AKP’nin başkanlık telaşı: Komisyonda muhalefetin söz hakkı gasp edildi. SİYASİ EŞKIYALIK
banner167
Suriye’deki işgal ve savaş politikaları, tırmandırdığı OHAL uygulamaları ve derinleşen ekonomik kriz ile birlikte sıkışan AKP iktidarı, başkanlık rejimini içeren Anayasa değişikliğinin hayata geçirilmesi için süreci hızlandırmaya başladı.

Teklifin görüşüldüğü Meclis Anayasa Komisyonu’nda AKP’li vekillerin oylarıyla muhalefetin söz hakkı elinden alındı, işlemesi gereken süreçler atlandı ve maddelerin görüşülmesine geçildi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM Anayasa Komisyonu'nda dün akşam yaşanan tartışmayla ilgili açıklamalarda bulundu. Bülent Tezcan, 1982 Anayasası'na atıfta bulunarak, "82 anayasası 'aldı kaçtı' anayasasıydı.
Bu da bir 'kaptı kaçtı anayasası' haline getirilmek isteniyor" dedi. Engin Altay ise Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop'a Meclis'teki tartışma üzerinden tepki göstererek, "Şentop'un dün akşam yaptığı çok açık bir siyasi eşkıyalıktır. CHP'nin bunlara pabuç bırakmasını bekleyenler, pazartesi günü hayal kırıklığı içinde olacak" diye konuştu.
CHP'li Bülent Tezcan ve Engin Altay, cumhurbaşkanlığı sistemini içeren teklifin görüşüldüğü Anayasa Komisyonu'nda dün akşam yaşanan tartışmaya ve komisyondaki gelişmelere ilişkin CHP Genel Merkezi'nde ortak basın toplantısı düzenledi. AK Partili ve MHP'li milletvekillerinin, anayasa değişiklik teklifiyle ilgili rahatsızlığının arttığını savunan CHP'li Tezcan, "Dün bir telaşla, sırada 150 milletvekili konuşmak için beklerken, milletvekillerinin konuşma imkanını ortadan kaldırıp, 'Geneli üzerinden görüşmeleri tamamladık' diyerek, korsan bir oylamayla Komisyon Başkanı Mustafa Şentop, maddelere geçildiğini ilan etmiştir. Bu, korsan bir girişimdir. Korsan bir oylamadır. Geçerli değildir. Maddelere geçilip, çar çabuk bu işi paketleme niyeti içerisinde oldukları anlaşılmaktadır; ama bunu paketlemelerine fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu.
BÜLENT TEZCAN: 'KAPTI KAÇTI ANAYASASI' HALİNE GETİRİLMEK İSTENİYOR
Yeni anayasanın kabul edilmesi halinde, Türkiye'nin zorba bir devlet yönetimine terk edileceğini ileri süren CHP Genel Başkan Yardımcısı Tezcan, "Bu anayasaya 'zorbalık anayasası' diyoruz ve 'zorbalık anayasası'na hayır, diyoruz. Zorbalık anayasasını geçirmek için zorba yöntemlere başvuran bir iktidar grubuyla karşı karşıyayız. Bu zorbalık yöntemlerine Anayasa Komisyonu'nu ne milletin iradesini ne parlamentonun teslim edilmesine müsaade etmeyeceğiz. 82 anayasası 'aldı kaçtı' anayasasıydı. Bu da bir 'kaptı kaçtı anayasası' haline getirilmek isteniyor. 20 Eylül darbesiyle Türkiye'yi olağanüstü hal rejimine teslim edenler, şimdi 20 Eylül darbesinin darbe hukukunu oluşturma peşindeler. Buna müsaade etmeme konusunda kararlıyız" dedi.
ENGİN ALTAY: PSİKOLOJİK VE FİİLİ TACİZ, KÜFÜR VE HAKARETLERE MARUZ KALAN MİLLETVEKİLLERİ...
Meclis Anayasa Komisyonu'nda dün akşam bir hukuksuzluk yaşandığını vurgulayan CHP'li Altay ise şöyle konuştu: "Her türlü hakaret, fiziki üstünlükten kaynaklı her türlü psikolojik ve fiili tacize, yetmedi bununla birlikte küfür ve hakaretlere maruz kalan muhalefet partisi milletvekillerinin dün akşam sergiledikleri tutum; her şeye rağmen sağduyu içerisinde TBMM'de kamuoyunu rahatsız edecek çirkin görüntülerin yaşanmaması konusunda CHP'liler olarak azami gayreti gösterdik"
"MUHALEFETİ SİNDİREREK TEKLİFİN YASALAŞMASI KAMU VİCDANINDA KABUL GÖRMEZ"
TBMM'nin kimseden emir almayacağını belirten Altay, "Yargının da kimseden emir ve talimat almaması lazım. Cumhurbaşkanı ve başbakan bürokratlara emir verebilir. Talimat verebilir; ama CHP olarak sarayın takvimlendirdiği şekilde bu anayasa değişiklik teklifinin görüşülmesine müsaade etmeyeceğiz. Meclis'te muhalefeti fiziki olarak sindirerek, püskürterek, hakaret ederek, böyle bir teklifin yasalaşması kamu vicdanında kabul görmez" dedi.
ALTAY'DAN BAŞBAKAN'A: TÜRKİYE, 316'DAN BÜYÜKTÜR
Anayasa değişiklik teklifi üzerinden Başbakan Binali Yıldırım'a seslenen CHP'li Altay, "Başbakan'ın daha 3-4 gün önce Anayasa Komisyonu'ndaki görüşmelerin aralık sonunda biteceğini ilan etmesi, TBMM'nin hukukuna yapılmış ve yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. Bir ciddi hadsizliktir. Başbakan şunu bilmelidir. 316, 133'ten büyük olabilir; ama Türkiye, 316'dan büyüktür. Başbakan'a esasen saraya bir sözüm var. Demokrasi, el kaldıran 2 ördeğin bir file üstünlük sağladığı rejimin adı da değildir" diye konuştu.
KOMİSYON BAŞKANI ŞENTOP'A TEPKİ: YAPTIĞI ÇOK AÇIK SİYASİ EŞKIYALIK
Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop'a da Meclis'te dün yaşanan tartışma üzerinden tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Altay, "Şentop'a da bir lafım var. Eşkıyalığın sözlükteki tanımı kanun dışılıktır. Kural dışılıktır. Şentop'un dün akşam yaptığı çok açık bir siyasi eşkıyalıktır. CHP'nin bunlara pabuç bırakmasını bekleyenler, pazartesi günü hayal kırıklığı içinde olacaklardır" dedi.
AKP’liler “Yeter” dedi, saldırıya geçti, süreci atlattı
AKP, TBMM Anayasa Komisyonu’nda teklifin geneli üzerindeki tartışmalara 5 gün dayanabildi. Teklife ilişkin 130’a yakın milletvekili söz istemesine ve muhalefet partileri kendi önergelerini sunmuş olmalarına karşın komisyonun AKP’li vekilleri “müzakerede yeterlilik” önergesi verdi. Önergenin verilmesinden hemen önce onlarca AKP’li vekilin salona taşındığı görüldü.
Söz haklarının ellerinden alındığını söyleyen CHP ve HDP’li vekiller ise önergeye itiraz etti. İtirazlar sonrasında tartışma büyürken, AKP’li vekillerin küfürler yağdırdığı, CHP’li Engin Altay’ın ise pet şişe fırlattığı görüldü.
Gerilim sürerken komisyonun AKP’li başkanı Mustafa Şentop, önergeyi oylamaya sundu ve önerge AKP’li vekillerin oylarıyla kabul edildi.
Kararla maddelerin tek tek görüşülmesine geçilirken; hem muhalefetin söz ve önerge hakkı elinden alındı, hem de teklifin İnsan Hakları Komisyonu gibi Meclis’in diğer komisyonlarına gönderilerek görüş alınmasının önüne geçildi.
“Anayasa değişmeden tek adam rejimine fiilen geçildiğinin örneği”
CHP grubu, AKP’nin komisyon görüşmelerini atlatmasının ardından bir açıklama yaptı. İlk sözü alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, tıpkı 4+4+4 kanun teklifinin görüşmelerinde olduğu gibi küfre, cebire ve şiddete maruz kaldıklarını söyledi. TBMM bünyesinde iç tüzüğün ve Anayasa’nın ayaklar altında çiğnendiğine tanıklık ettiklerini belirten Altay, sözlerini şöyle noktaladı:

Türkiye’de daha başbakan 3-4 gün önce Saray’dan alığı talimatla, Saray adına zaten görüşmeleri aralık sonunda, gün de vererek 29 Aralık’ta bitirileceğini ilan etmişti. Bu daha Anayasa değişmeden tek adam rejimine fiili olarak geçildiğini, geçilme konusunda ne kadar hırslı ve arzulu olduklarının da bariz bir örneğidir. Yasama üzerinde, yürütmenin bu boyutta bir tahakkümünü yasama organının üyeleri olarak, gazi milletimizin temsilcileri olarak kabul etmemiz, rıza göstermemiz mümkün değildir.

Tezcan’dan farklı yöntemler işareti
Altay’ın ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan söz aldı. Meclis’te sivil darbe sürecinin ayak izlerini gördüklerini ifade eden Tezcan, alelacele komisyondan geçirilmek istenen teklifle rejim değişikliğinin hedeflendiğini yineledi:

Bu çok açık bir şekilde Türkiye’de rejim değişikliğini öngören demokrasinin kırıntısını dahi ortadan kaldırıp otoriter bir diktatörlüğe Türkiye’yi taşımayı planlayan bir değişikliktir. Bu değişiklik bundan 100 yıl önce saraydan alınıp halka verilen egemenliğin halktan alınıp yeniden Saray’a taşınması projesidir. Bu proje herkese dokunulabilen ama kendisine dokunulamayan bir kadir-i mutlak şahsiyet yaratma projesidir. Bu proje devletin, ülkenin bütün yetkilerini bir kişinin elinde toplanması projesidir.

Komisyonda vekillerin konuşma haklarının yok sayıldığını, milli iradenin gasp edildiğini, sivil toplum örgütlerinin, baroların fikirlerinin alınması talebinin görmezden gelindiğini, bu biçimiyle de bir sivil darbe yaşandığını dile getiren Tezcan, “Mücadelenin çok yöntemi var. Bunu önümüzdeki günlerde göreceksiniz” dedi.

“AKP yıkılacak, vatan altında kalmasın”
CHP’li vekiller komisyon darbesine bireysel tepkiler de gösterdi.
Aykut Erdoğdu yaşananları bir “AKP darbesi” olarak nitelendirirken “AKP kendi mezarına bir kazma daha vurdu. Derince kazdı kuyusunu. Hep söyledim; AKP yıkılacak, vatan altında kalmasın” dedi.
Ali Şeker de faşizme geçiş dönemlerinde dikta hevesli iktidarların rakiplerinin siyasi varlıklarını ortadan kaldırdığını anımsattı. Şeker, “Biz buna tıpta ‘fagositoz’ diyoruz. Bir hücre gelir, onu çevreler, yutar ve eritir. Süleyman Soylu’nun, Numan Kurtulmuş’un, Tuğrul Türkeş’in gelişi… En son da MHP yutuluyor” dedi.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×