CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse "Daha fazla ölüm, daha fazla acı istemiyoruz"
Köse, partisinin Hatay il başkanlığını ziyarette yaptığı konuşmada, "Yaklaşık 3 yıl önce yaşanan Reyhanlı patlamasında bizleri paramparça ettiler. Hayallerimizi, umutlarımızı, hislerimizi, sevdiklerimizi çaldılar. Acımız sadece gözyaşımız değil, öfkemiz oldu. Aynı zamanda onun için bugün günlerden Reyhanlı" dedi.
hatay fatma köse ile ilgili görsel sonucu
Yüzyıllardır onlarca farklı etnik grubun ve farklı dine mensup insanların birbirlerinin mezheplerine, dinlerine, dillerine bakmaksızın barış ve kardeşlik içinde bir arada yaşadığı, sevginin, barışın, dostluğun, kardeşliğin efsane kenti HATAY. 2013 Mayıs ayında ölüm tezgahlarında “İnsan nasıl iyi öldürülür?” sorusuna kilitlenen HATAY...


Bundan üç yıl önce Reyhanlı'da bizi paramparça ettiler.


Hayallerimizi, umutlarımızı, hislerimizi, sevdiklerimizi, çaldılar..


Kopmuş ayakları, kafaları, kömür olmuş cesetleri, sağa sola saçılmış iç organları bağırsakları, eşini ve çocuklarını kaybedip koca dünyada yalnız kalan anneleri gördük.


Acımız sadece gözyaşımız değil, öfkemiz oldu aynı zamanda.
Onun için Bugün Günlerden REYHANLI!
hatay fatma köse ile ilgili görsel sonucu
Cumhuriyet Halk Partili kadınlar olarak dünya barış gününde, barışın efsane kenti Hatay'dan seslendiklerini belirten Köse, "Biz, bir daha Reyhanlı acısı yaşamak istemiyoruz. Biz kadınlar daha fazla ölüm, daha fazla acı, daha fazla yangın ve şiddet istemiyoruz. Yeryüzünün korunmasına ve yaşamın hepimiz için iyileştirilmesine harcanacak gelirin, bombalara, öldürmeye harcanmasını istemiyoruz" dedi
Biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar olarak bu Dünya Barış gününde Reyhanlı'lar bir daha yaşanmasın diye barışın bu efsane kentinden tüm dünyaya sesleniyoruz.


BARIŞ HEMEN ŞİMDİ..

Ekmek bulmaya giden insanlar vurulduğunda, bizim boğazımıza düğümlenir lokmalarımız.


Anneler çocuklarına kurdukları sofrada can verdiklerinde, bize de zehir zıkkım olur yediğimiz, içtiğimiz.


Evlerinde oyun oynayan çocukları öldüren bombalar, bizim de yüreğimizi parçalar.


Biz Savaşı ölümlerden, yıkımlardan, Reyhanlı'dan, Suruç'tan tanıyoruz.


Sokaklarda kol gezen erkek şiddetinden, tecavüzlerin artıp meşrulaşmasından tanıyoruz.


Havanla parçalanan Ceylanlardan, ölü çocuklardan tanıyoruz.


Sorumlusu ve tarafı olmadıkları savaşın en çok kadınlar ve çocukların yaşamlarını ellerinden aldığını en acı haliyle en son olarak 21
Ağustos günü Gaziantep’te gördük.  

En az 33’ü çocuk 54 insan öldürüldü.


Çocukların öldürüldüğü bir ülkede nasıl bir gelecek kuracağız?


Gazi Mustafa Kemal; "Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir". diyor


Yani büyük komutan açıkça, "Savaş"ın cinayet olarak anlaşılmaması için "zorunlu" olması gerekir, demektedir


Savaş çocuklar için; korkudur, öfkedir, kaybetmektir, çaresizliktir, kapkaranlık bir soğuktur!


Savaş nerede olduğunu, ölü mü sağ mı olduğunu bilmediğiniz, tanımadan sevdiğimiz babamızdır.
Savaş, kucağında çocuğu, sırtında su bidonu tırnaklarıyla hayata tutunan annemizdir.
Savaş, korkusunu sevgisine katık yapan Taybet ananın sokağa bırakılan cansız bedenidir. 

Barışı sonuna kadar savunacaklarını ifade eden Köse,"Savaşa karşı barışı, baskı, şiddet ve zora karşı da özgürlüğü ve demokrasiyi, adaleti ve eşitliği savunuyoruz, ölümlerin bizi birbirimizden daha uzağa savurmaması için, çocuklarımız ve çocukluğumuz savaşlara kurban gitmesin diye "barış hemen şimdi" diyoruz" diye konuştu.
Biz kadınlar daha fazla ölüm, daha fazla acı, daha fazla yangın, daha fazla erkek şiddeti istemiyoruz. Yeryüzünün korunmasına, yaşamın hepimiz için iyileştirilmesine harcanacak gelirin, savaşa, bombalara, öldürmeye, harcanmasını istemiyoruz.


Biz Kadınlar her zaman savaşların en mağdur kesimleriyiz.


Savaşın kadınlar için ne anlama geldiğini en iyi biz kadınlar biliyoruz.


Her savaşta biz kadınlar en mağdur olduk.


Savaşların göç, yoksulluk, şiddet, tecavüz, ayrımcılık gibi sonuçlarını en fazla biz kadınlar yaşadık.


Biz kadınlar kaynakların yağma edilmesini de topluma ve kadınlara karşı açılmış bir savaş olarak yaşıyoruz.


O yüzden Gezi’de vardık.


Cerattepe'de vardık.
Arsuz'da doğa yağmasına da dur diyen biziz. 


Köse, Hatay'dan 1 Eylül Dünya Barış Gününün tüm insanlık için kalıcı barışa vesile olmasını temennisinde bulundu.
Biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar seçimimizi savaştan yana yapmadık.


Biz kadınlar ölümün değil, yaşamın tarafındayız.


Savaşa karşı barışı; baskı, şiddet ve zora karşı özgürlükleri ve demokrasiyi; yolsuzluğa, hırsızlığa ve sömürüye karşı adaleti, eşitliği savunuyoruz.


Bu yüzden ölümlerin bizi birbirimizden daha uzağa savurmaması için, güzelim çocuklarımız, güzelim çocukluğumuz savaşlara kurban gitmesin diye, BARIŞ HEMEN ŞİMDİ.. diyoruz.


SAVAŞA HAYIR! SAVAŞA HAYIR! SAVAŞA HAYIR!


Gelin BARIŞA VE KARDEŞLİĞE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM. 
“Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa şimdi en güzel şiirbarıştır."
1 Eylül Dünya Barış gününün; tüm halklar için kalıcı barışa vesile olmasını diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse Hatay’da

hatay fatma köse ile ilgili görsel sonucu

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×