlar. 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×