Bu resme iyi bakın! İhtiyacımız olan her şeyi orada göreceksiniz
“İçinde bulunduğumuz ahval ve şeraitin” vehmini uzun uzun yazmayacağım.
Haluk Hoca’nın (Yurtsever) gerçekçi ifadesiyle yaşadığımız “kan-kriz ve kaos” ortamının daha ne kadar süreceğini, daha kaç can alacağını ve hangilerimizin yaşamlarını karartacağını korku, çaresizlik ve örgütsüzlük içinde hep birlikte beklemekteyiz.

Bu şartlar altında, çok geç kalınmış olsa da, yukarıdaki tablo hala çok değerlidir.
Fotoğraftaki hasta, meclis kürsüsünde iken AKP li kadın vekillerce darp edilen ve protez bacağı yerinden çıkan Şafak Pavey. Diğerleri de onu ziyarete gelen HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, TBMM Başkanvekili ve HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan ve yine HDP’li kadın vekiller…

Bu resme, birçok “ama” ve sayısız “muhalefet şerhi” koyarak “dayanışmanın” meclis içinde ve sokakta devam etmesini “sakıncalı” sayan geniş bir kitle olduğunu biliyoruz.
Bu kitlenin önemli bir kısmının demokratik siyasete, Cumhuriyet’e, laikliğe ve Haziran Ruhuna inanmış dostlardan oluştuğunu da biliyoruz.
Birbiriyle yan yana gelmekten ısrarla imtina eden bu dostların sadece 2 yıl önce ortak düşmana karşı nasılda örgütlü ve nasıl da güçlü bir şekilde yan yana gelebilmiş olduklarını da biliyoruz.

Bugün ihtiyacımız olan tek şey 3 yıl öncesinin Haziran’ında gösterdiğimiz bu yan yana gelebilme olgunluğunu ve cesaretini yeniden kazanmaktır.
Birbirine eklemlenmeden, birbirine karışmadan sadece yan yana durabilmek ve ortak hedefe kilitlenerek yeniden barikatın ardında buluşmak zorundayız.

Biliyoruz: CHP yönetiminin hemen tamamının (tabanının ise bir kısmının) HDP ile ilgili ciddi çekinceleri ve kürt Hareketiyle ciddi görüş ayrılıkları var.
Peki bu çekinceler ve ayrılıklar olası bir başkanlık sisteminin yasallaşması halinde yaşanacaklardan daha mı önemlidir?
Bu “bölünmez bütünlük kaygısı” ve milliyetçi tabanı ürkütmeme hassasiyeti, zaten paramparça olmuş bir toplumu birleştirmeye ve Sarayı durdurmaya yeter mi?
Bu sorunun yanıtını evrensel değerlere bağlı kalarak ve dürüstçe vermeden gidilecek bir yol kalmış mıdır?

Kemalistlerin, HDP lilerin, sosyalistlerin ve demokratik bir yaşama inanan tüm yurtseverlerin, birbirleriyle ilgili tüm muhalefet şerhleri saklı kalmak koşuluyla, birleşik bir demokrasi/barış bloğu ekseninde buluşması asla imkânsız değildir.
Bu barış/demokrasi bloğundan daha gerçekçi daha ilkeli ve daha pratik bir yol önerisi de ortaya koyulamadığına göre tutulacak yol bellidir:
“Birleşik örgütlü bir mücadele.”
Son 2-3 yıl içerisinde defalarca yapılan bu “birleşik mücadele” çağrısının asli ve ilk sahibi Haziran Hareketi’dir.
Gücünü ve ilhamını Gezi ruhundan alan Birleşik Haziran Hareketi, yukarıda gerekçe ve yöntemlerini belirttiğimiz birleşik mücadelenin en meşru katalizörü, kolaylaştırıcısı olabilir.
Yaşanan bunca acı, hata ve geç kalınmışlığa rağmen, tekrar ediyorum, başka bir mücadele yolumuz, yöntemimiz ve zamanımız yoktur.
Yukarıdaki fotoğrafa bir daha bakın:
Sokakta, mecliste ve toplumsal yaşamın her alanında bir araya gelmemiz için ihtiyacımız olan her şeyi orada göreceksiniz.
Fırat Erbay-redaktif.net

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×