Bir Erdoğan müsameresi: Açtığı davalara yalandan lütuf, OHAL’e ‘hukuki’ kılıf
Kaçak Saray yerleşkesi içerisinde yapılan kongre ve kültür merkezi açılışı, 15 Temmuz darbe girişiminde yaşamını yitirenler için bir anma programı eşliğinde gerçekleşti.

Etkinlikte hem Tayyip Erdoğan hem de Binali Yıldırım açıklamalarda bulundu.

Etkinlikte kürsüye ilk olarak Binali Yıldırım çıktı.
Erdoğan’a teşekkür ve minnet besmelesiyle sözlerine başlayan Yıldırım, iktidarlarının sürdürülürlüğünü darbe girişiminde yaşamını yitirenlere bağladı, “Eğer bugün rahat nefes alıp veriyorsak, eğer bugün huzurnuzda rahatça konuşabiliyorsak hiç kuşkusuz önce mevlam, sonra şehitlerimiz sayesindedir” dedi.

erdogan_30temmuz_1

binali_yildirim_30temmuzYıldırım’dan “Hayat normalleşti” iddiası, kardeşlik nutkuYürüttükleri sivil darbe sürecini muğlaklaştıran ve OHAL ilan edilmemişçesine hayatın normale döndüğünü iddia eden Yıldırım, Yüksek Askeri Şura çalışmaları sonucunda TSK içinde asker kılığına girmiş FETÖ unsurlarını temizlediklerini ileri sürdü.

İktidar olarak önümüzdeki dönem ordu ve ülkenin güvenliği için gereken çalışmaları yapacaklarını, reformlarla Türkiye’yi hızlı şekilde toparlayacaklarını ifade eden Yıldırım, “Kürt ile Türk’ün arasına giren teröristlerin, Sünni ile Alevi’nin arasına giren tahrikçiler tek tek temizlenecek. Ülkeyi kutuplaştıran, gerginleştiren, kamplaştırmaya çalışanlar tek tek ayıklanacak” dedi, bol bol dostluk ve kardeşlik nutku çekti.

Çok yerinde soru: “Bunlar devlete nasıl sızmış?”

Erdoğan; geçtiğimiz hafta 247 olarak açıklanan ölüm sayısını bu defa 237 olarak duyurdu, bu sayısının 170'inin sivil, 62'sinin polis ve 5'inin asker olduğunu kaydetti.

Erdoğan; geçtiğimiz hafta 247 olarak açıklanan ölüm sayısını bu defa 237 olarak duyurdu, bu sayısının 170’inin sivil, 62’sinin polis ve 5’inin asker olduğunu kaydetti.

Yıldırım’ın ardından kürsüye Tayyip Erdoğan çıktı. 15 Temmuz’da yaşamını yitirenleri Çanakkale’deki gibi anıtlaştıracaklarını, pek çok yere adlarını vereceklerini ilan eden Erdoğan, Cemaat ile 10 yıldan uzun süre ittifak kurmamışçasına “Bunlar benim askerimin, polisimin içine nasıl sızmış? Bunlar devlet kurumlarının içine nasıl sızmış?” diye sordu.

Erdoğan, sivil darbe sürecine yurtdışından gelen eleştirilere de “Bir tane kalkıp taziyede bulunacak, ardından dokuz tane nasihat vereceksin. O aklı kendine sakla. Ülkemiz hakkında yapılan olumsuz hesapların tamamı, 15 Temmuz’da geçerliliğini yitirdi” diye yanıt verdi.

“Hakaret davalarını çekip affediyorum” dedi, yeni davaların yolunu açık bıraktı

Gülen Cemaati’nin TSK içindeki örgütlenmesinin 40 yıllık birikimi olduğunu ancak bunu 20 saatte yerle yeksan ettiklerini ileri süren Erdoğan, devlet iktidarının yaşadığı krizi bir arada durarak aşmaya çalıştıklarını söyledi, bu doğrultuda açtığı binlerce hakaret davasından vazgeçmesini bir lütuf olarak sundu:

Şu ana kadar şahsıma her türlü saygısızlığı, hakareti yapanları bir kereye mahsus olarak, davalarımı çekiyorum ve affediyorum. Zira asıl bu imkanı doğru değerlendiremezsek millet bizim yakamıza yapışma hakkına sahip olur diye düşünüyorum. Onun için siyasetçiler başta olmak üzere, toplumun tüm kesimlerinin, ülkemizin önündeki bu gerçeğe, bu hassas duruma uygun şekilde davranacaklarına inanıyorum.

Erdoğan’ın “hakaret” iddiasının düzenlendiği yasa maddesinde değişikliğe gitmekten kaçınıp sadece şikayetçi olduğu davaları lütfedercesine çekmesi ise beraberinde iki soru işareti getirdi. Birincisi, yasal düzenleme olmaması ilerleyen zamanlarda bu davaların yeniden açılmasına olanak sağlamayacak mı? İkincisi, Erdoğan’ın doğrudan şikayetçi olmadığı, işgüzar savcılar tarafından açılan kamu davalarının akıbeti ne olacak?

erdogan_30temmuz_2OHAL hukuka uygunmuş, idam demokrasiyle gelirmiş!

Tıpkı Yıldırım gibi ülkede OHAL ilan etmemişlercesine attıkları adımların tümünün hukuka uygun olduğunu öne süren Erdoğan, yaşanabilecek eksikler ve hatalar karşısında hukuk yolunun açık olduğunun altını çizdi.

Erdoğan, idam tartışmalarıyla ilgili ise bu defa daha mesafeli bir tutum sergiledi, “Herkes ne diyor? ‘İdam, idam, idam’ diyor. Burası demokratik, parlamenter bir sistemle yönetilen bir demokrasi, hukuk devleti. Öyleyse hükümetin yapacağı nedir? Bu talebi alır, parlamentoya taşır, parlamento bunu tartışır, bu yolda verilen karara da herkes uyar” dedi.

Sendika.Org

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×