76 gündür açlık grevindeler: Nuriye Gülmen ve Semih Özakça tutuklandı
Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça açlık grevi eyleminin 75’inci gününe girdiği ilk saatlerde evlerine polis baskını düzenlenmiş ve yakalama ve arama kararının gerekçesinin ise “Açlık grevinin ölüm orucuna dönüşebileceği, Tekel ve Gezi benzeri eylemlere sebep olabileceği” gerekçesiyle gözaltına alınmıştı.

Gülmen ve Özakça bu sabah saatlerinde Ankara Adliyesi’ne sevk edildi.

Adliyeye getirilen eğitimcilerin savcılık sorguları tamamlandı.
Savcılık sorgularının ardından kararını açıklayan savcı, Özakça ve Gülmen’i tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti.
Gülmen ve Özakça’nın adliye işlemlerini Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Behçet Yıldırım ile birlikte takip eden HDP’nin Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, savcının kararını açıklarken TEM Şube Müdürü’nün savcılık odasında olduğunu söyledi.
Ardından mahkemeye sevk edilen Gülmen ve Özakça’nın tutuklanmasına karar verildi.

‘Gezi türü olaylar mı başlatmak istiyorsunuz?’
Avukat Selçuk Kozağaçlı ise 76 gündür açlık grevinde olan Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumlarının iyi olduğunu ancak yıpranmış ve yorgun gözüktüklerini söyledi.
Emniyet ve savcılık sorgusuna ilişkin bilgi veren Kozağaçlı, polisin Gülmen ve Özakça’ya “Yaptığınız eylemlerle hak arayışından uzak, halkta kin ve nefret uyandıran eylem tarzı yapmanızın amacı nedir?” ve “Ülkemiz genelinde eylem birlikteliği yaparak ülkemizde Gezi türü olaylar mı başlatmak istiyorsunuz?” gibi sorular yönelttiğini belirtti.
Savcılık ise Gülmen ve Özakça’nın “DHKP/C’nin açık alan yapılanmalarının desteği ile eylemlerine devam ettiklerini öne sürerek; ‘ölüm orucu sonucunda eylemcilerin ölmesi sonucu örgütün ajitasyon yapabileceğini’ iddia etti.


Özakça’ya ‘Gitar çaldığın videoyu neden paylaştın?’ sorusu
Savcılık sorgusunda Semih Özakça’ya ‘2 Mayıs’tan öncesi ayrı bir dosyanın konusu olduğundan soramıyoruz’ denildiğini öğrenildi.
Savcının, Özakça’nın gitar çalıp türkü söylediği bir videonun Kamu Emekçileri Cephesi adlı Facebook sayfasından paylaşılması ve Özakça’nın da bu videoyu kendi hesabında paylaşmasının sorması üzerine, Özakça “Gitarı çalan benim” cevabını verdi.

Nuriye Gülmen: ‘Bütün cephanemizle insanız’
Savcının vereceği kararı beklerken açıklamalarda bulunan Nuriye Gülmen, “Bobby Sands’in bir sözünü söylüyorum hep yine söyleyeyim: Bütün cephanemizle insanız” dedi.
Gülmen’in açıklamaları şöyle:
İfadelerimiz alındı. Savcının kararını bekliyoruz. Savcı soru bile soramadı. Soruşturmaya dair sorabildiği “Sosyal medya hesaplarınızdan suç unsuru bulunan paylaşımlar yaptınız mı?” Bunun haricinde bir soru yoktu. Ama tutuklamaya sevk edeceğini düşünüyoruz. Çünkü emir büyük yerden gelmiş çok belli oluyordu. Bobby Sands’in bir sözünü söylüyorum hep yine söyleyeyim: Bütün cephanemizle insanız. Ezilmeyi reddetmiş bir insanın karşısına koyacak bir şey bulamazsınız. Bizi tutuklayabilirler, ellerinde tek delil olmamasına rağmen bugün bunu yapabilirler, bunu biliyoruz. Ama biz ezilmeyi reddetmeye hapishanede de devam edeceğiz. O yüzden çaresizler. Direniş bizim için içeride devam edecek. Buradan bir kez daha dışarda da herkesi direnmeye devam edeyim. Biz iyiyiz, iyi olacağız. Herkese çok selam ve sevgiler.
Semih Özakça ise “Baskılar, tutuklama tehdidi ve tutuklamalar onların çaresizliğidir. Bizim işimizi isteme hakkımızı elimizden alamazlar. Her halükarda biz umudumuzu koruyacağız. Zafere kadar daima mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Avukat Kozağaçlı: Tutuklama kararı verilmesi bizi şaşırtmaz
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumuna ilişkin Gazete Karınca’ya kısa bir değerlendirmede bulunan avukat Selçuk Kozağaçlı, “Nuriye Gülmen’e dosya kapsamında elle tutulur bir şey sorulamadı” dedi.
Kozağaçlı, sürecin hukuki işlemediğini belirterek tutuklama kararı verilmesinin kendilerini şaşırtmayacağına vurgu yaptı.
Zorla tıbbi müdahale ihtimali için de bunun ‘bugünün konusu olmadığını’ belirten avukat Kozağaçlı, kararın ardından bir açıklama yapacaklarını belirtti.
Eğitimcilerin gözaltına alınmasının ardından Semih Özakça’nın eşi Esra Özakça ve annesi Sultan Özakça süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlamışlardı.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi ve öncesi
Selçuk Üniversitesi’nde araştırma görevlisi iken açığa alınan Nuriye Gülmen, 9 Kasım günü saat 12:30’da Ankara Yüksel Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde yaptığı basın açıklaması ile “Kendisi ve binlerce devrimci demokrat kamu emekçisi adına oturma eylemine başladığını ilan” etti.
Oturma eylemine saldıran polis, Gülmen ile beraber kendisine destek verenleri gözaltına aldı.
Böylelikle Nuriye Gülmen ile başlayan, ardından Semih Özakça, Acun Karadağ, Veli Saçılık’ın katılımı ile gündemde yerini alan oturma eyleminden açlık grevine evrilen ‘İşimi geri istiyorum’ eylemi başlamış oldu.
Nuriye Gülmen, ilk gününde gözaltına alındığı eylemini gözaltından çıktıktan sonra ikinci gününde de devam ettirdi ve yeniden gözaltına alındı.
Oturma eyleminin ilk günlerinde her gün gözaltına alınan Nuriye Gülmen, serbest bırakılmasının ardından ertesi sabah yeniden alana gelerek açıklamasını ve eylemini sürdürmeye devam etti.
17 Kasım tarihinde, bir diğer eylemci Acun Karadağ ve Nuriye Gülmen’in eylemlerini sürdürdüğü sırada, açığa alınan öğretmenler Semih Özakça ve Esra Özakça da ‘Biz kazanacağız!’ sloganı ile oturma eylemine başlayacaklarını ilan etti ve destek çağrısında bulundu.
İlerleyen günlerde Gülmen ve Özakça, Yüksel Caddesi’nde beraber direnmeye başlarken, ‘Hayata Dönüş Operasyonu’nda kolunu kaybeden ve yıllar sonra da KHK ile ihraç edilen Veli Saçılık da kendilerine katıldı.
İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya gelen ihraç edilen emekçiler ve destekçileri, sık sık polis saldırısı ile gözaltına alındı ve darp edildi.
Direnişlerinin 60. gününde ihraç edildiğini öğrenen Nuriye Gülmen, direnişlerine devam edeceklerini belirtti.
İhraç kararının ardından Yüksel Caddesi’ndeki eylemlerine devam eden Nuriye Gülmen, Semih Özakça, Veli Saçılık, Acun Karadağ, Esra Özakça polis saldırılarında darp edilmelerine rağmen her sabah İnsan Hakları Anıtı Önüne gelerek oturma eylemlerine devam etmeye başladı.
Son olarak Gülmen ve Özakça, taleplerine yanıt verilmemesi durumunda açlık grevi eylemine başlayacaklarını duyurdular. Öyle ki eğitimciler 11 Mart’ta yine bir gözaltında bu eylemin startını verdiler.
Gülmen ve Özakça’nın direnişlerinin bugün 206, açlık grevi eylemlerinin ise 76. günü. İki eğitimci bugüne dek onlarca kez gözaltına alınsa da her defasında ‘adli kontrol’ ile serbest bırakılmıştı.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×