Ayhan Bilgen: OHAL’in kalıcı olup olmayacağını oylayacağız
HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, referandum süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulundu ve partisinin kampanyayla ilgili çalışmalarıyla ilgili bilgilendirme yaptı. Partisinin Genel Merkez binasında basın toplantısı düzenleyen Bilgen, 31 Ocak'ta Diyarbakır'da açıklanacak deklarasyonla kampanyalarının startının verileceğini duyurdu.
Kampanya takvimiyle ilgili bilgilendirmeye geçmeden önce Bilgen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP Parti Sözcüsü Numan Kurtulmuş'un referandum süreciyle ilgili yaptığı açıklamalara dikkat çekti.
Erdoğan'ın "Referandum OHAL sürecinde rahatla yapılabilir" açıklamasına ve Kurtulmuş'un "Referandumda evet çıkarsa terör biter" açıklamalarına hatırlatan Bilgen, "Bu sözler birlikte ele alındığında nasıl bir kaos ve baskı altında tutulduğumuzu gösteriyor" dedi.
'OHAL'DE REFERANDUM KİMİN İÇİN RAHAT OLUR?'
Kurtulmuş'un tepkiler sonrasında sözlerinin yanlış anlaşıldığına dair açıklamasının yeterli olmadığını vurgulayan Bilgen şöyle konuştu:
"Cumhurbaşkanının olağanüstü koşullarında daha rahat olur sözü de, hükümet sözcüsünün sözü kadar açıklanmaya muhtaçtır. Kimin için rahat olur? Sürekli OHAL içinde kalalım, üç üç uzatmayla meşgul olmayalım. Daimi olağanüstü koşullarda seçim yapalım mı demek isteniyor. Olağanüstü hal demokratikleşmeyi, hakları ve özgürlükleri tehdit eder. Tarihin her döneminde böyledir. Burada özgürlük durumundan söz etmiyoruz. Genel bir hukuk ilkesini, anayasa yapım yöntemiyle ilgili olmazsa olmaza dikkat çekmek istiyoruz. OHAL koşullarında miting yasaklamak daha kolay olur, hayır diyen gençleri gözaltına almak daha kolay olur, sandık güvenliğine dair hazırlık içinde olanları terörist diyerek gözaltına almak kolay olur. Bunlar kolay olur da OHAL koşullarında ekonomik durumu düzeltmeye gücünüz yetmez. Enflasyon hesapları için kalemleri değiştirebilirsiniz ama satın alma gücünü, TL'nin dolar karşısındaki değer kaybına engel olmaya yetmez."
Referandum çalışmasının odağında OHAL'in kaldırılmasını koyacaklarını belirten Bilgen, "Biz referandum kampanyasını OHAL'in oylanması olarak görüyoruz. OHAL'de ısrarcılarsa biz de OHAL'i gündeme sokacağız. Hiçbir soruşturma gerçekleşmeden, sorgulama süreci yaşanmadan işten atan mekanizmayı onaylıyor musunuz, kabul ediyor musunuz?. Buna rızanız var mı? Gazetecilerin tutuklanması, derneklerin kapasına mühür vurulması, televizyonların kapatılması devam etmeli mi, yoksa kabul edilemez mi? Biz OHAL'in kalıcı olup olmamasını oylatacağız" ifadelerini kullandı.
BİLGEN KAMPANYA TAKVİMİNİ AÇIKLADI
Halkın kendi geleceğine sahip çıkma konusunda baskılara rağmen, sözünü söyleme ve verdiği oyu koruma görevini yerine getireceğine inandıklarını kaydeden Bilgen, kurum ve kuruluşları ziyaretlere devam ettiklerini belirtti. "Sözümüzü nasıl ortaklaştırabiliriz, birlikte güçlü bir hayırı nasıl çıkarabiliriz bunları tartışıyoruz" diyen Bilgen, "Herkesin hayırı kendine ve hayırda yarışalım" ekseninde çalışma yürüteceklerini açıkladı.
Bilgen, 31 Ocak'ta demokratik kurumların ve meslek örgütlerinin katılımıyla Diyarbakır'da açıklayacakları deklarasyonla referandum kampanyası startı vereceklerini belirtti. Bilgen şöyle konuştu: "En çok oy aldığımız illerde kampanyamıza başlayacağız. Halk toplantılarını yapacağız. Ankara'da 5 Şubat'ta Ankara'da kadın hareketimiz, kadın sözcülüğü kendi tutumunu kadın örgütleri temsilcileriyle birlikte kamuoyunu paylaşacak. 6 Şubat'ta İstanbul'da deklarasyonumuzu yayınlayacağız" dedi.
REFERANDUM İÇİN ACELE EDENLER İMZA İÇİN NE BEKLİYORLAR?
Meclis tarafından kabul edilen Anayasa değişiklik teklifinin hala Cumhurbaşkanlığı'na gönderilmediğini söyleyen Bilgen, "Neden gönderilmediğini bilmiyoruz. Meclis'ten bir an önce geçirmek için ortalığı velveleye verenler, provokasyon gerçekleştirenler, kürsülerde konuşmayı 5 dakikayı çok görenler, sahte oy kullanmaya yeltenenler şimdi neden aynı aceleci tavrı göstermiyor merak ediyoruz. Başka bir kaygı mı var biliyoruz?" diye konuştu.
HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın referandum kampanyasını nasıl ve kimin bütçesiyle yürüteceğini açıklamasını istedi. "Cumhurbaşkanı bir vatandaş olarak sözünü söyleyebilir" diyen Bilgen "Cumhurbaşkanı aktif bir şekilde yürütmek istiyorsa bunun hangi imkanlarla yürüteceğini açıklamalıdır. Seçim güvenliği aynı zamanda kampanyanın şeffaflığı meselesidir. Kampanyanın şeffaflığı yoksa, hesap verilemiyorsa kampanyayı şaibeli hale getirir, meşruluğu tartışılır hale gelir. Kendisi Anadolu'yu dolaşmak niyetindeyse, örtülü ödenekle mi yapacak, AKP'mi finanse edecek?" diye sordu.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla düzenlediği sempozyumu anımsatan Bilgen, "Bakanlığın böyle bir reklam yapmasının anlamı nedir, ne kadar para harcamıştır. Referandum kampanyası olarak yapılıyorsa, halkın cebinden kendi koltuklarını garanti altına almak için yapılan işlerdir. Kenan Evren kampanyası gibi, 12 Eylül referandumu gibi tarif edilecektir" dedi.
'EN YÜKSEK KATILIM VE HAYIR OYU HDP'NİN SEÇMENLERİNDEN ÇIKACAK'
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bilgen, değişik toplumsal kesimlerin bir araya gelişlerini önemsediklerini yineledi. Bilgen şöyle devam etti:"8 Mart'ta kadın hareketi bir araya gelecek. Ekoloji hareketi bir araya gelecek. Toplumsal bir araya gelişi önemsiyoruz. Toplumsal kesimlerin yan yana durması sevindirici bir şeydir. Aynı ülkede yaşıyoruz. Farklı inançlar, diller, farklı kültürler var. Bu siyasi ve kimliğe dayalı birlikte yaşama göre, birlikte gözüküyor söylemi, bölücü, ayrıştırıcı bir dil olarak görüyoruz. Biz kampanyamızı kendi hayırımızı büyütmek için kullanacağız."
Hayır çalışması yürütürken saldırıya uğrayan CHP üyelerine geçmiş olsun dileyen Bilgen, "Şimdiye kadar görülüyor ki, hayır diyenler tehdit gibi görülecek. Ama birbirimizden kaçma, bu baskı dolayısıyla çalışmama, ses çıkarmama gibi söylemlerin tam da hayırı bölmek, parçalamak için söyleniyor. Aynı ülkede yaşıyorsak, yan yana görülebiliriz. Organik birlik kastediyorlarsa, herkesin hayırı kendine diyoruz. Herkes daha güçlü bir hayır çıkarmak için elinden geleni yapmalıdır" dedi.
Parti örgütleri ve kitlesiyle tartışarak hayır tavrını belirlediklerini yineleyen Bilgen şöyle konuştu "Sandığa gitme oranı da en yüksek Kürt nüfusunun yüksek olduğu yerlerde çıkacak. En güçlü hayırı çıkaracağız. Çünkü Kürtler sadece bir adamın hangi yetkilerle ülkeyi yöneteceğini, onun parti rozetini yakasına takıp takmamasını oylamayacak. Kürtler Taybet ananın cenazesinin günlerce sokakta tutulmasını oylayacak. Bir bebeğin cenazesinin kokmaması için buzdolabına konulmasını oylayacaklar."
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×