8 yıl 9 ay hapis cezası verilen Kamuran Yüksek: Ne değişti de ceza verdiniz?
Hakkında verilen 8 yıl 9 ay hapis cezasını değerlendiren DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, aynı dosya kapsamında ve aynı mahkeme tarafından daha önce tahliye kararı verdiğine dikkat çekerek, “Acaba ne değişti de mahkeme örgüt üyesi olma suçlamasıyla hem de üst sınırdan hızla ceza verip aynı zamanda tutuklama kararı çıkarıldı?" diye sordu. 
Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla üst sınırdan verilen 8 yıl 9 ay hapis ve tutuklanmasına yönelik yakalama kararına ilişkin DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek yazılı açıklama yaptı.

Yüksek’in açıklaması şöyle: 
“Hakkımda Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bugün örgüt üyesi olmak suçlamasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezası ve tutuklama yönünde yakalama kararı verildi. 
Aynı dosya kapsamında ve aynı mahkeme tarafından 5 ay süreyle tutuklu yargılanırken 7 Ekim 2016’da örgüt üyesi olma suçunun oluşmadığı, suç vasfının değişebileceği değerlendirmesiyle tahliye kararı verilmişti. 
Aradan geçen kısa süre içerisinde acaba ne değişti de mahkeme örgüt üyesi olma suçlamasıyla hem de üst sınırdan hızla ceza verip aynı zamanda tutuklama kararı çıkarıldı? 
Dava dosyasına yeni bir delil sunulmamasına, aksine savunma hakkımız çerçevesinde soruşturmanın genişletilmesi, tanıkların dinlenmesi, delillerin araştırılmasını talep ettiğimiz halde bunların hiçbirini kabul etmeyip hızla karar verilmesini hukuk çerçevesinde değerlendirmek mümkün müdür? 
Net olarak görülmektedir ki birçok yargılamada olduğu gibi, daha önce tahliye kararı veren mahkeme üzerinde baskı da oluşturularak hakkımda siyasi bir karar alınmıştır. 
Bu karar Türkiye’de yargı ve siyasetin içinde bulunduğu durumu bir kez göstermektedir. Bizlerin şahsında Kürt siyaseti ve muhalefet üzerinde nasıl bir baskı olduğunu özetlemektedir. Partimin programı ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler çerçevesinde sadece yaptığım açıklamalar üzerinden böyle bir kararın çıkması, siyaset yapmak, düşünce ve fikir özgürlüğünün olmadığını bir kez daha en açık şekilde göstermiştir.
Ben ve aynı koşullara maruz tüm arkadaşlarımız, Kürt sorunu çözülüp halkımız haklarına kavuşuncaya ve Türkiye’de herkesin özgürce yaşayabileceği demokratik koşullar oluşuncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. 
Umudumuzu asla kaybetmeyeceğiz, her şeye ve tüm olanlara rağmen vazgeçmeyeceğiz. Bizlere ve halkımıza zulüm ve baskıyı reva gören zihniyet kaybedecek ve mutlaka kazanacağız.”
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×