MAKEDONYA’DA OSMANLI DÖNEMİNDEN KALMIŞ 'TÜRK ÇARŞISI'NIN ÇEHRESİNİ BOZUYORLAR

MAKEDONYA’DA OSMANLI DÖNEMİNDEN KALMIŞ ‘TÜRK ÇARŞISI’NIN ÇEHRESİNİ BOZUYORLAR

 

 

Remzi CANOVA-Üsküp/Makedonya 

 

               Balkanlarda Osmanlı döneminden kalmış tarihi eser değerinde olan yapıların sayısı oldukça çoktur. Makedonya hatta Balkan ülkelerinde Türk-Osmanlı eserlerini ençok koruyan,restavrasyon yapan ve bu eserlerin ayakta kalmasına özen gösteren belki de tek ülkedir. Diğer Balkan ülkelerinde Osmanlı döneminden kalmış olan Türk-Osmanlı eserleri yerinde bugün rüzgarlar eserken, Makedonya’da, bir sürü tarihi eser, zamana yenik düşüp yok olmuş olmasına rağmen, bugün Makedonya’da yüzlerce Türk-Osmanlı döneminden kalan eserler, yapılar, hala ayakta o yıllara tanıklık etmektedirler. Bu yüzden olacak ki, Kuzey Makedonya Cuhuriyeti’nin başkentinin kalbi olarak bilinen, bir zamanlar kapalı olan, ancak geçirdiği bir yangından sonra üstü açılan “Kapalı Çarşı”sı veya bugünkü ismiyle “Türk Çarşısı” veya “Eski Çarşı (Stsra Çarşiya) hala eski zanaat ve zanaatçılara, lokantalara, hanlara medreselere ev sahipliği yapan bir mekan olarak bilinmektedir. Yaz mevsiminde ise türlü kültürel olaylara sahne olmaktadır. Bu yüzden bugünlerde Makedonya’da da hüküm süren ve can alan Corona pandemisi sonucunda, devlet mercileri 65 yaşüstü olanlara günde 2 saat dışında sokağa çıkma yasağı uyguladığı ve her hafta sonu Cuma günü saat 16:00 dan itibaren Pazartesi saat 05:00’e kadar sokağa çıkma yasağı birileri için kaçırılmaz bir fırsat olmulştur.

 

Makedonya Başkentinin merkezinden geçen Vardar nehrinin sol yakası Müslümanların (Türk, Arnavut, Boşnak, Romanlar, Torbeşler v.b.)yoğun yaşadıkları bir kesimdir. Ancak özellikle son yıllarda dünyanın her yanından binlerce turistin akın ettiği ve çok büyük bir merakla ve ilgiyle ziyaret ettikleri bir mekan olan Üsküp Türk Çarşısının yüzyıllarca yaşayan “Türklük” mühürünü silmek amacıyla  akıl almaz bir işe girişimiş bulunmakadır.,

 

Üsküp’ün “Çayır” Belediyesi (Arnavutların belediyesi sayılır) Üsküp çarşısının otantikliğini değiştirmek amacıyla, bu sokağa çıkma yasağını da fırsat bilerek (tepkileri önlemek maksadıyla) çarşıdaki kaldırımı, kesme taşlı döşemenin tamamını sökerek, çarşının çehresini değiştirecek “bekaton”la döşemeye kalkışmış bulunmaktadır. Çarşıdan gelen görüntüler, çarşının bir şantiyeye dönüştürüldüğünü gösteriyor.

   

Elbette ki çarşının restavrasyona ihtiyacı var. Ama bu rastavrasyonu uzmanlar yapar. Çıkarılan her eski taşa birer numara yazarak, daha sonra düzgün bir şekilde olduğu gibi yerli yerine yerleştirilmektedir. Ama bu sefer “Arnavut” Belediyesinden Türkler’e gelen bu “kazık” öyle değil. Dolayısıyla çarşının çehresini değiştirecek şekilde bir restavrasyon başlatılmıştır. Ne yazık ki, Makedona’daki 3 Türk siyasi partisi, 60 kadar STK bu olaydan bir haber veya şu ana kadar hiçbir tepki göstermiş değildir.

Bu nedenle halk, sosyal medya üzerinden hiç olmazsa, T.C. Üsküp Büyükelçiliğini göreve davet ederek, çaresizlik içinde elçiliğin olaya müdahale etmesini talep etmektedir. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti’nden de bu konuda destek ve yardım istemektedir. Ama gelirmi,gelmez mi, olur mu olmaz mı ? şimdilik meçhul. Bir tepki, bir müdahale gelmez ise korkulur ki, Üsküp tıpkı  ünlü Türk şairi ve Üsküp’lü olan Yahya Kemal Beyatlı’nın ”KAYBOLAN ŞEHİR”inde olduğu gibi Üsküp’ün Türk-Osmanlı çehresi tamamen değişecektir.

 

            Kaybolan Şehir

Üsküp ki Yıldırım Beyazıd Han diyârıdır,
Evlad-ı Fatihân’a onun yâdigârıdır.

Firûze kubbelerle yalnız bizim şehrimizdi o;
Yalnız bizimdi, çehre ve rûhiyla biz’di o.

Üsküp ki Şar Dağ’ında devâmıydı Bursa’nın.
Bir lâle bahçesiydi dökülmüş temiz kanın.

Üç şanlı harbin arş’a asılmış silâhları
Parlardı yaşlı gözlere bayram sabahları.

Ben girmeden hayâtı şafaklandıran çağa,
Bir sonbaharda annemi gömdük o toprağa.

İs’a Bey’in fetihte açılmış mezarlığı
Hulyâma âhiret gibi nakşetti varlığı.

Vaktiyle öz vatanda bizimken, bugün niçin
Üsküp bizim değil? Bunu duydum, için için.

Kalbimde bir hayâli kalıp kaybolan şehir!
Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!

Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene,
Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene.

Yahya Kemal Beyatlı

 

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×