Demokrasi İçin Birlik, Ankara buluşmasını gerçekleştirdi
Tüm Bel Sen Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmaya akademisyenlerden siyasi parti üyelerine, demokratik kitle örgütü üyelerinden aydınlara, sendika yöneticilerine ve eski milletvekillerine kadar pek çok kişi katıldı.
23 Ekim’de İstanbul’da gerçekleşecek olan büyük buluşmada hazırlanması planlanan metin için tartışmaların yürütüldüğü toplantıda katılımcıların büyük bir kısmı söz alarak katkı sundu

Demokrasi İçin Birlik, 23 Ekim’de İstanbul’da gerçekleşecek olan büyük buluşma öncesi Ankara’da hareket tarzı, örgütlenme biçimi ve mücadele konularının tartışıldığı buluşma gerçekleştirdi.
Çağrıcılardan Rıza Türmen’in de katıldığı buluşmaya “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlerden, sendika ve meslek örgütü yöneticilerine, siyasi parti üyelerinden demokratik kitle örgütü yöneticilerine ve aydınlara kadar pek çok kişi katıldı.

23 Ekim’de İstanbul’da gerçekleşecek buluşma öncesi ilkelere, mücadele konularına, örgütlenme tarzına ve acil görevlere dair tartışmaların yürütüldüğü buluşmayı Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy açtı.
Ersoy, “Hukukun olmadığı, yasama, yürütme ve yargının tek şahsa bağlandığı, demokratik alanın yok edilmeye çalışıldığı, muhalif basın organlarının kapatıldığı bir ülkede emekten, demokrasiden, özgürlükten ve barıştan yana olanların bir arada olması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
İktidarın saldırılarının gücünden değil güçsüzlüğünden geldiğini belirten Ersoy, iktidarın 14 yıldır suç ortaklarıyla birlikte işlediği suçların bedelini demokrasi için mücadele edenlere ödetmek isteğini söyledi.
Ersoy, kadın isyanlarını, doğanın talanına karşı direnen yaşam savunucularını hatırlattı ve 23 Ekim’deki buluşma öncesi yanıt aranması gereken iki sorunun altını çizdi.

Ersoy’un yönelttiği sorular şöyle:

  • Eşit yurttaşlık talep eden herkesin hegemonyasını sağlamak için neler yapabiliriz?
  • Nasıl bir yapıya ihtiyacımız var?

Ersoy’un ardından Rıza Türmen söz aldı.
Türmen, hareketin ilk elden belirlediği ana hatlarını özetlediği konuşmasında yaşanan dönemi anlatırken “15 Temmuz’un ardından bir OHAL dönemi başladı. Bu OHAL döneminde şiddet, baskı arttı. Bir hukuksuzluk dönemi başladı. Aynı zamanda iktidarın kendi kurallarını yürürlüğe koyduğu bir dönem olduğunu görüyoruz. Bu kurallar da demokrasiyle bağdaşmayan kurallar. Bu durum karşısında parlamento içi muhalefetin yetersiz kaldığını düşünüyoruz. Çünkü parlamentoda siyaset yapma olanağı 15 Temmuz’dan önce de yoktu.; şimdi hiç yok. OHAL’de yasamanın yetkileri yürütmeye devrediliyor. Bizdeki bu devir hukuka aykırı bir devir oldu. Bu durum karşısında parlamento dışında ne yapılabilir diye düşündü pek çok kurum ve birey. Sivil toplumda yeni bir enerji doğdu. Bu enerjiyi doğru kanalize edip yeni bir güç merkezi oluşturabilmek için Demokrasi İçin Birlik hareketini başlattık” ifadelerini kullandı.

23 Ekim’deki toplantıdan bir takım somut şeyler çıkmasını istediklerini ifade eden Türmen, bütün katılımcıların üzerinde ortaklaşabileceği bir metnin ve devamlılığın sağlanabileceği bir yapı kurulmasını istediklerini söyledi. Türmen, hareketin ana hatlarını şöyle anlattı:

Demokrasi İçin Birlik parlamento dışı bir siyasettir. Parlamento içi siyasetin tükendiği, siyasetin siyasetsizleştirildiği bir dönemde siyaseti parlamentodan ayıran bir yapıdır.

Bu yapı yatay bir örgütlenmedir. Lideri yoktur hiyerarşisi yoktur. Özerk demokratik bir örgütlenmedir. Bu katılan kuruluşların farklı görüşleri olabilir. Bu farklı görüşlerin birleştirilmesi bir amaç yok. Burada murat edilen farklılıklarla birlikte ortak hareket edilmesidir. Hiçbir siyasi partinin kanadı altında değildir ama siyasi partiler girdikleri halde zincirin eşit halkları olarak katılmakta serbesttir.

Demokrasi İçin Birlik, toplumdaki kutuplaşmayı ortadan kaldırmayı hedefler. Çatışmacı değil uzlaşmacı bir dil kullanır. Her türlü darbeci zihniyete karşıdır.

Bu hareketin yürüteceği mücadele demokrasinin sınırları içerisinde kalacak bir mücadele olacaktır. Bugünkü baskıcı rejimin yerine geçecek başka bir rejimin tohumlarını taşır, ona yer göstermek ister ve toplumsal değişimin potansiyelini içerisinde barındırır.

Demokrasi İçin Birlik, iktidara karşı direnen bir hareketten alternatif üretebilen bir harekete dönüşmeyi hedefliyor. Başarısı halka doğrudan doğruya dokunabildiği takdirde ortaya çıkacak bir hareket. Sadece okumuş yazmış insanların hareketi olarak kalmamalı ve kitlesel bir demokrasi hareketine dönüşmesi çok önemli.

Bu hareket Türkiye için yeni bir siyaset anlayışıdır. Siyasetin sadece partiler arası ilişkiler formatından farklı bir boyutta yapılması gerektiğini öngören siyasetin yeni bir kamusal alanı olması gerektiğini öngören bir harekettir. Türk siyasi yaşamına da yenilik getireceğini düşünüyoruz.

Türmen, Demokrasi İçin Birlik’in ana hatlarını açıkladıktan sonra sözü salona verdi.
Salondaki katılımcıların büyük bir kısmının katkı sunduğu tartışmalarda mücadele tarzı ve acil talepler üzerine yoğunlaşıldı.

Bu toplantıdaki tartışmalar da 23 Ekim’de İstanbul’da gerçekleşecek olan buluşmaya taşınacak.

Sendika.Org/ Ankara 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×