'Başkanlık Sistemi'nin engellemenin yolu ortak mücadele'
Başbakan Binali Yıldırım'ın, "Parlamenter sistemin Türkiye'nin dertlerine çare üretmediği" gerekçesiyle yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi'ne ilişkin tekliflerini en kısa sürede Meclis'e sunacakları yönündeki açıklamasına siyasilerden yanıt gecikmedi. HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve Birleşik Haziran Hareketi (BHH) Yürütme Kurulu üyesi Erkan Baş, Başbakan Yıldırım'ın bu sözlerini ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

HDK Eşsözcüsü Koçyiğit: Başkanlık rejimini aşan bir diktatörlük rejimi uygulanıyor
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, AKP'nin Başkanlık Sistemi'ni zaten 'fiili' olarak uyguladığını, sistemi yasallaştırma meselesinin ise aldatmacadan ibaret olduğunu dile getirdi.
Özellikle 15 Temmuz'dan sonra Türkiye'de, OHAL nedeniyle Başkanlık rejimini de aşan bir diktatörlük rejimi uygulandığının altını çizen Koçyiğit, "Bütün toplumu ve demokrasi güçlerini sindirmeyi kendisine hedef olarak koyan bir AKP iktidarı ile karşı karşıyayız. Meclis'e getirecekleri Başkanlık sistemi de sadece yasal anlamda çerçeveye oturtmak olacaktır" dedi. Koçyiğit, Hükümet yönelik "Meclis'te parlamenter sistemi ne kadar işlettiler?", "Meclis, ne kadar işliyor?", "Halkların iradesi gerçek anlamda ne kadar karşılık buluyor?" sorularına da sordu.
Hükümetin 15 Temmuz'dan sonra açık olmasına rağmen parlamentoyu işletmeyerek KHK çıkarmayı tercih ettiğine dikkat çeken Koçyiğit, böylesi bir Hükümetin yarın Başkanlık sistemine geçildiğinde neleri tercih edeceğini düşünmek bile istemediklerini ifade etti.


'Çıkışın yolu mücadele'
Getirilmek istenen Başkanlık sisteminin, başta Kürt halkı olmak üzere toplumun bütün ötekilerine karşı nefes alınamayacak bir diktatörlük rejiminin kurumsallaşması olduğunu vurgulayan Koçyiğit, buna karşı başta CHP olmak üzere tüm demokrasi güçlerine şu çağrıyı yaptı: "CHP'nin da buna karşı aktif tutum alması lazım. Toplumun ezilen ve emekçileriyle yan yana durması ve getirmek istenilen yasaya karşı aktif bir tutum alması gerekiyor. Çünkü Türkiye, AKP eliyle uçuruma sürükleniyor. Ve bu uçurumun adı Başkanlık Sistemi'dir. Buradan çıkışın yolu da mücadeledir. Mücadele yükseltilmediği sürece AKP bu uygulamalarını her geçen gün çok daha dozunu artırarak devam ettirecektir. Yarın Sultanlık rejimini de getirecektir. Onun için yan yana, omuz omuza aktif bir mücadele hattının hepimiz tarafından örülmesi gerekiyor."

EMEP Genel Başkanı Gürkan: Başkanlık rejimini için ülke kan gönlüne çevrildi
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başkanlık sistemine geçmek için siyasal koşulların uygun olmasını beklediğine işaret etti.
Erdoğan'ın sadece beklemekle kalmadığını, aynı zamanda siyasal koşullar, kutuplaştırmalar, operasyonlar ve savaş politikasıyla bunu uygun hale getirdiğini dile getiren Gürkan, "Ve ülke kan gölüne çevrildikten sonra da inkar ve baskının üzerine Başkanlık rejimini inşa etmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla en başından beri demokrasi için mücadele vermiş kesimler olarak Başkanlık rejimine 'evet' dememiz mümkün değil. Kaldı ki buna en başından beri karşıyız ve demokrasiyi, hak ve özgürlükleri savunmaya, bunları kazanmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Gidişat doğrudan faşizmin ve diktatörlüğün inşasıdır'
Gürkan, emek ve demokrasi güçleri olarak uzun süredir Türkiye'nin siyasal sisteminin hızla Başkanlık rejimine doğru gittiğini ve Ortadoğu'daki savaşın ortağı olunacağına dair tespitler yaptıklarını da belirtti. Gelinen noktada hem savaş politikalarına hem de sömürü ve baskı politikalarına karşı ortak bir mücadelede birleşilmesinin aciliyetinin altını çizen Gürkan, Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği gibi oluşumları bu tartışmaları yürütmek için kurmaya çalıştıklarını vurguladı.
Gürkan, CHP, HDP başta olmak üzere tüm emek ve demokrasi güçlerine ise "Bu gidişat doğrudan faşizmin ve diktatörlüğün inşasıdır. Bu inşayı engellemek bizlerin ortak mücadelesi ile mümkün olacaktır. Bunun sorumluluğu ve bilinciyle hareket etmeliyiz. Hepimize tarihsel dönemin sorumluluğu düşmektedir" çağrısında bulundu.

BHH Yürütme Kurulu üyesi Baş: Anayasal bir kılıf
Başbakan Yıldırım için "Onun herhangi bir konuda kendi düşüncesi olduğunu, hatta düşünebildiğini sanmıyorum. Dolayısıyla onun söylediği üzerinden değil, ona bunu söyletenler üzerinden düşünmemiz gerekiyor" diyen Birleşik Haziran Hareketi (BHH) Yürütme Kurulu üyesi Erkan Baş ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uzunca bir süredir zaten diktatöryal yöntemlerle sürdürdüğü iktidarına anayasal bir kılıf bulma arayışında olduğunu söyledi.
Bugüne kadar halkların mücadelesi nedeniyle somut yönde adım atmaya cesaret edilemeyen bu konunun uygun bir zaman için bekletildiğini öngördüklerini dile getiren Baş, 15 Temmuz'un ardından Erdoğan'ın darbe girişimini "Allah'ın bir lütfu" olarak tanımlamasını hatırlattı. Baş, arkasından ilan edilen OHAL ile tüm muhalefetin baskı-şiddet yoluyla sindirilmeye çalışılması eklendiğinde ise tablonun tamamlandığını ifade etti.

'Emekçi halkımızı birlikte mücadeleye çağırıyorum'
Ancak AKP ve Saray iktidarının büyük bir yanılgı içinde olduğunu kaydeden Baş, Türkiye'nin emekçi-yoksul halkları ve ilerici-devrimci güçlerinin bedeli ne olursa olsun bir saltanat rejiminin meşrulaştırılması dışında bir anlam ifade etmeyen bu girişime geçit vermeyeceğini altını çizdi.
"Erdoğan'ın yakın çevresi tarafından 'Sultan' olarak anıldığını biliyoruz. Bununla yetinmek zorunda kalacak. Türkiye halkları hangi adla anılırsa anılsın yeni bir saltanat inşasına geçit vermeyecektir" diyen Baş, son olarak eşitlik ve özgürlükten, barış ve kardeşlikten, bağımsızlık ve laiklikten yana tüm emekçi halkımızı-ilerici devrimci güçleri bu meydan okumaya karşı hep birlikte mücadeleye davet etti.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×