Türk Lirası tarihinin en düşük seviyelerini yaşıyor!
İlan edilen olağanüstü hal ve Rusya ile yaşanan kriz sonrası düşen turizm gelirleri neticesinde büyüme olumsuz etkilendi.
Ekonomik büyümenin öncü göstergelerinden biri olan sanayi üretimi üçüncü çeyrekte yüzde 3.1 daralırken, Kasım ayı tüketici güveninde de gerileme yaşandı. Eğer ekonomi üçüncü çeyrekte daralırsa, 2009 yılının üçüncü çeyreğinden bu yana ilk kez negatif büyüme yaşanacak.
Bu veriler ışığında ekonomistler hükümetin 2016 yıl sonu hedefi olan yüzde 3.2 büyümenin de beklentilerin altında kalacağını, hatta 2017 için hedeflenen 4.4’ün de risk altında olduğu kanısındalar.
Londra'da Nomura'nın gelişen piyasalar ekonomisti İnan Demir, 3. çeyrekte yüzde 1 civarında bir küçülme beklediğini, yılın tamamı için ise beklentisinin yüzde 2.7 büyüme olduğunu ancak aşağı yönlü risklerin bulunduğunu söyledi.
“3. çeyrekte darbe teşebbüsünün tüketici ve reel kesim güvenini olumsuz etkileyerek iç talebi yavaşlatmış olduğunu düşünüyorum. Ama çeyreklik bazdaki küçülme, Temmuz-Eylül dönemi için geçerli olmakla beraber, darbe teşebbüsünden  önce 2. çeyrekte de GSYH (gayri safi yurt içi hasıla) büyümesinin yavaşlamış olduğunu dikkate almak lazım. Yani bu yavaşlama sadece 3. çeyreğe mahsus geçici etkilere atfedilecek bir gelişme değil.”

Ekonomik aktivite zayıfladı
Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan edilen olağanüstü hal ile birlikte yaşanan siyasi belirsizlik neticesinde iç talebin yavaşlaması sonucu ekonomik aktivite zayıfladı. Ayrıca Rusya ile Türkiye’nin bir Rus jetini düşürmesi sonucu Kasım 2015’te başlayan gerginlik neticesinde Rusya’nın uyguladığı ambargo sonucu turizm gelirleri ciddi bir kayba uğradı.
İş Yatırım ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu üçüncü çeyrekte yüzde 0.5'lik bir büyüme beklediklerini ancak bir daralma da gelebileceğine işaret ediyor. Kömürcüoğlu şöyle konuştu: "Turizm gelirlerinde tam yüksek sezonda– Temmuz, Ağustos, Eylül - kayıplar oldu, o çok etkiledi. Diğeri de tabii 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin etkileri ekonomide en yüksek üçüncü çeyrekteydi. Bunların hepsi büyümeyi ciddi anlamda aşağı çekiyor.”
Başbakan Binali Yıldırım, Ekim ayı başında Orta Vadeli Ekonomik Programı açıkladığında 2016 yıl sonu büyüme beklentisinin yüzde 4,5’ten, yüzde 3,2’ye çekildiğini söylemişti.

2017 büyümesi de hedefin altında kalabilir
Bölgedeki siyasi gerilim, PKK ve IŞİD dahil olmak üzere Türkiye'de artan saldırılar, Suriye ve Irak'ta IŞİD’e karşı başlatılan operasyonlar ile ABD ve Avrupa Merkez Bankalarının atacağı adımlara ilişkin endişeler de önümüzdeki dönemde büyümede aşağı yönlü riskleri arttırıyor.
Ekonomistler gelecek sene için yüzde 4.4’lük büyüme beklentisinin de fazla iyimser olduğunu ve aşağı revize edileceğini düşünüyorlar.  
QNB Finansbank ekonomisti Deniz Çiçek de onlardan biri. Çiçek şöyle konuştu:
"2017 yılı için son çeyrekte ve önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde ciddi bir toparlanma olup olmayacağı önemli olacak. Biz küresel tahvil faizlerinin yükseldiği bir ortamda dış koşulların olumsuz olduğunu, içerde siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin sürdüğünü değerlendiriyoruz. Bu yüzden yüzde 4.4 olan 2017 yılı OVP (orta vadeli program) büyüme tahminini iyimser görüyoruz. Bizim 2017 için büyüme tahminimiz yüzde 3.”
Hükümet ekonomiyi canlandırmak için geçici vergi indirimleri de dahil olmak üzere yeni önlemler üzerinde çalışıyor.

Lira tarihi düşük seviyede
Ekonomistler dolara karşı tarihinin en düşük seviyelerinde seyreden liranın Merkez Bankası yakında faiz artırımı yapmadığı taktirde, zaten zayıf olan ekonomik aktiviteyi daha da yavaşlatabileceği uyarısında bulunuyorlar.
Rabobank Gelişen Piyasalar Kur Stratejisti Piotr Matys şöyle konuştu:“Lira dolara karşı dik bir şekilde düşerken tüketici güveni gerileyeceği için iç talep de zayıflayabilir.”
Matys tüketici güveninin Kasım ayında Temmuz’dan beri en düşük seviyesine geldiğini hatırlatarak, liradaki satış dalgasıyla beraber hane halkı güveninin bozulma hızının arttığını belirtti.
Rabobank kur stratejisti Matys, Merkez Bankası’nın 24 Kasım’daki para politikası kurulu toplantısında bir faiz artırımı yapmadığı takdirde, lirada değer kaybının artabileceğini ve bu durumun da ekonomik aktiviteyi daha da yavaşlatabileceğini söylüyor.
Üçüncü çeyrek büyüme verisi Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından 12 Aralık'ta açıklanacak.
Deutsche Welle Türkçe
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×