Demirtaş'la yapılan röportaja da sansür!
Tutuklandıktan sonra Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’ne konulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın mesajlarının kamuoyuna ulaşmasına yönelik yeni bir sansür daha yaşandı. İki hafta önce partisinin Meclis’teki grup toplantısında okunmak üzere gönderdiği mesajın cezaevi idaresi tarafından sansürlenerek gönderilmesinin ardından bu kez de Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin mektup yolu ile kendisiyle yaptığı röportaja verdiği yanıtlar cezaevi idaresi tarafından sansürlendi.
Demirtaş’ın sansürlenen o röportajı şöyle: 
* Emniyette size yöneltilen suçlamalar nelerdi? Bu suçlamalara ilişkin kamuoyuna iletmek istediğiniz mesajlarınız var mı?
Bize Emniyet Müdürlüğünde yakalama ve gözaltı işlemi uygulandı sadece. Emniyette ifade, sorgu vb. hiçbir işlem yapılmadı. Kaldı ki bizim gözaltına alınıp, emniyete götürülmemiz bile yasa dışıydı. Savcı, en fazla bizim derhal savcılığa çıkarılmamıza karar verebilirdi. Çünkü dokunulmazlıklarımız sadece yargılamanın önünü açacak şekilde ve dosya bazında kaldırıldı. Gözaltına alınmamız ve tutuklanmamız yasa dışıdır.
…SANSÜRLÜ…
* Sayın Demirtaş, geniş kitlelerde heyecan uyandıran “Türkiyelileşme” projesi ile HDP’ye yönelik operasyonlar arasında bir ilişki olduğunu düşünüyor musunuz?
Bize, yani HDP’ye tasfiyeyi dayatan AKP ve etrafında siyasi çıkarlar doğrultusunda hizalanmış “ırkçı, şoven, milliyetçi” güruhtur. HDP projesi ezilen Türkiye halkları için ortak mücadele, birlikte yeni yaşam perspektifini
…SANSÜRLÜ…
* Şu anda yasal bir partinin eşbaşkanlarının ve neredeyse tüm parti teşkilatlarının yöneticilerinin cezaevinde olması, “Türkiyelileşme Projesi”nin iflasını mı gösteriyor yoksa tersine bir başka eşiğe gelindiğini mi?
…CEVAP SANSÜRLÜ…
* Vedat Aydın, Mehmet Sincar gibi Kürt siyasi hareketinin önemli isimlerinin katledildiği, partilerin kapatıldığı bir siyasal tarih göz önüne alındığında HDP’nin üstlendiği misyonu nasıl tanımlarsınız?
HDP, Kürt siyasal hareketinin demokratik mücadele mirası ve geleneğini devralarak onu Türkiye ilerici, devrimci güçleri ile stratejik ittifak düzeyinde buluşturmayı başaran önemli bir siyasi araçtır. Değişen bölgesel ve küresel koşulları, mücadele teknik ve taktiklerini, örgütleme ve mücadele biçimlerini yeniden yeniden gözden geçirerek bugüne uyarlayarak devam eden köklü bir gelenek ile yepyeni bir geleceği buluşturan partidir
…SANSÜRLÜ…
…SANSÜRLÜ…
bir tarihsel kırılmanın eşiğinde bütün Ortadoğu ezilen halkları için, alternatif toplumsal yaşam inşası için önemli bir misyon üslenmiş gerçek bir halk hareketinin siyasi patisidir HDP.

* Son yaşananlarla birlikte bazı çevrelerde Kürtlerin demokratik siyasette ısrar etmesi tartışılmaya başlandı. “Duygusal kopuş” olarak da tanımlanan bu psikolojiden geri dönüşün koşulları var mıdır?
Kürtlerin veya başka halkların/grupların demokratik siyasetten kopuşunu konuşmayı son derece anlamsız ve gereksiz buluyorum. Demokratik siyaset, bir toplum için olması gereken en normal sorun çözme yöntemlerinden biridir. Bu toplumda “politikayı” etik değerlerle buluşturup, “devlet alanına” ait bir şey olmaktan çıkararak, “toplum alanına” ait bir şey olmaya doğru yeniden evriltmemiz gerekir. Kavramları yerli yerine oturtup öyle tartışmakta fayda var. Şimdi insanların bir çoğu politikayı devlete ait (devlet tekelinde) yürüyen bir faaliyet olarak kabul ettikleri için devletten duygusal kopuşla birlikte ona ait gibi görünen demokratik siyasetten de kopuşun eş zamanlı olması gerektiğini söyleyenler var. Eğer bunu bilinçli bir çarpıtma olarak yapmıyorlarsa bile istemeden de olsa toplumun demokratik kültürü kazanmasına ciddi engeller oluşturuyorlar. Bu noktada tartışılması gereken şey parlamenterizmdir…
…SANSÜRLÜ…
Ancak parlamenterizmin tek alternatifi silah ve şiddettir diyemeyiz. Yine demokratik yol, yöntem ve mekanizmalarla siyaset alanı büyütülüp genişletilebilir. “Normalleşme” sürecindeki bir toplum için aslolan şey demokratik siyasettir, savaş araçları ve yöntemleri olağandışıdır. Siyasetin silahsız ve şiddetsiz biçimini geliştirmek bunu kalıcı bir kültüre dönüştürmek vazgeçemeyeceğimiz temel bir ihtiyaçtır.
…SANSÜRLÜ…
Az önce belirttiğim çerçevede arkadaşlarımızla aldığımız ortak bir.
...SANSÜRLÜ…
* Tutuklanmanızın ardından partinin yetkili kurulları, meclis faaliyetlerini durdurma ve halka gitme kararı aldı. Siz bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu durum, demokratik siyasetten çekilmek değil, taktik zenginlikler onu geliştirmek ve korumaktır.
…SANSÜRLÜ…
* İktidar, operasyonun partinin tüzel kişiliğine yönelik olmadığı açıklamasını yaptı. Sizce ne demek istiyorlar? Öte yandan partinizin genel merkezi abluka altında ve halen parti yetkilileri kendi çalışma merkezlerine giremez durumda. Bu tablo neyin göstergesi?
…SANSÜRLÜ…
Eskisi gibi kaba saba yöntemlerle partileri Anayasa Mahkemesi kararlarıyla kapatmak yerine içini tasfiye ederek, boşaltarak fiilen kapatma yöntemini denediklerinin itirafıdır. Bu yöntem de diğeri kadar gayr-i meşru ve hukuk dışıdır
…SANSÜRLÜ…
* HDP’nin meclis dışına itilmesi ile başkanlık sistemi için erken seçimin gündeme gelmesi beklenebilir mi?
…SANSÜRLÜ… Referandum ve erken genel seçim 2017’nin temel siyasi gündemlerinden olacaktır.
…SANSÜRLÜ…
* İfade ve düşünce özgürlüğünün kısıtlanması, yandaş ve yanaşma medya dışında hiçbir basın yayın organına hayat hakkı tanınmaması ile birlikte yürüyen HDP operasyonu ve hatta şimdi CHP”yi de içine alarak genişleyen susturma-sindirme harekatı, sadece “başkanlık” hedefiyle açıklanabilir mi?
Elbette tek hedef “başkanlık/tek adamlık” değildir. Suriye ve Irak başta olmak üzere Rojava ile Gün
…SANSÜRLÜ…
Federe Bölgesinde yaşanan gelişmeleri dinler arası tarihsel çatışma, İslamın kendi içinde yaşadığı mezhep kavgaları, Osmanlı sonrası Türk halkının kendi içinde yaşadığı hilafetçi -ittihatçı kavgasının günümüze yansımaları ve elbette tarihsel olarak Kürt halkının talep ve istekleri şu anda aynı anda, aynı coğrafyada karşı karşıya gelmiş durumdalar. Buna bir de emperyal müdahaleler, kapitalizmin yol açtığı, kronik sorunlar, modernitenin yarattığı kişisel/ toplumsal yozlaşmalar, kadın kimliğine ve doğaya karşı acımasız saldırıları da bunlara eklersek durumun ne kadar vahim ve girift olduğunu anlayabiliriz. Mesele sadece bir model olarak “başkanlık sistemi” değildir. Mevzu gerçekten bir yönetim modeli tartışması olsaydı biz HDP olarak bunu tartışmaya hazırdık. Yönetim modellerinin isminden çok içinin demokrasiyle doldurulması için biz de bu sürece katkı sunabilirdik. Ama mesele bir yönetim modeli tartışmasını çoktan aşmış durumdadır
…SANSÜRLÜ…
Bu noktada CHP’nin, mevcut eleştiri ve önermelerini yetersiz buluyoruz. CHP, AKP şahsında inşa edilmek istenen yeni bir rejime karşı çıkarken eskiyi (statükoyu) korumaya çalışıyor. “Laik, demokratik cumhuriyeti korumalıyız” diyor. Oysa cumhuriyet ne laikti ne de demokratikti ne de devlet …SANSÜRLÜ… Biz HDP olarak AKP’nin statükoyu yeni bir ideolojik yaklaşımla revize ederek sürdürülebilir bir hale dönüştürmesine karşı alternatif yeni ve kurucu bir programla ortaya çıktık. Evet AKP, CHP’yi de bu çerçevede bir engel olarak görüyor ama CHP’yi tasfiye etmeyi değil, kontrol altında tutarak kendi rejimini inşa ederken bir payanda olarak kullanmayı tercih ediyor.
…SANSÜRLÜ…
* Özellikle CHP Genel Başkan Yardımcısının vurulması, liderinin önüne mermi atılması, şimdi bir mahalle teşkilatının saldırıya uğraması, Haziran seçimleri öncesi size ve HDP”ye yönelik saldırıların neredeyse aynısı. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Az önce belirttiğim çerçevede CHP’ye yönelik bu saldırıların nedeni CHP’yi baskılamak ve AKP’ye köklü bir şekilde radikal muhalefet cephesine savrulmasını engellemektir. Bunu bazen CHP’yi “severek” bazen de “döverek” yapıyorlar. CHP bu girdaptan çıkarak radikal demokrasi programı etrafında toplumsal bir muhalefet cephesinde yerini almadığı müddetçe sadece öfkeyle, AKP’nin adım adım kendi rejimini inşa edişini izlemeyle yetinecektir.
* Avrupa’nın HDP’ye ilişkin açıklamalarını nasıl değerlendirdiniz? Türkiye’de giderek ağırlaşan anti-demokratik sürecin durdurulmasında etkili olması beklenebilir mi ya da hangi koşullarda etkili olabilir?
Avrupa ve diğer uluslararası camianın/ kamuoyunun tepkilerinin şu anda sonuç alıcı olmasa da çok anlamlı ve değerli tepkiler olduğu …SANSÜRLÜ…
Bu gidişatı gerek mücadele biçimi gerekse ideolojik ve örgütlülük düzeyi ile HDP dışında durdurulabilecek başka, hiçbir demokratik güç odağı yoktur. Buradan baktığınızda HDP’nin tasfiyesi doğrudan Avrupa’nın güvenliğini yakın zamanda çok daha fazla tehlikeye atabilecek bir gelişmedir. Türkiye’de demokrasinin, insan haklarının ve bu değerlere dayalı istikrar ve barışın gelişmesi sadece bizlerin değil Avrupa halklarının da yararınadır. Bu çerçevede Avrupa’da bu değerleri esas alan kurumların HDP’ye desteklerinin kesintisiz sürmesinde fayda var elbette. Bugüne kadar bizlere destek sunan bütün uluslararası kurum ve şahsiyetlere bu anlamda teşekkür ediyorum. Avrupa’da sokak ve meydanlarda dayanışma, destek ve mücadele için direnen bütün halkımıza ve dostlara da selam, saygı ve başarı dileklerimizi iletiyoruz.

* Türkiye halklarına ne söylemek istersiniz?
Bizler için ilk dakikadan beri
…SANSÜRLÜ…
ayakta olan tepki ve dayanışma gösteren bütün halkımıza teşekkürlerimizi iletiyor, kendilerini kutluyoruz. Dualarını bizlerden esirgemeyen bütün annelerin ellerinden öpüyor, herkese selam, saygılarımızı iletiyorum.

Zamanımı okuyarak ve yazarak geçiriyorum
* Cezaevi koşullarından söz edebilir misiniz? Zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de dünyanın neredeyse her yerinde ceza infaz sistemleri ile bununla bağlantılı olarak cezaevleri insan onuruna ve insanın toplumsal bir varlık olma yönüyle doğasına aykırıdır. Türkiye’de F tipi cezaevleri başta olmak üzere bütün cezaevleri birer “ezaevi” olarak planlanmış ve inşa edilmiştir. Şahsıma dönük şimdilik “kurallar” ve “nezaket” çerçevesinde hareket edilmiştir. Ancak kuralların kendisi bile çoğu zaman temel insan haklarına ve insan onuruna aykırıdır zaten. Şimdilik geçici olarak “güvenlik” gerekçesiyle F tipi bir odada tek başıma tutuluyorum. Ancak bu durum “makul” bir süreyi geçerse bunu sistematik bir tecrit olarak kabul edip ona göre bir tutum geliştireceğim. Zamanımın çoğunu okuyarak ve yazarak geçiriyorum. Burada bulunduğum süre zarfında cezaevlerinin işleyiş ve sistem sorunlarını, cezaevi personelinin çalışma koşullarını ve onların da sorunlarını bire bir gözlemle anlamaya ve öğrenmeye çalışıyorum.”
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×