Devrimcilerden Beşiktaş açıklaması: “Bombalarla yaşamaya alışmayacağız”
DİSK Yönetim Kurulu adına DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun yaptığı açıklama:
Türkiye  kara ve acılı günlerinden birini daha yaşadı.
En az 38 insanımızı yitirdiğimiz, 155 insanımızın yaralandığı İstanbul Dolmabahçe’de saldırı, acıların üzerine yeni acılar ekledi.
Öncelikle bu saldırıyı şiddetle lanetliyor, ölenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.
Her terör ve şiddet eyleminin ardından, saldırıları kınayan ve lanetleyen açıklamalar yapmak, maalesef acıyı, gözyaşını, akan kanı durdurmaya yetmemektedir.
Genel seçimlerin yapıldığı Haziran 2015’ten itibaren 20’nin üzerinde bombalı saldırıda yüzlerce yurttaşını yitirmiş bir ülkede hızla yükselen şiddetin nedenlerini sormamız gerekmektedir.
Unutmayalım: Yükselen şiddetin nedeni 7 Haziran’da “tek başına iktidar” çıkmaması olarak açıklandı, tek parti iktidarı olmazsa “kaos” geleceği söylendi, terör ve şiddet eylemleri bu söylem için kullanıldı. Peşinden de “istikrar” vaadi ile 1 Kasım’dan itibaren tek parti hükümeti kuruldu.
Bu koşullar altında ülkemiz topraklarının neden her gün kanla yıkandığını, gözyaşlarının neden dinmediğini, “vaatlerinin” neden gerçekleşmediğini sorgulamak bizleri yönetenlere sormak gibi bir yurttaşlık görevimiz bulunmaktadır.
Özellikle de Dolmabahçe’de daha yaralanan ve ölen insanlar yerden kaldırılmamışken konuyu “Başkanlık” ile ilişkilendiren sorumsuz yayınlar ve söylemler karşısında, “soru sormak” bir yurttaşlık görevi olduğu kadar insanlık görevidir.
Daha önceki saldırılarda da ifade ettiğimiz gibi, “İstikrar” vaadi ile yönetime gelen bir iktidarın, “istikrar” adına attığı her adımın Türkiye’yi daha da istikrarsızlaştırdığını sorgulamak zorundayız.
İçeride ve dışarıda savaşı/çatışmayı tercih eden politikaları, bu ülkenin kurucu ilkelerinden olan “yurtta barış, dünyada barış” ilkesinin neden terk edildiğini sorgulamak zorundayız.
Artık yeter! Tekrar tekrar aynı filmi izlemek, aynı acılarla karşı karşıya kalmak istemiyoruz.
Terörle, şiddetle, çatışmayla, savaşla bu ülkenin hiçbir sorunun çözülemeyeceğini, ülkemizin ve insanlığın adım adım tüketilmekte olduğunu artık herkesin görmesini istiyoruz.
Saldırıyı bir kez daha lanetliyor, kana ve gözyaşına doyan bu topraklarda acıların artık son bulmasını diliyoruz.
Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy’un açıklaması:
10 Aralık akşamı bir kez daha ülkenin en büyük kentinde, on binlerce insanın gittiği bir futbol maçının hemen sonrasında yaşanan iki bombalı saldırı ile sarsıldık. Saldırılarda 38 kişi yaşamını yitirdi, 155 kişi yaralandı.
Saldırıları kınıyoruz. Yaşamını yitirenlerin ve yaralıların ailelerinin ve tüm halkımızın acısını paylaşıyoruz. Ve susmuyoruz!
Biliyoruz ki. Bombalı saldırıların failleri değişse de değişmeyen bir gerçek var.
Bu ülke 7 Haziran 2015’ten bugüne adım adım bir katliamlar ülkesine dönüştürüldü.
İnsanca, barış içinde, demokratik bir ülkede yaşama hakkımızı gasp eden bir politik şiddet ortamı savaş politikaları eşliğinde doğrudan iktidar eli ile yaratıldı.
7 Haziran’da “Evet seçim bitti. Ya istikrar ya kaos dedim;Millet kaosu seçti hayırlı olsun” diyen Burhan Kuzu’nun, dün henüz yaşamını yitirenlerin cansız bedenleri yattıkları yerden kaldırılmadan “Türkiye’yi ömür boyu siyasi istikrara kavuşturacak ve Ülkemizin geleceğinin teminatı olan Başkanlık Sistemi Meclis’e sunuldu. Hayırlı olsun” demesi tesadüf değildir.
AKP ve MHP’nin yaptığı anlaşmayla diktatörlüğe Anayasal temel kazandırma hedefi ile Meclis’e getirilen düzenleme, en sonuncusu 10 Aralık gecesi yaşadığımız olmak üzere bu süreç içinde gerçekleşen 26 katliamın, yaşamını kaybeden binlerce insanın izlerini taşımaktadır.
Bizler bombalara alışmayı reddediyoruz.
İnsanlara yardım etmek için doktor olmak isteyen Berkay’ın hayallerini öldüren bu katliam düzenine boyun eğmeyi reddediyoruz. “Ben istemiyorum oğlum şehit olsun, oğlum katledildi” diyen Berkay’ın babasının sesine sesimizi katıyoruz.
Artık yeter!
Hayatlarımızı ve hayallerimizi öldürmenize, bu ülkeyi kan gölüne döndürmenize, kaosu yaratanların ülkeyi diktatörlükle yönetmesine izin vermeyeceğiz.
Yaşam hakkımız için, hayallerimizdeki eşit, özgür, barış içinde demokratik bir ülkeyi kurmak için, susmayacağız, hep birlikte mücadele edeceğiz.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz’ın açıklaması:
Sözün bittiği yerdeyiz.
İstanbul’da dün gece patlatılan bombalarla yüreğimize bir kez daha acı düştü.
Öncelikle saldırılarda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
TMMOB olarak, kimden gelirse gelsin terörün her türlüsünü lanetliyoruz.
Ülkemizin içine sokulmak istendiği kaos ve savaş ortamına karşı tüm kesimleri duyarlı olmaya, barıştan yana seslerini yükseltmeye, güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz.
Bu kanlı girdaba hep birlikte direnecek, teröre teslim olmayacağız.
Türkiye Gazeteciler Sendikası açıklaması: 
İstanbul Dolmabahçe’de meydana gelen ve mevcut açıklamalara göre 38 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıda, 166 yurttaş yaralandı. Dayanışma ve kardeşliğimize kast eden bu hain saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı, yaralanan yurttaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Saldırının en kısa sürede aydınlatılmasını sorumluların cezalandırılması bekliyoruz.
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Eş Sözcüleri Eylem Tuncaelli ve Naci Sönmez’in açıklaması:
Dün akşam Beşiktaş’ta yaşanan bombalı terör saldırısını kınıyoruz!
İktidarın bir süredir içeride ve dışarıda savaş eksenli yürüttüğü politikaların, ülkenin geleceğini tehdit ettiğini ifade ederek, bir an önce barış ve demokrasi eksenli bir sürece dönülmesi gerektiğine dair uyarılarımızı sürekli yineliyoruz.
İnsan Hakları Günü’nde yaşanan bu saldırı onlarca insanımızı yaşamdan koparmış, bizleri derin acıya boğmuştur. Ölümlerin, bombaların olağanlaştırılmaya çalışıldığı yaşadığımız süreçte, televizyon ekranlarından evlerimize giren hamasetin, sorunun çözümü olmadığını defalarca söyledik, söylüyoruz.
Siyasal iktidar, içinde bulunduğumuz bu süreci, geleceğimizi belirsizliklere sürükleyen politikalarından vazgeçerek, toplumun bütün kesimleriyle müzakereyi ve uzlaşmayı eksen alan bir yaklaşımla yönetmelidir.
Şiddetin bir an önce son bulması, demokratik siyasetin var edilmesi, barışın tesisi bu ülkenin önceliğidir.
Yeşil Sol Parti olarak;
Bu tür terör saldırılarını kim, hangi amaç için yaparsa yapsın kabul etmiyor ve kınıyoruz.
Bu saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.
İktidarın şiddeti tırmandıran, ölümlere ve acılara neden olan politika ve uygulamaları karşısında barıştan ve demokratik siyasetten yana kararlı bir şekilde mücadeleye devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyoruz.
Haziran: Toplumu kamplaştıran her türlü şiddet eylemini kınıyoruz
Halkımıza! 
Ülkemizi kan gölüne çeviren bu kaosun, kaybettiğimiz her bir canın sorumlusu toplumu terörize eden AKP Saray Rejimi'dir. 
Hiç bir savunu resmi ya da sivil ölümlere yol açan şiddetin gerekçesi olamaz. 
Düşmanlaşmayı kışkırtarak toplumda kamplaşmaya yol açan her türden şiddet eylemini kesin bir dille kınıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
EMEP'in açıklaması şöyle:
Saldırının gerçekleştiği andan sonra kimi yetkililerin sorumsuz açıklamaları; hükümete yakın medyanın bugün attığı manşetler bu saldırının ortaya çıkardığı yıkımdan bir fırsat çıkarılmak istendiğini göstermektedir. Başkanlık sistemini içeren Yeni Anayasa taslağı Meclis’te iken patlayan bombaların doğrudan doğruya Başkanlık sistemine karşı olan iç veya dış düşmanlar tarafından yapıldığı iması yapılmış, hatta açıkça söylenmiştir.
'KAN ÜZERİNDEN HESAP YAPILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ'
Kamuoyu ve emekçiler bu tür açıklamalara 10 Ekim katliamından sonra da tanık olmuş. 'Bu olaydan sonra oylarımız artıyor' diyen bir Başbakanla da yönetilmiştir. Saldırıda dökülen kan kurumadan yapılan bu fırsatçı açıklamalar AKP/Saray hükümetinin, amaçlarına ulaşabilmek veya yönetebilmek için bu menfur saldırıların ortaya çıkardığı korku, güvensizlik ortamını maniple etmeye, bu olayda da Başkanlık sistemine halkı ikna etmenin bir aracı olarak kullanmaya çalıştığı görülmektedir. Kimse kan üzerinden siyaset yaparak abad olamaz. Onlarca bombalı saldırıya karşı önlem alamayan, uyguladığı politikalarla bu menfur saldırılara yeşil ışık yakan iktidar siyaseti çökmeye mahkumdur.Bu siyasetle daima mücadele edeceğiz. Kimsenin kan üzerinden hesap yapmasına izin vermeyeceğiz.” 
ÖDP: Halkın birliğini ve ülkemizin demokratik geleceğini savunacağız!
İstanbul'da bu akşam gerçekleştirilen bombalı saldırıyı kınıyoruz. İstanbul halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz. 
Ülkemizin geleceğinin bombalı saldırlarla belirlenmeye çalışılmasını asla kabul etmiyoruz. Herkesin yaşam hakkını savunuyoruz.
Bu saldırı ancak ve ancak halkımızı Başkanlık sistemine mahkum etmeye çalışanlara hizmet eder.
Türkiye'yi adım adım uçuruma sürükleyen, toplumu parçalayan her anlayış karşısında halkın birliğini ve ülkemizin demokratik geleceğini savunacağız.
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×