Toplumsal muhalefeti yok edemezsiniz!
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi “iç güvenlik” yasa tasarısı hakkında basın toplantısı düzenledi. Bugün saat 12.30'daki toplantı ÇHD İstanbul Şubesi'nde gerçekleştirildi. Salona “Toplumsal muhalefeti baskı yasalarıyla yok edemezsiniz!” şiarlı ozalitin asıldığı basın toplantısına ÇHD adına şube sekreteri Av. Güçlü Sevimli ve şube başkanı Av. Güray Dağ katıldı.

Toplumsal muhalefete baskı, tutsaklara tecrit
Av. Güçlü Sevimli toplantı açılışında “iç güvenlik” paketindeki değişiklikleri “hiçbir şekilde kabul edilemez” bulduklarını ifade etti. 12 Eylül döneminde bile düşünülmeyen maddelerin şimdi hayata geçirildiğini ifade eden Sevimli, tutsaklara dergi ve yayın yasağının da bundan ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.

ÇHD tarafından hazırlanan İç Güvenlik Yasa Tasarısı Kısa Raporu'nu Av. Güray Dağ sundu.

Dağ, arka arkaya gelen fakat birbirinden bağımsız gösterilmeye çalışılan üç yasa değişikliğine dikkat çekerek sunuma başladı. Noterlerle ilgili torba yasa, “iç güvenlik” yasa tasarısı ve Yargıtay/Danıştay'la ilgili yasa tasarısının birbirinin tamamlayıcısı olduğunu söyleyen Dağ, AKP iktidarının yeni çıkarttığı yasalarla emekçilere yönelik baskıları arttırdığını belirtti.

Yaklaşık 7 yıl önce de yine kendisine yönelik muhalefetin yükseldiği bir dönemde, Ankara-Ulus’taki patlama gerekçesiyle sadece birkaç gün içinde polisin yetkilerini arttıran yasa değişikliklerinin meclisten geçirildiğini, şimdi de aynı kurgunun devam ettiğini belirtti.

O dönem polise verilen infaz, fişleme gibi yetkilerin daha da yoğunlaştırılacağını söyleyen Dağ,

“Maalesef geride kalan 7 yıllık süre, kaygılarımızı haklı çıkardı” dedi.

Her yıl onlarca kişinin “dur ihtarına uymadığı” iddiasıyla polis terörünün kurbanı olduğu söylenen raporda şunlar aktarıldı: “Bugün yine AKP’ye yönelik muhalefetin yükseldiği, özellikle Gezi Direnişiyle birlikte sokak muhalefetinin önceki dönemle kıyaslanamayacak ölçüde arttığı bir dönemdeyiz. AKP, yine kendisine yönelik bu muhalefeti bastırmak için polisin yetkilerini artırmak niyetinde. Polisin yetkilerini artırmanın gerekçesi, daha doğrusu bahanesi bu kez de 6-7 Ekim Kobanê Eylemleri.”

AKP'nin, Kobanê eylemlerini bahane ederek, polisin yetkilerini alabildiğine genişletmek, daha 8 ay önce kamuoyuna “devrim” olarak sunduğu “özel yetkili mahkemeleri” “ihtisas mahkemeleri’’ maskesiyle yeniden kurmak; telefon dinleme, teknik takip, el koyma gibi tedbirlere başvurulmasını eskiden olduğu gibi kolaylaştırmak, kişilerin üst ve eşyalarında, ev, işyeri ve arabalarında arama yapılabilmesini sağlamak ve keyfi aramaların önünü açmak amacıyla meclise 3 ayrı yasa teklifi sunduğunu söylerken bu maddeleri tek tek açtı.

“Artık 'makul şüphe' de yok”
Makul şüphe şartı yerine mesleki deneyimler ifadesinin geldiğini belirten Dağ şunları vurguladı: “Bu değişikliğin, arama konusunda polisin elini oldukça rahatlatırken, keyfiliğe zemin hazırladığı için, toplumda haklı bir kaygıya neden oluyor. Zira yaşanmış deneyimler, Türk polisinin, hakim ve savcılarının neleri ‘makul’ bulabildikleri yönünde müstesna örneklerle dolu. Değişikliği ilginç kılan ise, yasaya 'somut delillere dayalı kuvvetli şüphe' ifadesinin yalnızca 8 ay önce, 21 Şubat 2014’te kabul edilen 6526 Sayılı Kanunla, yine AKP iktidarı tarafından koyulmuş olması.

İşkence artacak
8 ay içinde AKP'nin yargı ve polis içinde hakimiyetini sağlaması ve toplumsal muhalefetten duyduğu korku nedeniyle değişikliklerin geri çekildiğini söyleyen Dağ, işkencenin yeniden gündeme geleceğini söyledi. Şu an bile birçok işkence vakasıyla karşılaşılırken 48 saati bulan yargı denetiminden bağımsız gözaltının buna zemin vereceğini ifade etti. Molotofkokteyli düzenlemesine de değinen Dağ, aslında zaten molotofkokteyline ağır cezalar verildiğini, şimdi eylemlerde kullanılmamış bile olunsa sadece taşıma iddiasıyla bile tutuklama yapılabileceğini, cezanın da arttırılacağını söyledi.

“Tutuklama kolay ve zorunlu hale getiriliyor” diyen Dağ, “sokak eylemlerinden korkan AKP iktidarı cezaları arttırarak insanları engellemeye çalışıyor” dedi.

El koyma ile ilgili düzenlemelerin Fethullah Gülen cemaatini hedef aldığı belirtilen sunumda AKP'nin son düzenlemelerle fabrika ayarlarına geri döneceği ifade edildi. Yargıtay ve Danıştay atamalarıyla ilgili düzenlemelerin de cemaate karşı kadrolaşma adımı olduğu cemaat kadrolarını indirmek için yeter sayıda atama yapılmasından bunun açık olduğu belirtildi. Aynı düzenlemenin “ihtisas” mahkemeleri de getirdiği aktarıldı.

'Çaresizlik hissini kıranları baskı yasaları engelleyemez'
“Terör suçlarında ihtisaslaşmış mahkemeler” kurulabileceğini, DGM ve ÖYM'lerin bu yolla geri getirileceğini söyleyen Dağ, ÇHD ve KCK davalarındaki ertelemelerin iyi niyetli olmadığını, ihtisaslı mahkemeler için beklendiğini ifade etti.

Dağ, sunumda AKP'nin polisin yetkisi az, yasalardaki cezalar yetersiz olduğundan insanların sokağa çıktığını zannettiğini, fakat kitlelerin emek düşmanı, sermayeye hizmet eden düzenlemeler nedeniyle sokağa çıktığını vurguladı. AKP'nin 12 yıllık pratiği devam ettikçe kitlelerin da sokağa çıkmaya devam edeceğini belirten Dağ, 12 Eylül'ün çaresizlik hissini Haziran Direnişi ile kıranların artık çok daha kararlı olarak sokağa çıkacağını söyledi. Sunum yeni baskı yasalarının da bunu engelleyemeyeceği vurgusuyla bitirildi.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×