Beştaş:  Size dokununca guguk oluyor da, bize dokununca mı hukuk?
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdag ve Selahattin Demirtaş ile HDP milletvekillerinin tutuklanmalarıyla ilgili hukuki çelişkilere ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Beştaş'ın konuşmasından başlıklar şöyle :
Yüksekdağ, evinin kapısı kırılarak alıkonuldu. Peki Demirtaş'ı Edirne’ye neden kaçırdınız? Diyarbakır’da cezaevi yok muydu?
“Bunlar yargıya kafa tutuyorlardı” diyorlar, o küçücük akıllarıyla bütün dünyayı aldatabileceklerini sanıyorlar.
Cumhurbaşkanı “Yargı tarafsızdır bağımsızdır” diyebilecek son kişidir. Daha dün “Anayasa mahkemenizi tanımıyorum” diyen kimdi?
Hakim ve savcılar Saray'ın kararına uymazlarsa tutuklanabilirler. Verdikleri kararlara inanmayan hakimler olduğunu biliyoruz.
Bir çok arkadaşımız hakkında zorla getirme ve yakalama kararı yok ama gözaltı işlemi yapıldı. Savcılar açıkça suç işlemiştir!
Basın açıklamalarımız yasaklandığı için sesimizi duyuramıyoruz. Televizyonlarda HDP tartışılıyor, HDP’den bir kişi yok! Telefonla bağlanmak istediğimiz televizyon programına Mehmet Metiner’i bağlıyorlar. Darbe yok diyorlar, gerçekten yok mu?
8 savcının aynı dakikada harekete geçerek gözaltı kararı vermesi mümkün değil. 4 ayrı ilin savcılarını kim koordine etti? Hangi vekillerin gözaltına alınacağı kararını kim verdi, Hükümet! Kimse bize bunun tesadüf olduğunu anlatmaya kalkmasın.
Diyarbakır’da il ve ilçe eş başkanlarımız 20 günden fazla ‘gözaltında’ tutuldu, savcılıktan bırakıldı. İşte rehin alma budur.
TV’lerde paldır küldür “Demirtaş'ın kaçma şüphesi vardı da”... Ayıptır ayıp! Demirtaş en son 26 Ekim’de Londra’dan döndü.
Tanıdığım, sınıf arkadaşım olan hakimler konuşmaktan çekiniyor. Ben 25 yıl avukatlık yaptım, böyle hukuksuzluk görmedim.
"Ne yap yap, tutuklama kararı ver" demişler. 3 erk tek elde toplanmışsa buna ya krallık ya padişahlık ya da diktatörlük denir.
Cumhurbaşkanı bugün “Sen kimsin” diyor. Vala biz size baş eğmeyenleriz, biat etmeyenleriz. Biz buradayız.
Peki sen kimsin?
Oğlun Bilal’i yargıdan kaçıran kişisin sen. 17-25 Aralık’ta bakanların yargılanmasın diye savcıları ihraç edensin. Bakanların Meclis’te komisyona sevkini önledin. Hem de yolsuzluktan. Size dokununca guguk oluyor da, bize dokununca mı hukuk?

Beştaş, “4 Kasım’ı 5 Kasım’a bağlayan gece Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın kaçırılmasına tanıklık ettim. Koca bir mahalle abluka altına alındı. Robokoplar, kar maskeli özel timler ve emniyet güçleri adeta ortaklaşa uluslararası bir operasyon yapıyormuşçasına eş genel başkanımızı alıkoydular. Biz gittiğimizde avukatların henüz oraya yetişemediğini ya da oraya gitmesine izin verilmediğini gördük” dedi.

“Selahattin Demirtaş’ı Edirne’ye neden kaçırdınız? Diyarbakır’da cezaevi yok muydu? Yine Selma Irmak ve Abdullah Zeydan’ı neden İstanbul’a kaçırdınız, Hakkari’de tutabileceğiniz bir cezaevi yok muydu? Yine Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ’ı neden başka bir yere kaçırdınız?” sorularını soran Beştaş, milletvekillerinin ve eş genel başkanların tutuklanmasının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını belirtti.

Yaşananların sadece bir siyasi operasyon olduğunu vurgulayan Beştaş, “Bu siyasi operasyon, Hükümet ve Saray’ın emir ve talimatlarıyla, bu talimatları yerine getiren yargı mensupları eliyle yürütülmüştür” dedi.

Yargının bağımsın olmadığını kaydeden Beştaş, “Cumhurbaşkanı ve AKP, ‘Yargı tarafsızdır, bağımsızdır’ diyebilecek en son kişidir. Daha dün Cumhurbaşkanı ‘Anayasa mahkemenizi tanımıyorum ve kararına da saygı duymuyor’ diyen zattı. Şimdi ne oldu da yargıya güvenmemizi söylüyor?” diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra 3 bin 456 hakim ve savcı görevden uzaklaştırıldığını, bunlardan 632’sinin tutuklandığını ifade eden Beştaş, “HDP’ye yönelik operasyonları yürütmesi talimatını alan hakim ve savcıların buna aykırı davranması mümkün değil. Korkuyorlar. Korkmaları normal. Çünkü ‘Fethullahçı olmak’tan gözaltına alınabilir, tutuklanabilir. Verdikleri kararlara inanmayan hakimler olduğunu biliyoruz” dedi.

HDP Milletvekillerinin “Mahkemeye gitmediler, bu nedenle tutuklandılar” lafı halkın algısını bozmaya çalışan kof bir söz olduğunu belirten Beştaş, “Birçok arkadaşımız hakkında zorla getirme ve yakalama kakarı yok ama gözaltı işlemi yapılmıştır” diye konuştu.

8 savcının aynı saatte, aynı dakikada harekete geçerek gözaltı kararı vermesine dikkat çeken Beştaş, “Hangi milletvekillerinin gözaltına alınacağı kararını kim verdi? Hükümet karar verdi” dedi.

Beştaş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Televizyonlarda paldır küldür ‘Demirtaş kaçma şüphesi vardı da’ Ayıptır ayıp! İnsanın yüzü kızarır. Selahattin Demirtaş son iki ay içinde Güney Afrika’dan Avusturya’ya, Almanya’dan en son 26 Ekim’de Londra’dan döndü. Demirtaş niye kaçsın? Her gün Meclis’te, en son grup toplantısı yaptı. Diğer milletvekili arkadaşlar da öyle.”

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×