Bütün cemaatler artık örgüt! Dünkü dostlar düşman mı oluyor?

Bütün cemaatler artık örgüt! Dünkü dostlar düşman mı oluyor?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde, kendisine ulaşan büyük yolsuzluk iddialarının intikamını almak için Gülen Cemaati’ne karşı açtığı ve şiddetlendirerek sürdürdüğü savaş, Nakşibendi Tarikatı'ndan türeyen cemaat ve tarikatlara da uzandı. Erdoğan gibi Nakşibendilerden oluştuğu bilinen AKP hükümeti, tüm cemaatleri “örgüt” olarak tanımlayıp, “tehdit” olarak ünlü Kırmızı Kitab’a alacağı iddia edildi. 



Taraf’tan Hüseyin Özay’ın haberine göre; AKP hükümetinin, 17 Aralık sürecinde başlattığı “paralel yapı” ile mücadele operasyonu, Türkiye’de faaliyet gösteren tüm cemaatleri yaktı. Tarihin en uzun MGK toplantısında alınan karar doğrultusunda, güvenlik birimleri “legal görünümlü illegal yapılar”la ilgili bir çalışma yaptı. Çalışma kapsamında, devlet içinde örgütlenmiş tüm yapılar, “Paralel Devlet Yapılanması” olarak nitelendirildi. Yani tüm cemaatler, “Paralel Devlet Yapılanması” olarak kabul edilirken, sadece aralarında fraksiyon farkı olduğu kaydedildi. Örneğin, Gülen Cemaati’nin adı PDY-PÖ olarak belirlenirken, İskenderpaşa cemaatine PDY-İÖ adı verildi. 



“Legal görünümlü illegal yapılar”
 ile ilgili çalışmanın ayrıntıları şöyle:



Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan ilk Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında, paralel yapı ile mücadele kararı alındı. Bu çerçevede, devlet içinde yapılanan tüm“yapılarla” topyekün mücadele edilmesi öngörüldü. Ve bu karar, MGK’nın bildirisinde “legal görünümlü illegal yapılarla mücadele” olarak kamuoyuna açıklandı. Kararın ardından, güvenlik birimleri devletin içindeki “legal görünümlü illegal yapılarla” ilgili çalışma yaptı. Çalışma, Bakanlar Kurulu’nda ele alınacak ve ardından da kırmızı kitaba girecek. Çalışma kamuoyunda kırmızı kitap olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne eklenecek. Kırmızı Kitap’ta en son 2010 yılında değişiklik yapılmış ve bu değişiklik ile irtica ile mücadele kitaptan çıkarılmıştı. Son dakika bir değişiklik yapılmazsa, irtica ile mücadele bu kez kitaba, “paralel devlet yapılanması”olarak girmiş olacak.



MASONLAR VE ÜLKÜCÜLER



Güvenlik birimleri tarafından yapılan çalışmada, devlet içinde yapılanan cemaatler ve topluluklar, “bir çatı örgütü” adı altında toplandı. Bu örgütün adı ise “Paralel Devlet Yapılanması” oldu. Örgütün bir de fraksiyon ayağı bulunuyor. Yani cemaatlerin ve toplulukların isimlerine göre paralel devlet yapılanması değişik kollara ayrılıyor. Örneğin şemada Fethullah Gülen grubuna PDY-PÖ ismi verildi. Ve açılımı da “Paralel Devlet Yapılanması-Pensilvanya Örgütü” olarak belirlendi. Bunun dışında Menzil tarikatı, “PDY-MÖ”, Süleymancılar grubu da “PDY-SÖ” ismiyle anıldı. Yine aynı taslak çalışmada, Çarşamba Çemaati, “PDY-ÇÖ” ismiyle,“Paralel Devlet Yapılanması-Çarşamba Örgütü” ismini alırken, Nur cemaati de “PDY-NÖ” ismi verildi.



Öte yandan devlet içinde yapılanan örgütler arasında, masonlar ve ülkücüler de bulunuyor. Devlet içinde güçlü olan kadroları bulunan örgütlerle ilgili yapılan çalışmada, her iki gruba ait kişilerin sayısının fazla olduğu görüldü. Bunun üzerine, söz konusu gruplar da “Paralel Devlet Yapılanması” olarak kabul edildi. Yani, cemaatler, ülkücüler ve masonlar, “legal görünümlü illegal” yapılar olarak tek çatı altında toplanmış oldu. Söz konusu çalışmanın ne kadarının Bakanlar Kurulu’nda kabul edileceği henüz bilinmiyor.



EKİP OLUŞTURULDU



Öte yandan, “paralel yapı” ile mücadele hükümeti zor durumda bıraktı. Güvenlik güçleri tarafından yapılan çalışmalar büyük bir gizlilik içinde yürütülüyor. Ve bu çalışmaların sadece,“Gülen cemaati” ile ilgili olduğu bilgisi veriliyor. Ancak bazı başka cemaat üyelerinin çalışmanın kendilerini de kapsadığına yönelik bilgilere ulaştıkları öğrenildi. Bunun üzerine AKP hükümetinin, cemaatleri ikna etmek için bir ekip oluşturduğu ve bu ekibin önümüzdeki günlerde kanaat önderlerini ziyaret ederek, çalışmanın sadece Gülen Cemaati ile ilgili olduğunu anlatacağı bildirildi.



Taraf’ın haberindeki bu iddialara ve bilgilere karşın, Nakşibendi tarikatının kolları olan sözkonusu cemaatlerin ve Nur Tarikatı’nın tehdit olarak ilan edilmesi halinde hem bürokraside hem de AKP içinde büyük bir iç çatışmayı başlatmasına kesin gözüyle bakılıyor.



Tarikat ve cemaatlerden Nurcular devlet içinde en yaygın örgünlenmeye sahip durumda. Bunun ardından Menzilcilerin geldiği biliniyor. Sağlık Bakanlığı'nın yönetim kadrolarının, Recep Akdağ'ın bakanlığı döneminde Menzilcilerin eline geçtiği iddia ediliyordu. Çarşamba Grubu olarak da bilinen İsmailağa Cemaati'nin de devletten bazı kritik noktaları elinde tuttuğu tahmin ediliyor.



AKP hükümetinin büyük bölümünün ise Nakşibendilerden oluştuğu söylenebilir. Ahmet Davutoğlu da bir Nakşibendi. Davutoğlu'nun konuşmalarında sık sık Horasan Erenleri'nden, evliyalardan söz etmesi, Nakşibendi kültürünü esas alan konuşmalar yapması da bunu gösteriyor.
gazetecileronline.com
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×