14 yaşındaki çocuklara
 Kobanê eylemleri nedeniyle farklı tarihlerde Mersin’de gözaltına alınan ve yaşları 14 ile 17 arasında değişen çocuklar hakkında TCK’nın 302. Maddesine göre, “Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak”, “Polise mukavemet etmek”, “Örgüt üyesi olmak” ve “Silahsız yasadışı eylemlere katılmak” iddiası ile Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava açıldı. Haklarında dava açılan İ.B.(17), C.D. (16), A.D. (17), D.T. (14), B.S. (14), N.B. (16) ve E.M.’nin (14) müebbet hapis cezası ile yargılanacakları öğrenilirken, davanın polis tutanaklar ile açıldığı ortaya çıktı. Avukat Özgür Çağlar çocuklara açılan davaların devletin Kürt çocuklarına beslediği düşmanca yaklaşımın ürünü olduğunu söyledi.

Kürt çocuklarına yönelik yapılan baskıların somut örneğinin Pozantı Çocuk Cezaevi’nde açığa çıktığını ve olaydan sonra devletin Kürt çocuklarına uyguladığı baskının daha da artığını vurgulayan Çağlar bu baskıların sürdüğünü ifade etti. Devletin yöntem değiştirdiğini, yıllardır Kürt çocuklarını örgüt üyeliği iddiasıyla gözaltına alan, ceza veren ve tutuklattıranların artık bunu yeterli görmediğini açık bir şekilde savcıların kulağına fısıldayarak “en ağır cezalar ile bu çocukları cezalandırın” dediğini aktaran Çağlar, TCK’ın 302. maddesine muhalefet ile suçlanmanın bedelinin ise müebbet hapis cezası olduğunu hatırlattı.

‘Devlet çocukları müebbet ile yargılayarak uslandırmaya çalışıyor’
Çocukların herhangi bir olaya katıldıklarına dair hiç bir delil olmamasına rağmen hakklarında müebbetten dava açarak uslandırmaya çalıştığına dikkat çeken Çağlar, “Çocukları bu yöntemle ömür boyu cezaevinde tutmayı amaçlıyorlar. Devlet Kürtler üzerindeki yöntemini ağırlaştırıyor. İç güvenlik yasaları ile polise daha fazla yetki vererek savcıların eli ile de çocuklara en ağır cezaların verilebileceği davalar açılıyor” dedi.

‘Gelinen aşamada hukuktan eser kalmadı’
Gelinen aşamada artık hukukun kalmadığını söyleyen Çağlar, ülkenin birlik ve bütünlüğünü bozma suçunun nasıl olacağını hukuk fakültelerinde okuyan bütün öğrenciler ve vicdanı olan herkesin bildiğini, bu davaların tamamen kasıtlı bir biçimde açıldığını dile getirdi. Devletin Kürtlere düşman hukuku ile yaklaştığını, yanı sıra kendisini eleştiren herkesi düşman olarak kabul ettiğini vurgulayan Çağlar, “Devletin bu düşmanca yaklaşımı Kürt çocuklarına yaklaşımında daha da belirgin bir biçimde görülüyor” şeklinde konuştu.

Devletin anti demokratik uygulamaları karşısında duran en dinamik kitlenin gençler olduğunu söyleyen Çağlar, devlet bu dinamiği bitirmek için başta Kürt çocukları olmak üzere gençlere daha özel ve daha sert bir muamele ile yaklaştığını ve çocuklara 302’den dava açanların artık düşman hukukunun bir adım ötesine geçtiğini ifade etti.
Kaynak: DİHA

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×