’15 Temmuz gecesi İmralı’ya saldırı oldu’ diyen Demirtaş sordu: Öcalan sağ mı
 Van Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası açılışı gerçekleşti. Açılışa törenine DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, HDP EŞ Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe, HDP ve DBP Van İl eşbaşkanları, Van Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları ve ilçe belediye eşbaşkanları, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, KJA aktivistleri ve binlerce kişi katıldı. Açılışta ilk olarak Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Bekir Kaya, söz alarak çalışmalarında emeği geçenlere teşekkür etti.

Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ise, "Van'dan bir kez daha diyoruz ki Kürt halkına yapılan her saldırıya direnmek en meşru hakkımızdır. Dilimize kültürümüze ve kimliğime saldırıya karşı durmak insani bir görevdir. Son bir yılda halkımızın evini başlarına yıkan şehirleri yerle bir edenler kendilerini vatansever ilan ediyor hak ve hukuk isteyen terörist oluyor. Devlet gerçekleri söylediğimiz için bizleri yargılıyor. Bizler gerçekleri söylemediğimiz takdirde onlar gibi oluruz" dedi.

'Halkın emanetini sizlere vermeyiz'
Kanun Hükmün de Kararname ile DBP'li belediyelere kayyım atanmak istenildiğini belirten Tuncel, şu sözlerle tepkisini dile getirdi: "Bizimle mücadele edemedikleri için DBP'nin yerel yönetimler anlayışı ile baş edemeyince dün gece korsanvari bir şekilde KHK ile belediyeleri merkeze bağlama kararı verdiler. Sizin KHK'lerini ve baskıcı politikalarınızı tanımıyoruz. Gece gündüz bu halk çalıştı kazandı. Zorla gece yarısı darbe yaparak belediyelerimize el koymaya çalışanlarına karşı halkın emanetini sizlere vermeyiz. Bu halkın emaneti ve değerlerimizi korumak bizlerin görevidir. Belediyelere atadığınız kayyumu bu halk tanımayacaktır. Bizi öyle diğerleri ile karıştırmasınlar. Tutuklanınca birbirine ihanet eden yapılar ile karıştırmasınlar. Bizler halk hareketiyiz. Halk ile mücadeleyi bugünlere getirdik. 40 yıldır verilen mücadele on binlerce kişi yaşamını yitirdi. Bizler yaşamını yitirenlerin görevini devir aldık. 106 tane belediye kazandık. Onlar bize kazanamazsınız diyorlardı. HDP için yine kazanamazsınız dediler. 80 milletvekili ile meclise girdik."

Erken seçim çağrısı

Tuncel'in ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş KHK ile kayyum atanması kararına sert tepki göstererek, "Daha öncede çıkartmak istediler engel olduk. Daha sonra bizler ile uzlaştılar. O kadar ahlaksızca ve etiksiz davranıyorlar ki mevcut var olan paket geçmedi. Ama şimdi yeni KHK ile 'belediyelerin mallarına el koyacağız 'dediler. Gerçekten belediyeleri DBP'den almak istiyorsanız yeniden erken seçim yapalım. Bizlerde destekleyeceğiz. Boyunuzun ölçüsünü almak istiyorsanız buyurun gelin boyunuzun ölçüsünü alın. Bunlar halkı arkalarına alamayacaklarını bildikleri için sandıkla kazanamayacaklarını bildikleri için belediyelere memur atanıp kayyum göndereceklermiş. Hangi belediyeye kayyum atanırsa atansın bizler seçilmişler dışında kimseyi tanımıyoruz deyin. Kayyum bu binadan içeri girdiğinde onun emirlerini yapmak zorunda değilsiniz" dedi. 

'Kutuplarda bir çadır açsa Kürtler, gidip müdahale edersiniz'

Muhtarlar ve STK temsilcilerinin de kayyumları tanımamasını isteyen Demirtaş, "Saray'daki zat 'bizler seçilmişleri atanmışlardan üstün tutuyoruz' dedi. Kendilerine dokunulunca yine aynı şekilde Kürt olduğu için en büyük düşmanlığı yaparlar. Rojava, Minbic ve Cerablus'ta IŞID barbarlarını kovarken Ankara'daki zat tahammül edemiyor. Kürtler size ne yapmış bu ne biçim bir düşmanlıktır. Kürtler kimsenin toprağına gitmeden sizin beslediğiniz canavarları temizledi. Bugün Kobanê sınırlarında kendi topraklarına duvar örenlere karşı durdukları için iki Kürt genci öldürüldü. Bunların yaptığı ırkçılıktır. Kürt düşmanı ve ırkçısınız. Geri dönüp baktığınız kutuplarda bir çadır açsa Kürtler gidip müdahale edersiniz. Elinizde olsa Kürdistan federal bölgesini de işgal edersiniz" dedi.

'İmralı Adasına bir helikopter inmeye çalıştığı ve çatışma yaşandığı bilgisi geldi'

5 Eylül'de başlayacak açlık grevine dikkat çeken Demirtaş, "Özellikle İmralı'da Öcalan'ın durumu için 5 Eylül'de bir açlık grevi başlatılacak. Darbenin ardından 50 gün geçmesine rağmen, biz Abdullah Öcalan'dan bilgi alamıyoruz. Sağ mı ölü mü bilmiyoruz? İmralı adasına bir helikopterin inmeye çalıştığı ve çatışma yaşandığı bilgisi geldi. Çatışmanın sonucunu bilmiyoruz. Yunanistan'a sığınan darbeciler İmralı'da operasyon yapan askerlerdir. Can güvenliğini teyit edecek bir şekilde ailesi ve avukatlarının görüşmesini istiyoruz. Abdullah Öcalan bir halkın önderdir. Sıradan yaklaşacağınız bir tutuklu değildir. Ayın 5'ine kadar çağrı yaptık. 515 gündür haber alamıyoruz. Darbe sonrası da haber alamıyoruz. Siyasi müzakere talebimiz yok biz can güvenliği ile ilgili bilgi almak istiyoruz. Kendisinden haber alabilirsek açlık grevinden vazgeçeceğiz" dedi.

'Saray'daki zat yasamanın yürütmenin ve yargının başı benim diyor'

Demirtaş konuşmasına şöyle devam etti: "Bir diktatörlük ve tek adam sistemi kendini her gün var ederken sizler örgütlü ve bilinçli olmazsanız öyle bir edecekler ki kimse evinden çıkamayacak. Herkes onların önünde ceket ilikleyecek. Yargı yasama ve yürütme birbirine emir veremez ve talimat alamaz. Demokrasi dediğimiz bunlar ile oluyor. Saray'daki zat 'yasamanın yürütmenin ve yargının başı benim' diyor. Yürütmenin başı olan yaşlı yargıçlar cübbesini ilikliyor saray zatını görünce. Biz yargıçlar avukatlar kimsenin önünde cübbemizi iliklemeyiz. O kıyafetin yapılma amacı da odur. Mahkemelerde halk hâkim karşısında ayağa kalkmazsa vatandaşı mahkemeden kovar. Ama kendisi Cumhurbaşkanı içeri giriyor diye ayağa kalkıyor. Senin hukukçuluğun bitti sen beni yargılayamazsın. Sen bizi yarın yargılayacaksın ben sana hatırlatacağım sen cumhurbaşkanı önünde ayağa kalkıp cübbeni iliklediniz. Siz yargı olarak yaptıktan sonra vatandaşı kim koruyacak. Yargıç ve hâkimin tarafsızlığı hepimizin tarafsızlığıdır." 

'Sizler sivil direnişine hazır olmalısınız'

Demirtaş, "Sizler sivil direnişe hazır olmalısınız. Bizim mevzumuz gerçek bir barış ve demokrasi iken onun meselesi koltuğunu kurtarmaktır. Bunların ne kadar süreceğini bilmiyorum. Faşizm bu topraklarda kaybedecek. Darbecilerin içine düştüğü duruma bakın. Bunların hiç birinin davası meşru değildir. Öğrenciyi polisi öğretmeni cemaatçi oldukları için işten atıyor. Dün akşam KHK ile barış isteyen akademisyenlere de savaş açtılar. AKP'li olmayan devlet içerisinde yer alamaz mantığı var. Devlet AKP devleti olacak bizler buna biat etmez zorunda değiliz" dedi.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×