Davutoğlu'nu Abdülhamid pankartı ile karşıladılar: Rahat uyu, emanetin emin ellerde
Eskişehir'de AKP'nin 5. Olağan Genel Kurulu'nda konuşma yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Padişahım, sultanım, Abdülhamid’im, emanetim artık emin ellerde rahat uyuyabilirsin" pankartıyla karşılandı.

Eşi Sare Davutoğlu ile birlikte Eskişehir'e giden Başbakan Ahmet Davutoğlu, Porsuk Spor Salonu'nda yapılan AKP İl kongresine katıldı. Eşinin Eskişehirli olması nedeniyle bir grup partili genç, Davutoğlu'nu "Hoş geldin enişte, bu gençlik seninle" sloganıyla karşıladı. Davutoğlu da gençlere el sallayarak"Kayınçolara selam olsun. Eskişehir'den gelin aldık ama Eskişehir'e gönül verdik" dedi.

OSMANLI KADINLARI PANKARTI
Kongreye Mihalgazi ilçesinden gelen yöresel beyaz başörtüsü takan kadınlar, oturdukları tribüne Başbakan Davutoğlu ile Sultan Abdülhamit'in fotoğrafının bulunduğu ve üzerinde "Padişahım, Sultanım Abdülhamid'im, emanetin artık emin ellerde, rahat uyuyabilirsin. Mihalgazi Osmanlı Kadınları"yazılı pankart astı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu salonu dolduran partililere hitaben yaptığı konuşmasında Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet ve demokrasinin bir bütün, ayrılmaz ve parçalanmaz olduğunu söyledi.


Abdülhamit kimdir ?
Bir eşi de, suikast korkusuyla, Abdülhamit hastayken ona verilen ilaçları önce kendi içer, sonra padişaha içirirmiş. Hatta bir gün bu hatun, arabayla bir selam törenine giderken, hatun padişahtan önce atlar arabaya ve arabanın içini suikastçı var mı diye kontrol eder. O dönemin gazeteleri de bunu Abdülhamit'in Avrupai erkek nezaketi olarak yorumlamıştır. Toplam 16 kadınla evlenen Osmanlı padişahıdır, kendisine "Halife-i müslimin, zıll'ullah fi'larz" (Allah’ın yeryüzündeki gölgesi) gibi hem panislamist hem de mutlak monarşi görüşünü yansıtan unvan takınmıştır. Aşırı kıskançmış öyle ki harem ağalarından bile eşlerine bakmalarını men etmiştir.

Osmanlının ömrünü belki bir 50 yıl daha uzatan padişahtır. Tüm dünyaya misyonerler göndererek halifeliği kullanıp Osmanlıya sempati toplamak için zekice Müslümanlığı kullanmış. Evet ayrıca 1800’lerin sonunda yeni doğan ve bugünün temelini oluşturan alman firmalarıyla anlaşmalar yapmış, ihale açarak almanlar ile beraber Bağdat-Berlin demiryollu projesine imza atmıştır

Öte yandan da, son 1000 yıllık tarihimizin en baskıcı, halktan korkan ve özgürlük düşmanı figürü olan Abdülhamit’i cennetmekân falan feşmekân yapan zihniyet, günümüz Türkiye cumhuriyetini anti-demokratik bulur, kendi rızasıyla çok partili hayata geçmeye çalışan tek parti dönemini kıyasıya eleştirir.

Şimdi, tek parti dönemi ya da günümüz Türkiyesi eleştirilemez şeyler midir? Elbette hayır. Fakat günümüz Türkiyesini anti-demokratik bulan bir zihniyetin, Abdülhamit’e tapınması, put haline getirmesi komik ve hatta şaşılacak bir şeydir. Düpedüz ikiyüzlülüktür. Demek ki senin derdin (biz 12 yıldır biliyoruz da bilmeyenler için söylüyoruz) demokratlık filan değil, sadece yönetimi ele geçirmek, kendi sosyal ve ekonomik düzenini kurmak. Gerisi hikâye...

Bir yandan ordu darbe yapacak, faiz lobisi, ileri demokrasi, paralel yapı diye demokrasi nutukları at, bir yandan da Abdülhamit cennetmekân (cennetmekân olması Abdülhamid ve Abdülmecid zırhlı olan denizaltıları denemelerinde, tüm parçaları yurt dışından gelmiş olan Nordenfelt lisansıyla üretilen ve 6 Eylül 1886 - 87'de denize indirilmiş olması mıdır) bilinmez ama AKP’nin kendini Osmanlıya ekleme çabasından başka bir şey değildir bunlar.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×