AKP vatandaşla dalga geçiyor!
Temel hak ve özgürlükler alanında eksiklikleri giderme noktasında büyük önem arz eden Avrupa Birliği süreci, AKP iktidarının sistemli ve iradi çalışmalarıyla durma noktasına geldi.
Avrupa Parlamentosu, bugün aldığı kararla Türkiye ile müzakerelerin durdurulmasını istedi. 
Bir dönem hak, özgürlük söylemi üzerinden geniş kesimlerin desteğini alan AKP iktidarı, serpildiği anda tüm bu söylemleri bırakarak tek adam rejimini kurdu. Türkiye, artık diktatörler ligi seviyesinde oyun kuran bir aktör haline geldi. Ülkede her gün patlayan bombalar, on binlerce vatandaşın delilsiz şekilde mağdur edilmesi, ülkenin seçilmiş muhalefetinin hapse konması, yurt dışında neredeyse tüm ülkelerle ilişkilerin bozulması derken, Avrupa Parlamentosu, Şangay'a dümeni kıran AKP Türkiye'si ile müzakereleri dondurma kararı aldı. 
Halkın seçimini sorma ihtiyacı hissetmeden kendi çıkarları ve kaos planı doğrultusunda Türkiye'nin makaslarını değiştiren iktidar, demokratik ülkelerden gelen uyarılar ve yaptırım habercisi sayılan kararlarla dalga geçiyor. Aslında bu demeçler, demokratik ülkeler açısından halkın düşünceleriyle dalga geçmek anlamına gelse de, Türkiye o eşiği çoktan aşıp, Rusya ve Çin'in yolunda ilerlemeye devam ediyor. 

YILDIRIM: ZATEN SIKI FIKI DEĞİLDİK
Örneğin AP'nin Türkiye'yi dondurma kararına Binali Yıldırım'ın yorumu şu oldu:
"Bu kararın bizim açımızdan hiçbir bir önemi yok. AB ile ilişkiler zaten de böyle aman aman çok sıkı fıkı ilişkiler değil." 
RTE'nin keyfi ve fevri uygulamalarını esprili şekilde anlatmak ve süreçleri sulandırmakla nam salan Yıldırım, yine görevini hakkıyla yerine getirdi. Ancak ortada, ülkenin Başbakanı'na, "Madem ilişkiler sıkı fıkı değildi, Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği Bakanlığına ayırdığınız fonlar, harcanılan enerji ne olacak?" diye soracak bir gazeteci kalmadı. 
Zaten durum o kadar ironik ki, AB Bakanı Ömer Çelik'in "Avrupa Parlamentosu'nun kararını yok hükmünde sayıyoruz" açıklamasındaki karikatürlük durum her şeyi özetliyor. 

ÇAVUŞOĞLU DALGA GEÇTİ
AP'nin vahim kararını ve Türkiye'nin içinde bulunduğu kritik durumu sulandıran tek isim Binali Yıldırım değildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile müzakereleri durdurma yönündeki kararını hafife alan açıklamalar yaptı.
"Halkımızın yorumlarına baktık, hiç umrunda değil" ifadelerini kullanan Çavuşoğlu, "AB, ortaya koyduğu vizyonsuzlukla AB’nin giderek hem kredisi düşüyor. AB kendini check etmeli, politikalarını düzeltmeli" diye konuştu.
Bu açıklamalar sadece AB ile ilişkilerle sınırlı değil. Rejimin unsurlar, ekonomik krizden, patlayan bombalara kadar hemen her konuyu ciddiyetsiz açıklamalarla sulandırıyor, sorumluluğunu hiç konu etmeden, aklına kime gelirse suçlamaya devam ediyor.
Bu tablodan da görüldüğü üzere, RTE'nin talimatıyla bu açıklamaları yapan AKP hükümeti, ülkenin diktatörlüğe tamamen teslim edilmesi noktasında büyük efor sarfediyor. Ve bunun bedelini de halka ödetmeye kararlı görünüyorlar. Önümüzdeki süreç, bu bedelin boyutlarını göstermesi bakımından kritik önem taşıyor. 
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×