Burhan Kuzu: “Bizim gevşekliğimizi kenara bırakalım, Rusların koruması yok mu?”
Rusya Büyükelçisinin öldürülmesiyle ilgili katıldığı canlı yayında bir değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Burhan Kuzu, "Nasıl oluyor da Rus Büyükelçiği'nde bir Rus koruma olmuyor anlamıyorum. Yani tamam, bizim gevşekliğimizi bir kenara koyarak bunu söylüyorum, o ayrı bir konu" dedi.

Burhan Kuzu, Habertürk'te katıldığı programda şunları söyledi:
"Özellikle Büyükelçilerin korunması meselesinde bunlar biraz görülmeliydi. Tabi olayın arka planını göremiyoruz. Burada bir kişi geliyor, güvenlikçiyim diye içeri giriyor, nutuklar atıyor müdahale eden yok. Biz yurtdışına çok gidiyoruz, büyükelçilerimiz de bulunuyor. Büyün korumaları kendimiz sağlıyoruz. Bütün polisler kendi polislerimiz. Kapıdaki öyle, içerideki öyle, dışarıdaki öyle, gittiği yerde öyle.
Yani nasıl oluyor da Rus Büyükelçiği'nde bir Rus koruma olmuyor anlamıyorum. Yani tamam, bizim gevşekliğimizi bir kenara koyarak bunu söylüyorum, o ayrı bir konu. Ama öyle anlaşılıyor ki içeride hiç bir şey yok. Çünkü abluka alındıktan sonra ancak öldürülüyor.
Mutlaka bizden de bir güvenlik istenseydi verilirdi, ama benim bildiğim, mutlaka Büyükelçilik'te korumaları vardır. Nasıl orada bulunmaz bunu ben çözemiyorum."
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’a düzenlenen suikastte yaşanan güvenlik zafiyeti tartışmalarıyla ilgili Rusya’dan da yorum geldi. FSB emekli generali, Rusya Dış Politika ve Güvenlik Politikası Konseyi üyesi Aleksandr Mihaylov, “Türkiye’nin gerekli önlemleri almadığı görülüyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı Burhan Kuzu, "Nasıl oluyor da Rus Büyükelçiği'nde bir Rus koruma olmuyor anlamıyorum. Yani tamam, bizim gevşekliğimizi bir kenara koyarak bunu söylüyorum, o ayrı bir konu" demişti.
TurkRus sitesinin haberine göre, Moskovski Komsomolets gazetesine konuşan Rus istihbaratçı, cinayetin işlendiği sergi açılışında güvenliğin Türk polisi tarafından sağlanması gerektiğini belirterek “Türkiye’nin gerekli önlemleri almadığı görülüyor” ifadelerini kullandı.
Rus Büyükelçinin kendi koruması olduğunu, ancak elçilik çalışanlarının silah taşıma hakları bulunmadığını belirten Mihaylov, “Bu nedenle büyükelçileri kendi imkanlarımızla korumamız çok zor. Büyükelçilerimiz her zaman çok hassas konumdalar ve onlar için hep endişeleniyorum” diye konuştu.
Rus general ayrıca, “Bu durumla Türklerin başa çıkacağını düşünüyorum. Bu çatışma onların yararına değil. Nasıl hareket edeceklerini göreceğiz. İlişkilerimizin, henüz istikrara kavuşmasa da, olumlu bir seviyeye geldiğini düşünüyordum” ifadelerinde bulundu.
“YABANCI BİR BÜYÜKELÇİNİN ÖLÜMÜNÜN SORUMLULUĞU, BULUNDUĞU ÜLKEYE AİTTİR"
Büyükelçi Karlov'a suikast haberi Rusya'da gündemi değiştirdi.
Rus Moskovski Komsomolets gazetesinde Mihail Rostovski, kaleme aldığı analizde,“Yabancı bir büyükelçinin ölümünün sorumluluğu, bulunduğu ülkeye aittir. Andrey Karlov’un ölümünün arkasında kimlerin olduğunu bilmiyorum. Ancak yüzde 90 eminim ki, Rusya büyükelçisinin ölümü Türkiye’nin otoriterleşen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın işine gelmez. Karlov’un öldürülmesi, Erdoğan’ın prestijine vurulan bir başka darbe." ifadelerini kullandı.
Turkrus sitesinin aktardığı habere göre, Mihail Rostovski şöyle devam etti:
"Irak ve Afganistan gibi olmasa da, Türkiye de artık hem kendi vatandaşları hem de yabancılar için yüksek risk bölgesi haline geldi. Rusya büyükelçisinin ölümünde doğrudan sorumluluk sahibi olmasalar da, Ankara’daki liderlerin de kuşkusuz bunda dolaylı sorumluluğu var. Erdoğan, kadro temizliğiyle güvenlik güçlerini profesyonel kadrolardan arındırdı.
Ancak bu yaşanandan Erdoğan’ı sorumlu tutmak, en basit ve perspektifsiz karar olur. Moskova’yı, Suriye’ye aktif müdahalede bulunmaya Erdoğan davet etmedi.
Bedelsiz savaş olmuyor ve kurbanların çoğu masumlar oluyor. Rusya ve Rusya vatandaşları, isteseler de istemeseler de bugün savaş halindeler. Sona ermesine daha çok uzun zaman olan bir savaşın...”
RUS UZMANLARDAN YORUMLAR
Devlet kanalı Rossiya 24'te ilk değerlendirmeyi yapan ünlü Rus analist Viktor Hadein-Rayevskiy, "Bu olayın Türkiye-Rusya ilişkilerini yeniden eski kötü günlere götürmemesi için Türk tarafı hemen net tavır almalı ve gerekli adımları atmalı. Zor günlerden geçen ilişkiler bir kez daha sabotaj girişimlerine kurban edilmemeli" dedi.
Salı günü Moskova'da Suriye krizine çözüm için Türkiye-Rusya ve İran dışişleri bakanlarının bir araya gelmeleri beklenirken yaşanan saldırının barış iklimini bozma amaçlı olduğunun altını çizen Rus uzman, "Türkiye ve Rusya sorunların çözümü için iki önemli ülke. Bunu da hedef alan bir saldırı olduğu akla geliyor. Rusya her şeye rağmen ilişkilerin bir kez daha eski kötü günlere dönmemesi için elinden geleni yapmalı. Ama bundan önce Türkiye hemen net tavrını ilan etmeli, açıklamalar yapılmalı, daha önce yapılan hatalar tekrar edilmemeli" diye konuştu.
Moskovski Komsomolets gazetesinin görüşlerini aldığı Din ve Politika Enstitüsü Müdürü Aleksandr İgnatenko, “Andrey Karlov’un öldürülmesi, Rusya ile Türkiye’nin ilişkilerinin gelişmesini kesinlikle istemeyen ve Halep krizinin Rusya ve Türkiye’nin temel rollerinde, Suudi Arabistan, Katar ve İran’ın katılımı olmadan çözülmesini arzu etmeyen güçlerin ajanlarının provokasyonu” değerlendirmesini yaptı. 
Komsomolskaya Pravda gazetesine konuşan Ural Bilgi-Analiz Merkezi uzmanı Mihail Friben, “Bu olayla Rusya ve Türkiye arasında suni bir savaş gerekçesi yaratılmak istendiği görülüyor. Bunun arkasında, uçak düşürme olayında olduğu gibi, dikkat dağıtarak, Moskova ve Ankara’yı, Suriye’deki teröristleri yok etme konusundan uzaklaştırmak isteyen üçüncü bir gücün olduğu açık. Rusya ve Türkiye ilişkilerinin normale dönüştürülmesi, Büyükelçi de dahil olmak üzere birçok insanın uzun süreli emeğine dayanıyor. Rusya-Türkiye ilişkilerinin bozulmasını isteyenler o kadar fazla ki, suikastin arkasında kimin olduğunu söylemek henüz zor. Kremlin ve Ankara’nın provokasyona gelmeyerek, stratejik ortaklığı sürdüreceklerini umut edeceğiz” yorumunda bulundu. 

Bir diğer uzman Vladimir Avatkov ise, "Böyle bir etkinlikte daha etkin koruma olmalı, büyükelçinin güvenliği sağlanmalıydı. Bu konuda sorumluluk Türk tarafının omuzunda" dedi. Avatkov, "Bu olay Türkiye-Rusya ilişkilerine maalesef daha da zarar verecek" ifadesini kullandı.
Stratejik analistlerden Yelena Suponina, “Türkiye ile Rusya ilişkilerini bozmak istiyorlar. Çok zor şartlarda ilişkiler düzelmeye başladı. Rusya, Türkiye ve İran dışişleri bakanlarının zirvesinden bir gün önce bu olayın olması rastlantı değil. Teröristlerin hedefine ulaşmasına izin vermek olamaz. Görüşmeler devam etmeli. Teröristlerin tuzağına düşmemeliyiz. İlişkileri iyileştirmek için kararlılığımızı korumalıyız” dedi.
Rus uzman böylesi bir dönemde büyükelçinin güvenliğinin sağlanmamasının Türkiye için büyük güvenlik açığı olduğunu ama yine de ilişkilerdeki olumlu gidişi korumak ve teröre teslim olmamak gerektiğini vurguladı.
Odatv.com

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×