Bu Makale
1974 Tekil
Görüntülendi.
GÜN GELİR “ADALET” SANA DA GEREKEBİLİR..
Yazacak ne çok konu birikti..
Biraz oradan, biraz buradan diyerek oturdum boş kağıdın önüne ve aldım kalemi elime..
Önce ADALET.. HAK-HUKUK-ADALET..
Ve bu slogan ile günlerce onbinler, ana muhalef lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yürüdü.
Soğuk demedi, yağmur demedi, sıcak demedi.
Her iklimi iliklerine kadar yaşarken, ayaklar artık yol yorgunluğu ile çatlamışken, sakallar uzayıp, yüzlere açık havanın verdiği karanlık bürünmüşken yürüdü.
Asla durmadı.
Biz de ailecek oradaydık.
Oysa klimalı evimizin serinliğinde, büyük ekran TV nin karşısında oturup o yürüyenleri seyredebilirdik de.
Bize hiç yakışmazdı ki bu.
Hani o ADALET’İ; kendi mahallemizde, kendi ilçemizde, kendi ilimizde arar iken, evde klavye kahramanlığı yapıp ona buna laf yetiştirmek bize hiç yakışmazdı.
Kızımızı büyüklerimize bırakıp bindik arabamıza ve sabah orada idik.
Ve daha ilk dakikadan itibaren, ne uykusuzluk, ne yorgunluk ne de sıcak bizi hiç etkilemedi.
O yüzlerdeki umut varya işte o doğan güneş gibi idi.
Denildiği gibi, yaşlısı, genci herkes orada idi.
Ülkenin her yerinden gelen ama istenilen tek şeyin ADALET olduğu büyük bir kalabalık.
Giderken ne götürebiliriz diye düşündük.
Çok şey var idi aslında.
Ve yola çıkmadan bir gece evvel sabaha kadar oturup yemek yaptım.
Bir tencere sarma, bir tencere zeytinyağlı taze fasulye.
Biraz da çorap, çamaşır falan..
Tüm bunların yanına; umudumuzu ve İzmir’imizi de katarak paylaştık karavanlarda kalan adalet savaşçılarıyla.
Sonra hep beraber yürüdük gücümüz yettiğince..
HAK-HUKUK-ADALET dedik..
Hem de herkes için..
ADALET arayan, ve oturdukları koltuktan güç alıp her tür Adaletsizliği yapanlar da elbet yürüdü.  
“Bak benim hiç kimse ile problemim yok” resimleri yayınladılar sonra sayfalarında.
Ve kendi çalışanlarına da “en büyük başkan bizim başkan” üst yazıları ile yaptırdılar aynı şeyi.
Hani psikolojik etki yapıyorlar güya.
Biz de güldük işte..
Önce ADALETİ kendi çalışanına, kendi partiline, kendi emekçine uygulayacaksın büyük başkan(!)
Kendini örgütün üstünde görüp, çalışanlara da kendi işçin gibi davranmayıp, emekçileri hele ki örgüt emekçilerini kendine göre sürgün yapıp, itibarsızlaştırmayacaksın.
Gün gelir o resim verdiğin ADALET sana da gerekebilir.
Biz görüyoruz, duyuyoruz, yaşıyoruz tüm o yapılanları.
Ama şimdi seyir zamanı sadece..
Ve doğal afetler..
Adı üstünde afet bunlar..
Doğanın insanoğluna hesap sorması işte sel olayı.
O kadar ağaç rant için katledilirken, sözde yangınlar ile yeşil doku yok edilirken, sadece işinin yol yapmak olduğunu düşünen iktidar partisinin, o kadar yol yaparken neleri yok ettiğini hiç hesaba katmaz iken; bu tür sel felaketlerinin olması elbette hiç kaçınılmaz... Birden beklenilenden çok yağmur yağması ile; ne alt yapı kalıyor, ne üst yapı.
Sonuç gene masum ülke yaşayanıma oluyor elbet.
Evini su basan,  arabasını selde kaybeden ve kendi canını zor kurtaran zavallı vatandaşım işte..
Neden mi yazıyorum bunları.
Demişlerdi ya, İzmir’i sel bastığında.
“Ne biçim Büyükşehir Belediyesi var, ne biçim İlçe Belediyeleri var. Nerede hizmet, nerede alt yapı. Bak bizi en iyisini yapıyoruz ve hiçbir vatandaşımız mağdur olmuyor.Selmel vız gelir tırıs gider bize”..
Demek ki ne imiş; doğa ile oynanmaz Büyük Başkanlar.
Sosyal medya da o zaman gülüp alay ettiğiniz durum demek ki size de oluyormuş günün birinde..
Ne demiştik ADALET..
Ve herkese ADALET..
Geçmiş olsun İstanbul..
Geçmiş olsun İzmir..
Ege Denizinde çok büyük bir deprem oldu.
En az zarar ile atlatıldı ama epey korktuk orada yaşayanlar olarak..
Hani gene o zihniyet var ya, her deprem sonrası “onlar gavur zaten ondan oldu deprem” diyenler..
Doğal afetlerin partisi yoktur ki.
Unuttukları bu..
Zihniyeti ne olursa olsun, bizler zarar gören tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyor ve partizan bu tutumları bir kez daha kınıyoruz..
Ve bir daha HAK-HUKUK-ADALET’in aranmaması temennisi ile güzel ülkemde, güzel günler hepimizle olsun..
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×